Aracılık Sektörüne Bakış

gFDzlQ8

Geride bıraktığımız birkaç yıl gerek küresel gerek bölgesel ve gerekse yurt içinde tecrübe ettiğimiz siyasi ve iktisadi gerilimlerin gölgesinde geçti. Bu olumsuz gelişmelerden bütün sektörler olumsuz etkilenmekle birlikte, sermaye piyasalarının kırılgan yapısı nedeniyle aracılık sektörü bu gelişmelerden  en çok etkilenen sektörlerden biri oldu. Bunun en önemli nedenlerinden birisi de, aracılık sektörünün operasyonel ve dolayısıyla finansal performansının çok dar bir alana sıkışmış olmasıdır.

Her Yatırımcı Geri Alım (Buyback) İster mi?

buyback

Borsa İstanbul Pay Piyasası’nda yaşanan değer kayıplarından sonra payların geri alımı bu sene ikinci kez gündeme gelmeye başlıyor. Bu konuda yatırımcı baskısı her ne kadar önemli olsa da, kurumsal yatırımcı tabanının yeterince gelişmediği ve dolayısıyla yatırımcı baskısının fazla hissedilmediği bizim gibi piyasalarda, geri alım konusunda çoğunlukla hakim ortağın iradesi etkili oluyor.

Yarın kimler ayakta kalacak?

Belirli bir ölçeğe erişmiş her şirketten asgari olarak müşteri ve tedarikçileriyle ilişkilerini geliştirmesi, riskini yönetmesi, iç kontrol mekanizmasını oluşturması, yönetim kurulunun strateji belirlemesi, mevzuata uyması, etik ilkelerini oluşturması ve şeffaflık gibi önemli fonksiyonları yerine getirebiliyor olması beklenir.  Sanırım buraya kadar herkes mutabıktır. Ancak, bunlara bir de bağımsız üye ifadesini ekleseydim, eminim akıllara hemen kurumsal yönetim gelecekti ve maalesef birçokları tarafından konuya mesafeli bakılmaya başlanacaktı.

Yılın İlk Yarısında Ne Kazandık…

Yılın İlk Yarısında Ne Kazandık

Yılın ilk yarısını geride bırakırken, yatırım dünyası kazandığını ve kazandırdığını masaya koymaya başladı. Şüphesiz bütün taraflar için ekonomik ve siyasi dalgalanmaların bu kadar yoğun yaşandığı bir dönemde hesaplar detaylı bir şekilde yapılacaktır.

G20/OECD Kurumsal Yönetim Forumu

G20 OECD Kurumsal Yönetim Forumu

G20/OECD Kurumsal Yönetim Forumu, Sermaye Piyasası Kurulu’nun ev sahipliği ve Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği ile Boğaziçi Üniversitesi işbirliğiyle 10 Nisan Cuma günü İstanbul’da düzenlendi.

Bir süredir revizyon çalışmaları devam OECD Kurumsal Yönetim İlkelerinin taslağının tartışılması, özellikle KOBİ’lerin kurumsal yönetim kapasitesinin güçlendirilmesi, reel ekonomiye katkısı ve gelişmekte olan ülkelerin sermaye piyasalarının gelişimi konularının ele alınması amacıyla toplanan Forum, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Vahdettin Ertaş, OECD Kurumsal İlişkileri Bölüm Başkanı Mats Isaksson, Generali grubunun CEO’su Gabriele Galateri Di Genola, Nasdaq eski başkan yardımcısı David Weild, Financial Times yazarı John Plender, Boğaziçi Üniversitesi Kurumsal Yönetim Merkezi Başkanı Prof. Vedat Akgiray ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkanı İlhami Koç gibi önemli konuşmacıların bilgi ve tecrübelerini katılımcılarla paylaşmalarına imkan tanıdı.

Geleceğe Yönelik Değerlendirmeler

Geleceğe Yönelik Değerlendirmeler

Şirketler yatırımcılarla gerçekleştirdiği toplantılarda sadece geride bırakılan dönemin değil, gelecek dönemlere yönelik beklenen faaliyet ve finansal performansları hakkında da değerlendirmelerini paylaşırlar. Şüphesiz şirketler tarafından yapılan bütün bilgilendirmelerde olduğu gibi, geleceğe yönelik tahmin, varsayım, öngörü, plan ve strateji paylaşımının da içsel bilgi niteliğinde olmaması; yani, ilgili finansal enstrümanın fiyatını ya da yatırımcının yatırım kararını etkiyebilecek seviyede ve henüz kamuya açıklanmamış bilgi olmaması gerekir.

Yatırımcı İlişkileri ve Stratejik Planlama

Geleneksel bir yaklaşımla Yatırımcı İlişkileri’nin öncelikli görevinin, şirketin faaliyet ve finansal performansının yatırımcılar ve diğer menfaat sahiplerine en doğru ve etkin bir şekilde aktarılması olduğunu söyleyebiliriz. Bunun doğal ve arzu edilen sonucu ise, şirketin piyasa değerinin yükselmesidir. Piyasa değerinin yükselmesinden kasıt ise, pay fiyatının maksimize edilmesi değil, günün piyasa koşullarına göre adil bir fiyatın oluşmasıdır. Bu süreçte Yatırımcı İlişkileri,  şirketin bilgilendirme politikası ve kurumsal yönetim koordinasyonunu sağlarken yatırımcıların yanı sıra, analistler, derecelendirme uzmanları ve kendi alanlarıyla ilgili olarak düzenleyici kurum ve çeşitli meslek örgütleriyle de ilişkileri yürütür. İlk bakışta bütün bu değişkenler birbirinden bağımsız gibi görünse de, aslında birbirlerinin ayrılmaz birer parçası durumundadır.

Yakın ve Ciddi Bir Kaybın Varlığı Halinde Geri Alım (Buyback)

buyback

Küresel para politikasındaki gelişmeler, makro-ekonomik görünümdeki bozulmalar ve jeopolitik riskler gibi nedenlerle gerileyen Borsa İstanbul Pay Piyasası yatırımcıları, şu günlerde geri alım beklentilerini bir kez daha güçlendirmeye başladı. Geri alım beklentilerinin haklı olup olmadığı tartışmaları bir yana dursun, öncelikle Ocak 2014’te yayımlanan yeni düzenleme çerçevesinde ne kadar mümkün olduğuna bakmak gerek.

Yöneticiler ve Alım Satım İşlemleri – 3

Yöneticiler ve Alım Satım İşlemleri - 3

Bundan önceki iki yazımda yöneticilerin alım satım işlemlerini sırasıyla kamuya açıklama yükümlülükleri ve piyasa bozucu eylemler çerçevesinde açıklamaya çalıştım.

Serinin üçüncüsü ve aynı zamanda sonuncusu olan bu yazı ise, yöneticilerin net alım satım kazançlarının ihraççılara ödenmesi üzerine olacak.

Yöneticiler ve Alım Satım İşlemleri -2

Yöneticiler ve Alım Satım İşlemleri - 2

Yöneticiler ve Alım Satım işlemleri – 1başlıklı yazımın ikinci serisi, işlemlerin içsel bilgilere ilişkin piyasa bozucu eylemler çerçevesinde değerlendirilmesi olacak.

Piyasa bozucu eylem nedir?

Piyasa bozucu eylem makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikte olan ve bir suç oluşturmayan eylemdir.

Piyasa bozucu eylemlere sadece yöneticiler mi dikkat etmelidir?

Yöneticiler, içsel bilgilere doğrudan ve sürekli erişimleri olmaları nedeniyle, gerçekleştirecekleri işlemlerin piyasa bozucu eylem kapsamına girip girmeyeceğine dikkat etmek zorundadırlar. Burada altının çizilmesi gereken önemli konu, yönetici ifadesinin sadece ihraççının yöneticilerini değil, aynı zamanda söz konusu ihraççının bağlı veya hakim ortaklıklarının yöneticilerinide kapsadığıdır; yani bu kişiler de piyasa bozucu eylemler düzenlemesine tabidir.

Bağlı ortaklık ifadesinin anlaşılmasında çoğu zaman sıkıntı yaşanmamakla birlikte, hakim ortaklık ile tam olarak neyin kastedildiğinin anlaşılmasında zaman zaman sorunlar yaşanabiliyor. Burada bahsi geçen hakim ortaklık yöneticileri;

  • İhraççının sermayesinin P’sinden fazlasına sahip olan ortaklığın yöneticileri ya da,
  • İhraççının sermayesinde sahip olduğu pay oranı önemli olmaksızın, ihraççının yönetim kurulunun çoğunluğu belirleme imtiyazına sahip olan ortaklığın yöneticileri

şeklinde anlaşılmalıdır. Bu konuda basit bir hatırlatma yapmak isterim; hakim ortaklık, üzerinde kontrol gücü olan ortaklığın finansal tablolarını kendi finansal tablolarına tam konsolide eder. Örneğin, sermayesinin ’si borsada işlem gören bir ortaklıkta @’ar paya sahip iki ortaklık bulunsun.  Hakim ortak olan şirketin hangisi olduğunu anlamak isteyen bir yatırımcı, finansal tablolardaki bağlı ortaklık bilgisinden kolayca yararlanabilir.

Bu çerçevede, ihraççıların veya bunların bağlı veya hakim ortaklık yöneticilerinin dışında;

  • İhraççıların veya bunların bağlı veya hâkim ortaklıklarında pay sahibi olmaları nedeniyle içsel bilgilere sahip olan kişilerin,
  • İş, meslek ve görevlerinin icrası nedeniyle içsel bilgilere sahip olan kişilerin,
  • İçsel bilgileri suç işlemek suretiyle elde eden kişilerin ve
  • Sahip oldukları bilginin içsel bilgi niteliğinde olduğunu bilen veya ispat edilmesi hâlinde bilmesi gereken kişilerin de

piyasa bozucu eylem düzenlemesine göre içsel bilgilere erişimi olan kişiler olarak değerlendirildiği de bilinmelidir.

Piyasa Bozucu Eylemler İçsel Bilgi - Sürekli Bilgiye Sahip Olan Kişiler

Hangi ihraççılar düzenlemeye konu edilmektedir?

 Sadece payları borsalar ile teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem gören veya işlem görmek üzere başvuruda bulunan tüzel kişiler söz konusu düzenlemeye konu edilmektedir.

Hangi sermaye piyasası araçlarında gerçekleştirilen işlemler düzenlemeye konu edilmektedir?

Bir önceki  cevaptan da  anlaşılacağı üzere, sadece borsalar ile teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem gören veya MKK’da kaydi olarak izlenen;

  • Paylar,
  • Payları temsil eden depo sertifikaları,
  • Paylara dayalı varantlar, yatırım kuruluşu sertifikaları, opsiyon sözleşmeleri, vadeli işlem sözleşmeleri

piyasa bozucu eylemlere konu edilmektedir. Buna göre, örneğin yöneticisi olduğu bir borsa şirketinin ihraç ettiği borçlanma araçlarında alım yapan bir yönetici, piyasa bozucu eylem düzenlemesine değil, kamuya açıklama yükümlülükleri bakımından özel durumlar düzenlemesine göre hareket etmelidir.

İşlem gerçekleştirmeden nelere mutlaka dikkat edilmelidir?

  • 6 ve 12 aylık finansal raporlar ilan edilmiş mi?  İhraççılar tarafından düzenlenen 6 ve 12 aylık finansal tablo ve raporlar ile bağımsız denetim raporlarının hazırlandığı hesap döneminin bitimini izleyen günden söz konusu tablo ve raporların mevzuata uygun şekilde kamuya duyurulmasına kadar geçen süre içerisinde, içsel bilgilere sahip olan kişilerin ilgili sermaye piyasası araçlarında işlem yapmaları piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilir.

Buna göre, örneğin bir borsa şirketinin yöneticisi, 1 Ekim 2014 tarihinde şirketin paylarında işlem yaparsa, özel durum düzenlemesine göre kamuya açıklama yapsa dahi, dokuz aylık finansal raporlar henüz kamuya açıklanmadığı için piyasa bozucu eylem gerçekleştirmiş olur. Ancak, 30 Eylül 2014 tarihli finansal raporların kamuya açıklanmasından sonra (örneğin 30 Ekim 2014), bir sonraki hesap bitim tarihi olan 31 Aralık 2014 tarihine kadar gerçekleştireceği işlemler piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilmez.  

İçsel Bilgi-Sürekli Bilgiye Sahip Olan Kişilerin İşlem Yapma Sınırmaları

  • Henüz kamuya açıklanmamış önemli bir gelişme var mı? İçsel bilgilerin kesinleşmesinden mevzuata uygun şekilde kamuya duyurulmasına kadar geçen süre içerisinde, içsel bilgilere sahip olan kişilerin işlem yapmaları da piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilir.

Buna göre, dönem itibarıyla işlem yapmasında bir mani bulunmayan bir yönetici, henüz kamuya açıklanmamış bir önemli gelişmenin olup olmadığına da dikkat etmelidir.

Daha önce de çeşitli vesilelerle not ettiğim şekilde, bu yazıya konu olan kişilerin eşleri, çocukları ya da aynı evde yaşadıkları kişilerin gerçekleştirdikleri işlemlerin de piyasa bozucu eylem düzenlemesine dahil olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim.

Son olarak, içsel bilgi ifadesinin işlem gören sermaye piyasası aracının değerini ya da yatırımcının yatırım kararını etkileyebilecek nitelikte ve fakat henüz kamuya açıklanmamış bilgi anlamına geldiği; sürekli bilginin ise içsel bilgi dışında kalıp da özel durumlar tebliğine göre kamuya açıklanması gereken diğer bilgiler olduğunu; ve yazıda okuduğunuz içsel bilgi ifadelerinin sürekli bilgiyi de kapsayacak şekilde kullandığımı bilmenizi isterim.

Ozan Altan

Müdür Yardımcısı | Yatırımcı İlişkileri

isvarant banner