2020 Beklentileri-2 : Hisselerde Rotasyon

NRF verilerine göre Şükran Günü-Siber Pazartesi aralığında ,2018’e oranla 14%lik artışla,  yeni bir rekor olan 189.6 milyon kişi alışveriş yaptı . Kişi başına harcama ise ortalama 361.90 dolar oldu ki geçen yıl bu rakam 313.29 dolar seviyesindeydi. 124 milyon kişi mağazaları kullanırken 142.2 milyon kişi web siteleri kullanmış ve 75 milyon kişi de her ikisi kullanmış görünüyor. Son grupta bulunanlar diğer iki grupta bulunanlardan 25% fazla harcama ile ortalama 366.79 dolarlık alışveriş yapmış. Çarpıcı bir gelişme olarak da online alışverişlerde ilk kez Kara Cuma Siber Pazartesini geçmiş. Genel istihdam trendi açısından da önemli . Kısacası ABD tüketicisi ayakta ve sağlam.

2020 Beklentileri-1 : Geri Dönüş Yılı

Pek iyi olmasa da iyi ile karneyi alıp bu yıl sınıfı geçebileceğimi düşünüyorum. Aslında yıllık tahminler gördüğüm kadarı ile 3’e ayrılıyor. 1.si TV’lerde gördüğümüz “destek kırılırsa düşer, direnç kırılırsa yükselir” tarzında paylaşılan beklentiler. Bu tür tahminler ekseriyetle tutar ancak yorumcu nedense maaşla çalışmaya devam eder. 2.sini Saxobank tahminleri olarak adlandırıyorum. Saxobank’ın da belirttiği (ve adlandırdığı gibi) bunlar piyasa tahmininden ziyade tahmin sınırlarımızı geniş tutmaya yönelik beklentiler. Gerçekleşme ihtimalleri sıfıra yakın ancak gerçekleşmesi durumunda dünya değişebilir. 2019 tahminlerinin hiç birisinin gerçekleşmediğini görüyoruz. Bu tip tahminlerimiz 1. şıkkın aksine çok nadiren, belki 1 veya 2 kez tutar. Ancak ya kendi tahminlerimize inanmadığımız ya da cesaretimiz olmadığı için yine maaşlı çalışmaya devam ederiz.

Keynes’in Piyasa Tespitleri

Günümüzde ekonomist olarak en çok bilinen isim şüphesiz John Maynard Keynes(1883-1946)’dir. Özellikle yazdığı The General Theory of Employment, Interest and Money (1936) kitabı “Keynesyen Ekonomi Teorisi”nin temellerini oluşturur ve ekonomi literatüründe bir klasiktir. Genelde az bilinen ise bu kitabın 23. kısmında insan doğası hakkında gözlemleri ve tespitlerinin yanında Keynes yatırımcılara tavsiyeler verir. Keynes kendi döneminde de çok başarılı bir ekonomist olmanın yanı sıra King’s College Cambridge’in fon yöneticiliğini yapmıştır ve bir kur spekülatörüdür.  Ciddi miktarda varlığı da bu yolda tamamen kaybedip geri kazanmıştır. Bu nedenle Keynes’in yatırım tavsiyelerini ve tespitlerini ekonomist olarak değil, -ki piyasacılar tarafından ekonomistlerin teoriye dayanan tavsiyelerinin sinir bozucu boyutta anlamsız geldiğinin farkındayım- pratik olarak batıp çıkan bir dehadan tavsiyeler olarak görmek gerekiyor.

Halka Arz Şehir Efsaneleri-2: Bu Halka Arz Fiyatı Çok Pahalı (mı)?

“Bu halka arz fiyatı çok pahalı”, “Böyle bir fiyat mı olur ?”. Bir halka arzın talep toplama tarihleri açıklandığında bireysel yatırımcıların ilk söyledikleri bu tarz (ve bazen bol argolu) ifadeler oluyor.  En son Mavi arzında gördüm, ilk reklam yayınlandıktan yaklaşık 30 saniye sonra bir forumdaki yorum “43 Liraya hisse fiyatı mı olur?”.

Şimdi hiçbir halka arz pahalı fiyatlanmıyor gibi bir şey söyleyecek değilim.

Ama her arz için söyleniyor ve arzdan sonraki borsadaki performanslara bakıldığında her halka arzın pahalı fiyatlandığını kimse söyleyemez.

Öncelikle, gördüğüm bir sorun, yatırımcıların şirketleri hisse fiyatlarının birebir kıyaslayarak değerlendirmesidir. Yıllar evvel Coca-Cola İçecek halka arzında (rakamlar temsilidir), bir yatırımcı Efes İçecek 5TL’yken ben niye 10TL’ye Coca-Cola İçecek alayım demişti. İki şirketin hisse fiyatlarını birebir karşılaştırmak tam anlamıyla elma ile ananası karşılaştırmaya benzer, aynı bölgenin meyvası bile değiller. Bir şirketin kapanış fiyatı 10 TL, ödenmiş sermayesi de 10 milyon TL olsun. Demek ki piyasa değeri 100milyon TL. Aynı şirket o akşam bedelsiz sermaye artışı ile ödenmiş sermayesini 50 milyonTL’ye çıkarsa, şirkete giren çıkan para olmadığından piyasa değeri aynı kalır ve o gün hisse 2 TL’den işlem görmeye başlar. Bu durumda aynı şirket bir gün öncesinden daha ucuz mu oluyor? Hayır, şirketin toplam piyasa değeri değişmedi 100 milyon TL.  Dolayısıyla, karşılaştırılması gereken hisse fiyatı değil şirketin toplam piyasa değeri. Peki kiminle karşılaştırılacak?  Tercihen aynı sektörde aynı işi yapan başka bir şirketle.

Piyasada gördüğüm başka bir sorun da halka arzlarda fiyatlamanın nasıl yapıldığının bilinmiyor olmasıdır. Mevzuat arz fiyatının bir çalışma ve raporla tespit edilmesini öngörür. Yayınlanan fiyat tespit raporlarını incelediğinizde bir değerleme çalışması yapıldığı ve değer bulunduğunu sonra da bir halka arz ıskontosundan bahsedildiğini görürsünüz. Değerleme çalışmasının bir tekniği yöntemi var da bu ıskonto nasıl belirleniyor ?

Bu noktada halka arzları yine 2’ye ayıracağım:

1. Ağırlıklı Kurumsal Yatırımcılara Pazarlanan Halka Arzlarda Fiyatlama

Kurumsal yatırımcılar finansal değerleme çalışmalarını yapabilme kapasite ve becerisine sahip yatırımcılardır., Bu yatırımcılara “bak ben bir fiyat tespit rapor hazırladım, fiyat bu ve makul” diyerek onları bir şirkete yatırım yapmaya ikna etmeniz zor. Dolayısıyla, birkaç aşamalı bir yol izleniyor.

Öncelikle, şirket yönetimi halka açıklayacağı bilgilerle sınırlı olarak halka arza aracılık edecek yerli ve yabancı kuruluşların araştırma analistlerine bir sunum yaparak kendilerini tanıtıyorlar. Araştırma analistleri bu bilgiler ışığında ve kendi görüşleri doğrultusunda şirkete ilişkin araştırma raporu hazırlıyorlar ve kurumsa yatırımcılara incelemeleri için iletiyorlar. Kurumsal yatırımcılar rapordaki bilgiler doğrultusunda şirket ilgilerini çekiyorsa kendi değerlendirmelerini yapıyorlar, aracı kurumların satış ekipleri de bu değerlendirme sonucunda kurumsal yatırımcıların talep ve fiyat beklentilerini öğrenmeye çalışıyorlar.

Bu noktada aracı kurumlar halka açılan şirkete gelen geri bildirimler doğrultusunda halka arzın hem talep toplama aşamasında hem de arz sonrası borsadaki performans açısından başarılı olacağını düşündükleri fiyat aralığı önerisinde bulunuyorlar. Değerleme çalışması ile bulunan değer ile kurumsal yatırımcıların halka arzdan almaya razı oldukları düşünülen fiyat aralığı arasındaki fark da halka arz ıskontosu oluyor.

Halka açılan şirketin aracı kurumlardan gelen fiyat aralığına göre karar verdiği durumda, talep toplama sırasında piyasa koşullarında önemli bir değişim olmadığı noktada o fiyat aralığının pahalı belirlenmiş olduğu söylenemez.  Tabii ki halka açılan şirketin yatırımcı geri bildirimlerini dikkate almadan bir fiyat aralığı belirlemeleri durumunu hariç tutmak gerekir.

Arz fiyat aralığı belirlendikten sonra halka açılan şirketin yönetimi arzla ilgilenen ve şirket yönetimi ile görüşmek isteyen kurumsal yatırımcılarla “roadshow” toplantıları gerçekleştirir. Yatırımcılar bu toplantılarda akıllarındaki soruların cevaplarını şirket yönetiminden alıp, endişelerini gidermeye ve kararlarını netleştirmeye çalışırlar. Toplantı sonrasında son bir değerlendirme yapıp halka arzdan talepte bulunup bulunmama kararlarını netleştirirler.

2. Ağırlıklı Bireysel Yatırımcılara Pazarlanan Halka Arzlarda Fiyatlama

Bireysel yatırımcıların hepsinin kendi değerleme çalışmalarını yapması beklenemez. Hem bunu hem de yatırımcı adedi göz önünde bulundurulduğunda yukarıda anlattığıma benzer bir geri bildirim mekanizması çalıştırma imkanı da yok.

Dolayısıyla, bu arzlarda lider aracı kurum değerleme çalışmasını yapar, kendi tecrübesi ve piyasa koşulları çerçevesinde bir halka arz ıskontosu belirler ve halka açılan şirkete sunar. Dolayısıyla, bu arzlarda fiyat aralığı (veya tek fiyat) piyasa oyuncuları geri bildirimlerine dayanmadığından piyasa beklentilerine ne kadar uygun olduğu soru işaretidir. Bu tarz arzlarda yatırımcıların lider aracı kurumun değerleme ve fiyat belirleme konusundaki tecrübe ve güvenilirliğini değerlendirmesi gerekir.

Her iki çeşit halka arzda da fiyat aralığı ile talep toplanıyorsa, talep toplama dönemi sonunda da gerek kurumsal gerek bireysel yatırımcıların hangi fiyattan ne kadar talep girdiklerine bağlı olarak nihai halka arz fiyatı belirlenir. Bu noktada Türkiye’de bireysel yatırımcıların da fiyat aralığı içinde istedikleri fiyattan talepte bulunabildiklerini hatırlatmak isterim.

Tek fiyattan talep toplanan arzlar (ki bunlar bireysel yatırımcıların ağırlıklı olduğu arzlardır) yatırımcıların herhangi bir fiyat tercih etme imkanı bulunmamakta, o fiyatı pahalı bulduğu noktada talep girmemesi gerekmektedir.

Mete Gorbon

Müdür | Kurumsal Finansman

Halka Arz Şehir Efsaneleri-1: Paylar, yabancılara daha ucuz bir fiyattan mı satılıyor?

Yıllardır sürekli karşılaştığım bir soru, hatta suçlamadır:

– Halka arzlarda yurt dışındaki yatırımcılara daha ucuza satılıyor değil mi?

Cevabım hep “yok öyle bir şey.” olsa da karşı taraf hiçbir zaman altta kalmaz.

– Öyle öyle, sizi bilemem tabii ama öyle yapılıyor.

Öncelikle, mevzuat böyle bir şeye izin vermiyor.

Fiyat aralığından talep toplanıyor olsa dahi talep toplama sonucunda tek bir halka arz fiyatı belirlenir ve tüm yatırımcılar için o halka arz fiyatı üzerinden işlem yapılır. Herhangi bir gruba daha ucuza satmak mümkün değil mi? Mümkün tabii. Ama açık açık halka arz izahnamesinde o yatırımcı grubunun tanımlanması ve o gruba iskonto yapılacağının belirtilmesi koşuluyla… Yani öyle bir gruba ucuza satılacaksa diğer tüm yatırımcıların bundan haberi oluyor.

Hisse Halka Arzıyla İle İlgili Bilmeniz Gereken 7 Önemli Konu

1. Hisse Halka Arzı Nedir?

Halka arz, bir şirketin paylarının Borsa İstanbul Pay Piyasasında işlem görmesi için yatırımcılara çağrı ve ilan yoluyla satışıdır. Şirketler finansman kaynağı, likidite, kurumsallaşma, tanıtım ve itibar sağlamak amacıyla halka açılırlar.

FED Faiz Kararı Sonrası Açıklama ve Fiyatlamalar

FED toplantısı ve faiz kararını içeren haftanın en önemli gününü geride bıraktık. Piyasanın da tahmin ettiği gibi sürpriz bir karar çıkmazken, FED 2017’nin 4. toplantısında 1 üyenin karşı oy vermesine rağmen 25 bps artırarak faiz aralığını 1 – 1,25%’a çekti.  2017 yılı için sene başında 3 faiz artışı beklenirken böylelikle Mart ayından sonra 2. faiz artışı da gerçekleşmiş oldu. FED üyelerinin tahminlerini gösteren noktalarda ise 2017 medyan faiz oranı 1,37% ile bir önceki toplantıdaki gibi aynı seviyede kaldı. Bir sonraki basın toplantılı FED toplantısında(muhtemelen Eylül veya Aralık) 25 bps’lik faiz artırımı beklentisinde ise bozulma görülmedi. Üyelerin faiz tahmin noktalarındaki en yüksek beklenti seviyesinin 1,6250% olduğuna bakarsak aslında bu yıl için 2 faiz artırımı daha öngörülebilir. Fakat böyle bir senaryonun gerçekleşebilmesi için mevcut ekonomik durumun daha iyiye gitmesi koşulunu unutmamak gerekir. (2018 yılı için medyan faiz oranı ise 2,125% ile 3 faiz oranını işaret ediyor.)

Katar krizi, İngiltere Seçimi ve ECB Faiz Kararı

Avrupa Merkez Bankası-ECB’nin ve önümüzdeki hafta faiz kararını açıklayacak olan FED’in izleyeceği adımların tartışılmasını beklediğimiz bir hafta beklerken İngiltere’deki terör saldırısı ve Ortadoğu’da yaşanan diplomatik krizin gündemde olduğu bir haftaya girdik. İngiltere’de yaşanan terör saldırısı ile haftaya başlayan piyasalarda küresel risk iştahı gerilerken başlıca Avrupa endeksleri -1%’e yakın gerçekleşen değer kayıplarını telafi etmeye çalışıyor. Terör saldırısının yarın yapılacak olan ve Brexit sürecinin yönetilme aşaması açısından etkili olacak olan İngiltere genel seçimlerini ertelenmesine yol açacağı öngörüsü gerçekleşmezken piyasa volatilisinden yola çıkıldığında seçimin sonucunda muhafazakâr cephenin galip gelmesi bekleniyor.

Global gelişmeler, FED toplantı tutanakları ve OPEC

Önümüzdeki günlerde karşımıza çıkacak politik ve ekonomik olaylar endekslerin gidişatına yön vermeye çalışacak. Geçen haftadan beri gündemde olan Başkan Trump’ın hassas bilgi paylaşımı ve görevden aldığı FBI direktöründen eski ulusal güvenlik danışmanı hakkındaki incelemeye son vermesi için talepte bulunma konusunun endeksleri dizginlemeye devam ederek risk iştahını olumsuz etkilemeye devam ettiğini görüyoruz. Başkan’ın görev süresi tartışılmaya başlanırken azledilmesi şu an için beklentiler ve olasılıklar dahilinde fiyatlara sert yansımasa da ABD endekslerini yeni zirvelerinden mahrum etti ve etmeye devam ediyor. ABD tarafında ayrıca Başkan Trump’ın oluşturduğu bütçe tasarısını Kongre’ye sunması ve ABD ekonomisi üzerine olası olumlu etkileri nedeniyle dolar’a ve majör endekslere destek çıkıyor. Bugün açıklanacak olan 3 Mayıs tarihli FED toplantı tutanakları sürpriz içermese de yine de merakla bekleniyor. Yeni bir olumsuz haber içermediğini düşünüyorum. Zira zaten şu an hali hazırda FED fund vadelilerine baktığımızda da faiz artırma olasılığı 95% ile 25 baz puanlık artışı işaret ediyor.

ABD Bilanço Dönemi Performansı ve Endeksler

Son 1 aylık süreçte olumlu ekonomik veri, gelişmeler ve ABD bilanço açıklamaları çerçevesinde yabancı hisse senedi endekslerinde bahar havası yaşandı.

Avrupa tarafında Fransa seçiminin beklentiler doğrultusunda piyasa yanlısı sonuçlanması, İngiltere’nin erken seçime gitme kararı alması ve ECB’nin para politikasında değişikliğe gitmemesi küresel risk iştahına destek çıktı.  Jeopolitik tarafta Suriye ve K. Kore tansiyonunun şimdilik azalması, ABD tarafında ise FED’in Haziran ayında faiz artırımını masada tutmasına ilave Başkan Trump’ın vergi indirimi paketine dair haberler ve özellikle iyi gelen bilanço açıklamaları piyasalarda hisse senetlerine yönelimlere yol açtı.