Yöneticiler ve Piyasa Bozucu Eylemler

Önceki yazımda, idari sorumluluğu bulunan kişilerin gerçekleştirecekleri işlemlerde yeni özel durum tebliği çerçevesinde bildirim yükümlülüklerine değinmiştim. Malum yeni özel durum tebliği özellikle bu konuda önceki düzenlemeye göre önemli yenilikler içeriyor.

Yöneticilerin, sorumlu oldukları şirketlerin sermaye piyasası araçlarında gerçekleştirdikleri işlemler her zaman dikkat çekici olmuştur. Zira bu kişilerin ilgili sermaye piyasası aracının değerini etkileyebilecek nitelikteki bilgilere sürekli erişimleri vardır ve şirketin faaliyet ve finansal performansını herkesten önce öğrenirler. Bu konuyla ilgili yöneltilen en yaygın sorulardan biri de, yöneticiler gibi içsel/sürekli bilgiye erişimi olan kişilerin özel durum tebliğine göre açıklama yükümlülüklerini yerine getirmeleri durumunda, ilgili sermaye piyasası aracında diledikleri gibi işlem yapıp yapamayacaklarıdır. Önceki düzenlemeler çerçevesinde konuya baktığımızda, idari sorumluluğu bulunan kişilerin kamuya açıklama yükümlülüklerini yerine getirmeleri, içeriden öğrenenlerin ticareti fiilinden kaynaklanan sorumluluklarını ortadan kaldırmıyordu; bir başka ifadeyle, işlemlerin kamuya açıklanması, kimseyi içsel bilgiden menfaat sağlama suçundan kurtarmıyordu.

21 Ocak günü yürürlüğe giren “Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği” artık bu konuda son derece önemli sınırlamalar getiriyor. Buna göre, ihraççılar tarafından düzenlenen finansal tablo ve raporlar ile bağımsız denetim raporlarının hazırlandığı hesap döneminin bitimini izleyen günden, söz konusu tablo ve raporların mevzuata uygun şekilde kamuya duyurulmasına kadar geçen süre içerisinde, içsel bilgi veya sürekli bilgilere sahip olan kişilerin, ilgili sermaye piyasası araçlarında işlem yapmaları, piyasa bozucu eylem olarak yani; makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikte olan eylem olarak değerlendiriliyor.

Benzer şekilde bu kişilerin, içsel bilgi veya sürekli bilgilerin kesinleşmesinden mevzuata uygun şekilde kamuya duyurulmasına kadar geçen süre içerisinde, ilgili sermaye piyasası araçlarında işlem yapmaları da piyasa bozucu eylem olarak değerlendiriliyor.

Dikkat edilirse her iki durumda da işlemin kamuya açıklanıp açıklanmaması herhangi bir değişken  olarak karşımıza çıkmıyor. Basit bir örnekle konuya açıklık getirmeye çalışayım. Takvim yılına göre finansal raporlarını açıklayan bir şirket 1 Ocak-31 Aralık 2013 dönemine ait finansal raporlarını 4 Mart 2014 tarihi itibariyle henüz kamuya açıklamamışsa ve bu şirketin genel müdürü, üst düzey bir yöneticisi ya da şirketin hakim ortağı tarafından, şirketin sermaye piyasası aracında 4 Mart 2014 tarihinde işlem yapılırsa, kamuya açıklansın ya da açıklanmasın, piyasa bozucu eylem gerçekleştirilmiş olacaktır.

Bu kişiler ancak ilgili döneme ait finansal raporların ya da ilgili özel durumun kamuya açıklamasından sonra işlem yapabileceklerdir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken konu ise,  özel durumun kamuya açıklanmasından sonra işlem yapmak isteyen yöneticinin, ilgili döneme ait finansal raporların da kamuya açıklanıp açıklanmadığını gözetmesi gerektiğidir. Çünkü ilgili döneme ait finansal raporlar henüz kamuya açıklanmamışsa, her şekilde işlem yapamayacaktır.

İçsel/sürekli bilgilere kimlerin sahip olduğuna da “Piyasa Bozucu Eylemler Düzenlemesi”nde açıklık getirilmiş durumda;

  • İhraççıların veya bunların bağlı veya hâkim ortaklıklarının yöneticileri,
  • İhraççıların veya bunların bağlı veya hâkim ortaklıklarında pay sahibi olmaları nedeniyle içsel bilgi veya sürekli bilgilere sahip olan kişiler,
  • İş, meslek ve görevlerinin icrası nedeniyle içsel bilgi veya sürekli bilgilere sahip olan kişileri,
  • İçsel bilgi veya sürekli bilgileri suç işlemek suretiyle elde eden kişiler ve
  • Sahip oldukları bilginin içsel bilgi veya sürekli bilgi niteliğinde olduğunu bilen veya ispat edilmesi hâlinde bilmesi gereken kişiler

içsel bilgi veya sürekli bilgilere sahip olan kişiler olarak tanımlanıyor.  Bu kişilerin eşleri, çocukları ya da aynı evde yaşadıkları kişilerin belirtilen dönemlerde gerçekleştirecekleri işlemlerin de piyasa bozucu eylem kapsamına gireceği bilinmelidir.

Ozan Altan

Müdür Yardımcısı | Yatırımcı İlişkileri

Bir Cevap Yazın