Lalenin Cazibesi

17. yüzyılın başlarındaki Otuz Yıl Savaşı nedeniyle Avrupa’da madeni paraların ayarının bozulup değerinin düşürüldüğü bir dönemde, kökleri Osmanlı’ya dayanan zamanın lüks öğelerinden biriydi laleler.  Lale soğanlarının üretiminde yaşanan bitkisel salgın ve gelişim süresinin uzun olması, lalelerin nadir olma niteliğini öne çıkartırken 1630’larda Hollanda’da vadeli kontrat piyasasının oluşmasına neden olmuştur.  Haliyle spekülatörlerin bugün olduğu gibi o dönemde de olması, finans piyasalarının çalkalandığı bir dönemde yatırımcıların önünde yeni alternatif olarak öne çıkıp “Tulip Mania” hadisesi tarihe bir ders olarak yazılmıştır.

Son dönemde birçok medya organında, “Bitcoin” adı altında elektronik bir para birimi hakkında yazılar okumaktayız. Bitcoin’in altyapısı Matrix filmindeki kodların süzüldüğü siyah-yeşil ekranlara bakıp telefon ucundaki sanal Dünya’da olan biteni görmeye benziyor.  O nedenle hem size hem de kendime işkence yapmamak için yazılım dünyasında yeni bir kariyer peşinde olmadığımı peşinen söylemek isterim.

Kısaca yapının öne çıkan noktalarına bakmak gerekirse, herhangi bir regülasyon ya da devletin kontrolünde olmayan Bitcoin, 2009 yılında bir bilgisayar yazılımcısının oluşturduğu bir internet emtiası olarak öne çıkıyor. Tedavüle çıkan Bitcoin’ler, madenlerde Altın arayan işçiler gibi kendi bilgisayarlarına yükledikleri program üzerinden veri madenciliği yapan bilgisayar yazılımcılarının bulguları üzerinden otomatik oluşmaktadır. Ancak, sistemdeki Bitcoin sayısı, Merkez Bankaları’nın likidite sağlamak için başvurdukları baskı makinalarından çıkabilecek sınırsız banknot gibi uçsuz bucaksız değil.  Programlama sayesinde Bitcoin ağı üzerindeki toplam Bitcoin sayısı 2140 senesinde maksimum 21 milyon olacak şekilde ayarlanmıştır. Özellikle internet üzerinden yapılan alışverişlerde ödeme yapan kişiye yönelik anonimlik sağlayan Bitcoin, en yaygın olarak Japonya’da Bitcoin borsası adı altında Mt.Gox’da işlem görmektedir.

Peki Bitcoin, sağladığı gizlilik sayesinde, internet üzerinden illegal malların alım satımına yönelik kullanılan finansal bir buluş mudur? İnternet üzerinde bitcoin ile alışverişe olanak sağlayan siteler göz önüne alındığında açıkçası güvenilmesi güç bir temele sahip.  Ayrıca, Mt.Gox’taki işlemlere bakacak olursak 1630’lardaki Lale Soğanı çılgınlığına benzer bir trendi görmek mümkün.

Ancak, fikir olarak gerçekten orijinal bir atılım diyebiliriz.  Zamanında Paypal nasıl internet üzerinden para transferini kullanıcıların birbirlerine para göndermelerini kolaylaştırıp başarıya ulaştıysa, Bitcoin örneği de üzerine dikkatle çalışıldığı takdirde hayatımızı değiştirebilir.  Bu nedenden ki girişim sermayesi şirketleri Bitcoin örneği şirketlere yatırım yapmakta (Opencoin örneğinde olduğu gibi) olup, Sosyal Ağ filminde tanıştığımız Winklevoss ikizleri gibi yatırımcılar da anonim yapısına rağmen açık açık sahip oldukları Bitcoin tutarlarını açıklamaktadır. Haliyle bilgisayar ortamında olması ve regülasyonun kontrolünde olmaması nedeniyle hackerlara yeni bir iş kolu çıkmış gözüküyor.

Merkez Bankaları’nın likidite musluklarını sonuna dek açtığı, güvenli liman sayılan Altın’ın gün içerisinde 100 dolar gerilediği bir ortamda haliyle bu tür enstrümanlar son dönemdeki fiyatlardan görülebileceği gibi ilgi çekecektir.  Ancak, altyapısı net olmayan ve yastık altı kültürünü bilgisayar ortamına taşıyan elektronik bir para birimine güvenir misiniz derseniz cevabım hayır olacaktır.  Ama blog yazımı Matrix’ten bir cümle ile bitirip açık kapı da bırakmak isterim;

“A world without rules and controls, without borders or boundaries; a world where anything is possible. Where we go from there is a choice I leave to you.”

Cüneyt Akdemir

Müdür Yardımcısı | Uluslararası Piyasalar

“Bu Dünyada Para Büyük İhtiyaç!”

Ben bu satırları yazarken Wesley Sneijder’in Galatasaray’a gelip gelmeyeceği halen belli değil. Gün içi kesinleşmesini bekleyenler olduğu gibi, asla gelmeyeceğini iddia edenler de var. “Zenginin malı züğürdün çenesini yorar” misali transferin maliyeti de çokça tartışılıyor. Oyuncunun ve menajerinin alacağı ücretlerle 3 yıllık maliyetin 30-35 milyon Euro’yu bulacağı iddia ediliyor. Geçtiğimiz haftalarda Fenerbahçeli oyuncu Meireles’in ağır bir ceza alması sözkonusu olduğunda Fenerbahçeli yöneticiler de bu oyuncunun yüksek ücretine dikkat çekerek ülkenin dövizi boşa gidecek demişlerdi. Konuyu bağlayacağım yer; astronomik transferlerle beraber gündeme gelen cari açık; gerçi Sneijder Hollandalı, menajeri Danimarkalı,İtalyan kulübünde oynuyor. Meireles Portekizli, İngiltere’den geldi. Dolayısıyla bu astronomik rakamların tek bir ülkeye gitmesi sözkonusu değil, ama tek bir ülkeden çıkıyor: Türkiye

Türkiye, futbolcu transferine en çok para harcayan ülkeler arasında ön sırada değil, ama her yıl payını hatrı sayılır miktarda arttırıyor.

Örneklerimizde futbolcuların kaynağı Avrupa ülkeleri olsa da, futbolcu ihracatı deyince akla gelen ilk ülke Brezilya. www.transfermarkt.de sitesine göre yurtdışında 1,132 futbolcusu var. Bu analizlere girmeden önce Brezilya’nın ekonomisine büyüklük olarak bir göz atmakta fayda var. Brezilya’da GSMH büyüklüğü yaklaşık 2.5 trilyon dolar, kişi başına milli gelir 12,340 dolar civarında bulunuyor. Ülkemizle kıyasladığımızda büyüklük olarak kabaca 3 katı büyüklükte bir ekonomiden söz ediyoruz. Türkiye’nin tahmini GSMH’si 783 milyar dolar, kişi başına milli gelir ise 10,456 dolar düzeyinde bulunuyor. Demografik olarak benzerlikler gösteren iki ülke arasındaki önemli fark, Brezilya’nın doğal kaynakları cari kalemlerde önemli pozitif etki yaparken, Türkiye’nin bu konuda dışa bağımlılığı cari kalemlerdeki en büyük negatif etkiyi yaratması. Cari dengeye baktığımız zaman Brezilya’nın 2012’de tahminen 62 milyar dolar açık vermesi bekleniyor(bu 52 milyar dolar beklenti ile Türkiye’ye çok yakın), ancak cari açığın GSMH’ye oranı olarak baktığımızda Brezilya’da bu oran %2,5 düzeylerindeyken ülkemizde muhtemelen %6,7 seviyesinde gerçeklecek.

Futbola dönersek; Brezilya’nın yurtdışındaki 1132 futbolcusuna karşılık Türkiye’nin 628 oyuncusu var. Ancak bu 628 oyuncunun 514’ü Almanya’daki üst ve alt liglerde oynuyor. Kalanların da büyük kısmı diğer Avrupa ülkelerindeki gurbetçiler. Avrupa’ya futbolcu ithalatımız İspanya’daki Emre Belözoğlu ve Arda Turan”la,  Rusya’daki Gökdeniz Karandeniz’den ibaret. Dolayısıyla aslında ülkenin böyle bir ihracat kalemi yok. Tabi kıyas yaptığımız Brezilya’nın da 199 oyuncusunun Portekiz’de oynadığını belirtmek gerek. Ancak bu ülkeye döviz girişine engel bir durum değil.

İstatistiklere bir de oynayan yabancı oyuncular açısından bakarsak; ülkemizde 234 yabancı oyuncuya karşılık Brezilya’da 39 yabancı oyuncu var. Cari açığı GSMH’ye oranladığımız gibi futbolcu istatistiğini de benzer şekilde oranlarsak, Brezilya’da yabancı oyuncuların tüm oyunculara oranı %3,3; Türkiye’de ise . Asıl maliyetin oluştuğu en yüksek ligde ise ülkemizde oyuncuların 5’i yabancıyken Brezilya’da bu oran %4,6.

Bu oyuncuların ne kadar gelir transferine neden oldukları ile ilgili sağlıklı istatistik bulunmuyor. 3.ülkelerden diğerlerine transfer oluyor olması bu hesabı daha da zorlaştırıyor. Ayrıca üst düzey para kazanan birçok oyuncu servetlerini vergi kendi ülkeleri yerine vergi avantajı olan ülkelerde tutuyor. Yine de bu oyuncuların piyasa değerleri üzerinden bir oranlama yaparsak; Brezilyalı oyuncular toplamda 2,1 milyar dolarlık bir değer oluştururken ülkemiz için bu rakam sadece 45 milyon dolar. Buna karşın Brezilya’da oynayan yabancılar 40 milyon dolarlık bir büyüklüğe karşın ülkemizde bu rakam 457 milyon doları buluyor. Ancak bu rakamların gelir transferi olarak düşündüğümüzde üst sınırları oluşturacağını hesaba katmak gerekir, muhtemel gerçekleşmeler bunların altında olacaktır.

Cari açığa geri dönersek; 52 milyar dolarlık cari açık faturasında 400 milyon dolar %0,8’lik bir orana denk geliyor. GSMH’ye oranlarsak bu oran artık % lik kesirlerle ifade edilebilecek büyüklüğü terkediyor. Brezilya için açığın yaklaşık %3’ü kadar bir girdi sözkonusu. Bu GSMH’nin binde 1’ine yaklaşıyor.

Bu analizin daha anlamlı olması için sporun toplam ekonomi içindeki büyüklüğüne bakmak lazım. Çünkü spor ekonomisi sadece oyuncuları değil, teknik adamları, yayın haklarını, reklam gelirlerini de ihraç ya da ithal ediyor.

Kaynaklar: İş Yatırım Araştırma, IMF, www.transfermarkt.de, www.tff.org

Yasin Demir

Müdür | Yurtiçi Piyasalar