İkili (Binary) Opsiyonlar Kumar mı?

binary-options

Literatürde binary opsiyon olarak yer alan ikili opsiyonlar; bir finansal varlığın vade sonunda bir eşik değerin üzerinde (ya da altında) tamamlanması durumunda sabit bir ödeme yapan opsiyonlardır.

Eşik değer (Kullanım fiyatı) aşılmazsa ödenen prim yanar. Eşik değerin ne kadar aşıldığı; %1 ya da P, hiç farketmez. Standart düz opsiyonlarda opsiyon yazan tarafın kazanç potansiyeli sınırlı kayıp potansiyeli sınırsızken (opsiyon alan için de tersi geçerli); ikili opsiyonlarda olası kayıp da kazanç da tarafların ikisi için de sabittir. Örnek olarak; BIST30 endeksinin bugün 100,000 olan değerinin 2 ay sonraki kapanışının 105,000 üzerinde olması halinde sabit bir ödeme yapacak bir ikili opsiyonu alalım. Bunun prim tutarı bugün ödenir, vade sonunda endeks 105,000 üzerindeyse primden yüksek olan opsiyon ödemesi gerçekleşir. Kullanım fiyatı spot fiyatın ne kadar üzerindeyse; başka bir deyişle opsiyonun karda kapama ihtimali ne kadar düşükse; opsiyon ödemesi o kadar yüksek olacaktır.

Bu haliyle ikili opsiyonlar yatırımcı açısından hiç kompleks olmasa da, fiyatlaması ve hedge işlemleri açısından son derece kompleks ürünlerdir. Bu tür opsiyonları alan satan piyasa oyuncuları; özel hedge algoritmaları uygulamak zorunda kalır. Bu haliyle bu opsiyonlara kumar demek büyük haksızlık olur. Ancak piyasadaki uygulamalara da bir bakmakta fayda var. SPK’nın daha önce hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama başlıklı maddeden suç duyurusunda bulunduğu bazı ikili opsiyon siteleri gibi yapılar, yatırımcılara aslında finansal ürünler sunmamaktadır. Burada söz konusu işlemlerin vadesi çok kısa olduğu için muhataplarına yatırımcı demek de doğru olmaz, spekülatör daha yerinde bir ifade olur.

Özellikle Güney Kıbrıs gibi denetimin ve yasal düzenlemenin daha uygun olduğu ülkelerde kurulu olan bu tür şirketler, piyasaya internet üzerinden vadesi günlerle aylarla değil saatlerle dakikalarla ölçülen opsiyonlar sunmaktadır. Zaman aralığının bu kadar kısaldığı bir tabloda beklenen volatilite anlamını yitirecektir. Zaten anılan opsiyonların eşik değerleri, spot seviye ile hemen hemen aynı olduğu için; aslında dayanak varlığın önümüzdeki kısa sürede aşağı mı yoksa yukarı mı gideceğine yönelik bir bahis söz konusudur. İşin içinde zaman değeri olmadığı için vadede beklenen fiyat; spot fiyata eşittir, başka bir deyişle opsiyonun karda bitme ihtimali, zararda bitme ihtimaline eşittir. Piyasa beklentisi elbette önemlidir, ama bu kadar kısa vadeli değerlendirmelerde piyasa beklentileri veya temel analize dönük yaklaşımlar önemini yitirmekte; istatistiki sonuçlar öne çıkmaktadır; anılan ikili opsiyonlar içinse bu istatistik P’dir; yani kırmızı ve siyah (yeşili ihmal ediyoruz) ya da yazı tura istatistiği kadardır. Aslında anılan opsiyonların dışında, kaybın ya da kazancın sabit değil de lineer olduğu opsiyon yapılarında da eğer zaman değeri ortadan kalkıyorsa, işin finansal boyutu kaybolmaktadır. Ancak bu yapıların aritmetiği daha basit olsa bile, son kullanıcı tarafından anlaşılması daha zor oldukları için ikili opsiyonlar popüler olmuştur.

Şans faktörünün kavramlarla oynanarak işin içine bu kadar kolay dahil edilmesi, türev ürünlere haksızlık yapılmasına neden olabilir. Burada şans faktörünün ağırlığını arttıran; ürünün kendisi değil vadesidir. Aynı şekilde, türev olmayan spot piyasalarda da, mesela hisse senedi piyasasında da; alım satımların çok kısa zaman aralıklarında yapıldığı durumlarda (eğer flow bilgisi ya da algoritmik alım satımlar söz konusu değilse) da aynı şekilde sonucu belirleyecek faktör finansal değerlendirmelerden çok şans olacaktır.

Yasin Demir
Müdür | Hazine ve Portföy Yönetimi

Yeni Türev Ürünler ve Sıradışı Bir Örnek: Türkiye -1

İMKB kısa süre içinde iki yeni piyasayı devreye alıyor. İstanbul’un finans merkezi olması hedefine paralel bir şekilde, ülkemizde gelişmiş ülke piyasalarında bulunan ürünlerin de işlem göreceği piyasalarla beraber yeni ürünler peşpeşe sahneye çıkıyor. İMKB bünyesindeki Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası, yıllardır konuşulan bir boşluğu dolduracak. Ülkemizde bir borsada işlem gören vadeli işlem sözleşmeleri VOB’un 2005’te açılmasıyla beraber yatırımcılarla tanışmıştı. Aslında ağırlıklı döviz üzerine olmak üzere tezgahüstü vadeli işlemler ise çok uzun süre öncesinden beri mevcuttu, ancak daha sofistike ya da kurumsal yatırımcıların ulaşabileceği miktar ve fiyatlarla yapılmaktaydı. VOB’la beraber döviz ve İMKB endekslerini dayanak alan vadeli işlem sözleşmeleri işlem görmeye başladı. Özellikle endeks üzerine vadeli işlem sözleşmeleri, hem kaldıraç imkanı getirmesi, hem de o güne kadar piyasada olmayan bir imkanı; borsanın düşüşünden para kazanma imkanını getirmesi nedeniyle büyük ilgi gördüler. Ancak hisse senedi üzerine vadeli işlem sözleşmeleri gerek bürokratik problemler, gerekse global piyasa çalkantıları nedeniyle bugüne kadar devreye giremedi.

Opsiyon sözleşmelerinin işleme başlayacak olması ise asıl olay olacak. Bugüne kadar ancak tezgahüstünde ve yüksek tutarlar ile yapılabilen opsiyon sözleşmeleri artık borsada işlem görecek. Başlangıçta hisse senedi üzerine yazılacak opsiyonlara zaman içinde endeks opsiyonları hatta döviz ve altın üzerine opsiyonlar eklenebilecek. Aslında opsiyon türü türevler borsaya 2010’da geldi. Ağırlıklı olarak İMKB 30 endeksine dayalı üzerine olmakla beraber çeşitli hisse senetleri, altın, döviz ve yabancı endekslere dayalı varantlar piyasada işlem görüyor. Varantları menkul kıymetleştirilmiş opsiyon sözleşmeleri olarak düşünebiliriz. Menkul kıymet oldukları için varantların açığa satışı mümkün değil, başka bir deyişle varantlar üzerinden yatırımcılar opsiyon yazamıyor, sadece satın alabiliyor. Ancak hesaplama prensipleri yönünden bir fark yok.

Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile beraber İMKB Pay Senetleri Repo Piyasası’nı da devreye alıyor. Hisse Repo olarak adlandırılan bu piyasa aynı normal repo piyasası gibi işleyecek ancak teminat olarak İMKB 30 içinde yer alan hisse senetleri kullanılacak. Bu piyasa aracı kurumlar, bireysel yatırımcılar ve yatırım fonları için daha önce varolmayan bazı alternatifleri sunacak. Takasbank bünyesinde bir ödünç piyasası olmasına rağmen bu mekanizma çok yaygın kullanılmıyordu. Hisse Repo ile bazı oyunculara hisse senedi fonlamasında alternatif  yaratılırken bazı oyunculara kaldıraç imkanı sağlanacak, bazı piyasa oyuncuları ise ellerindeki nakti piyasadaki alternatif para piyasalarına göre daha iyi oranlarla değerlendirme imkanı bulacak. Bu arada açığa satış için de hisse senedi borçlanma imkanı olacak.

2008 krizinden sonra bütün dünyada kamuoyunun türev ürünlere karşı bir antipatisi oluştu. Dünyanın büyük yatırım bankalarının yüksek kaldıraçlarla pozisyon alması ya da mevcut risklerini türev ürünler sayesinde son ana kadar bilançolarında gizlemeyi başarması; bu antipatiyi yarattı. Ülkemizde de türev ürünlere karşı kamuoyunda kumar şeklinde bir algı göze çarpıyor. Bu haksız algılama; kanun koyucu ya da piyasa düzenleyici otoritelerin de önyargılı uygulamalarını beraberinde getirebiliyor. Finansal kurumların ya da daha özel finans profesyonellerinin ve spekülasyon meraklısı yatırımcıların kumar iştahının batıda olduğu gibi sistemi tehdit edecek riskleri getirmesinden endişe duyuluyor.

Aslında gerçek durumda, gerek batıda gerekse ülkemizde türev ürünler ve gelişen sermaye piyasalarının ülke ekonomisine büyük katkısı var. Sermayenin tabana yayılması, tasarrufların artması gibi  idealist hedefler buna uygun piyasa ve ürünlere ihtiyaç duyuyor. Vatandaşların küçük büyük farketmez birikimleriyle kalıcı yatırımlar yapabilmesi, bu yatırımlarını istedikleri zaman nakte çevirebilmelerine, piyasadaki dalgalanmalardan etkilenmemelerine bağlı olacaktır. Bunun için de türev ürünler büyük önem taşıyor. Basitleştirerek örnekler verirsek; hisse senedi yatırımı yapmak isteyen yatırımcı; likiditesini koruyabilmek için kaldıraçlı vadeli sözleşmelerde pozisyon alacak, piyasadaki şoklardan kendini koruyabilmek için de opsiyon sözleşmeleri satın alacaktır. Bu imkanları bulduğunda hisse senetlerine talep gösterecek, bu da halka açılan şirket sayısını arttıracak, şirketlerin mevcut durumda ulaşmakta güçlük çektiği fonlara erişimini sağlayacak; kalıcı yatırımlara dönüşecektir.

Bu yatırımlar ülkeye istihdam ve verimlilik artışı olarak geri dönecektir. Bu şekilde anlatılınca dikenli tellere takılacak koyunların yününden kazak yapma fantazisi gibi gelebilir ancak pratikte sermayenin devridaimi aynen bu şekilde olmaktadır. Bu zincir sırasında piyasadaki dalgalanmalardan yararlanmaya çalışan ve öcü gibi görülen spekülatörler de piyasanın likiditesinin ve derinliğinin artmasına büyük katkı verecektir.

Yasin Demir

Müdür | Yurtiçi Piyasalar