FED Faiz Artırmalı mı?

imf-fed-faiz-artisini-ertelemeli-41639-04062015163456

Küresel krizi geride bırakalı yedi yıla yakın zaman geçti. Ancak uygulanan olağandışı genişleyici maliye ve para politikalarına rağmen küresel büyüme halen kırılgan bir konumda. Dünya ekonomisi ABD ekonomisinin önderliğinde uçan tek motorlu bir uçak görünümü çiziyor. Avrupa ve Japonya finansal krizden çıktı ama büyüme hızları %1,0-1,5 bandını aşamıyor. Gelişmekte olan ülkelerin büyüme oranlarında (Hindistan hariç) kriz öncesine göre 2-3 puanlık gerileme söz konusu.

Dövizin Ağırlığının Artırması En Az Seçim Sonucu Kadar Önemli

418-1430392685

Türkiye ekonomisi dışarıdan ve içeriden gelen şoklar ile uzun ince bir yolda ilerliyor. Yurtdışında genelde gelişmekte olan ülkelere özelde Türkiye’ye yönelik risk iştahındaki dalgalanma devam ediyor. Yurtiçinde son yedi yılda biriken yapısal sorunlara seçim sonrası artan politik belirsizlikler eklendi. Belirsizliğin arttığı ve güvenin azaldığı bu ortamda tasarruf sahibi döviz ikamesi ile birikimini korumaya çalışıyor. Vatandaşın portföyünde dövizin ağırlığını artırmasını en az seçim sonuçları kadar önemli bir işaret olarak okuyoruz.

Rus Ruleti

rus ruleti

ABD ile Rusya arasında tırmanan gerginlik dünya ekonomisini soğuk savaş sonrasında görülen en ciddi jeopolitik risklerden biriyle karşı karşıya bırakıyor. Ukrayna ile Avrupa Birliği arasındaki serbest ticaret görüşmelerinden rahatsız olan Rusya’nın ülkede iç savaş kışkırtmasıyla başlayan gerginlik Rusya ve batı ülkeleri arasında bir Rus ruletine dönüştü.

Çin’de Gölge Bankacılık

“Gölge Bankacılık” ABD’de Lehman ile başlayan krizin ardından finans piyasasının gündemine oturdu. Genel olarak gölge bankacılık sistemi; tam anlamıyla banka konumunda bulunmayan ve bankacılık düzenlemelerine tabi olmadığı için denetlenemeyen fakat aynı zamanda ticari bankaların sağladığı hizmetlere yakın hizmetleri sağlayabilen kurumların faaliyetleri anlamına geliyor. Gölge bankacılığın Çin’de tehlikeli bir hal almaya başladığı yorumları ve ABD benzeri bir krize zemin hazırladığı haberleri sıcak konular arasına girmeyi başardı. Özellikle 20 Ocak tarihinde açıklanan gayri safi yurtiçi hasılanın 7,7% oranında artış göstererek bir önceki dönemin altında kalmasıyla Çin’de yeni dengelerin nasıl olacağı konuşulmaya başlandı. Gölge bankacılığın Çin’de ortaya çıkan hali daha çok kurumların servet yönetimi amacıyla topladıkları paraları kredi vermeleri olarak görülüyor.

Dünya çapında gölge bankacılığın net boyutları bilinmese de tahminler oldukça etkileyici. Örneğin Finansal İstikrar Kurulu, 2012 yılsonu itibariyle işlem hacmini 70 trilyon dolara yakın olarak tahmin ediyor. 2013 yılında yayınlanan raporunda ise toplam finans sektörünün yaklaşık 25%’ine eşit olduğunu yeniliyor. Çin’e bakarsak; Fitch ve JP Morgan gölge bankacılık hacmini 2012 sonu itibariyle 6 trilyon dolara yakın tahmin ediyor. Çin Sosyal Bilimler Akademisi ise 2012 sonunda gölge bankacılık sektör büyüklüğünün ülke GDP’sinin 40%’ına ulaştığını söylüyor.  Aynı zamanda gölge bankacılık büyüme hızı, bankacılık sektörü büyüme hızını ikiye katlamış durumda. S&P raporuna göre de Çin’de gölge bankacılığın sağladığı krediler 2010 yılı sonundan 2013 yılına kadarlık dönemde 34% oranında hızla artış gösterdi.

Sistemdeki önemli nokta gölge bankacılık içindeki kurumların ellerinde tuttukları varlıkların bankalara göre çok daha az likit ve riskli aynı zamanda da çok daha uzun dönemli olması. ‘The Economist’ dergisi Haziran ayında yayınladığı detaylı çalışmasında Çin bankacılık sistemi ile alakalı çarpıcı bir gerçeği gözler önüne seriyor; araştırmaya göre devlet bankaları tarafından kredi talepleri reddedilen Çin’deki küçük kurumlar hayatta kalabilmek için 20-24% oranında faiz ödemeye gönüllü oluyorlar; bu veri de bizi Çin bankacılık sisteminin yapısal sorunlarına götürüyor. Ülkenin bankacılık yapısına büyük kuruluşlar hakim ve bu bankalar daha çok büyük ve risksiz şirketlere kredi vermeyi yeğliyor. ABD gibi ülkelerde küçük bankalar büyük bankaların liginde olmayan bu boşluğu doldursalar da Çin’ de böyle bir sistem ‘henüz’ yok.

Çin gölge bankacılık düzenlemeleri için adımlar atmaya başladı; zaten çok önceden uyarı sinyalleri almışlardı; örneğin Moody’s 2013 yılı raporunda Çin için ‘gölge bankacılık sistematik riskler yaratıyor’ şeklinde uyarısını yapmış. Çin Sosyal Bilimler Akademisi uzmanları da maliye piyasasında talebi yumuşatarak gölge kredi işlemleri ile mücadeleyi arttırmanın şart olduğunu söylemişti. Çin tarafından atılan adımlar henüz net olarak paylaşılmasa da Ocak ayı başında basında yer alan haberlerde bankacılık sektöründe daha büyük bir denetim mekanizması oluşturulması ve gölge bankaların denetlenmesi öngörülüyor. Ayrıca Çin’de finans sektörünün genişletilmesi ve bu alanda rekabetin artırılması planları çerçevesinde bu yıl 5 yeni özel banka açılması tasarlanıyor. Gölge bankacılık ile savaşta kararlı olduklarını bu haberlerin hemen ardından zaten gördük; ‘Credit Equals Gold #1 Collective Trust Product’ isimli yatırım fonunu Commercial Bank of China’nın kurtarmayacağını açıklaması ile Çin’de ilk defa bir fon kurucusu olduğu banka tarafından kurtarılmıyor. Fonun batış hikayesinin arkasında ise ‘Shanxi Zhenfu Energy’ isimli şirkete verdiği 3 milyar Yuan krediyi geri alamaması yatıyor.

Çin tarafındaki ikilemde ise aynı zamanda gölge bankacılığın ülke ekonomisine yararlar getirdiğine de işaret ediliyor ve gölge bankaların, mali kalkınmanın ve yeniliklerin önlenemez sonucu olduğu belirtiliyor. Gölge bankacılığın engellenmeye çalışılmasının Çin ekonomik büyümesi üzerinde negatif sonuçlar yaratacağı görüşünü savunanlar da az sayıda değil…

Seyran Onay

Uzman Yardımcısı | Uluslararası Piyasalar – SGMK ve FX

Kapitalizmin Krizi üzerine-1

Krizin en AYiddetli döneminde her zaman olduAYu gibi ne olacaAYA�nA� sA�yleyecek bir “kahin” arama iAYine giren piyasa Marx’a sarA�lmA�AYtA�. HiA� bir A�alA�AYmasA�nda bA�yle bir analizi olmamasA�na rağmenA�A� “Owners of capital will stimulate the working class to buy more and more of expensive goods, houses and technology, pushing them to take more and more expensive credits, until their debt becomes unbearable. The unpaid debt will lead to bankruptcy of banks, which will have to be nationalised, and the State will have to take the road which will eventually lead to communism.”A� cümlelerininA� internette fenomen olduAYunu hatA�rlarsA�nA�z. (Bunun bir de Einstein’A�n arA�larla ilgili versiyonu vardA�r). Elbette Marx’A�n bA�yle bir cümlesi yok.

Kapitalizmin geleceAYi üzere fikir belirtmiAY pek çok isim olmasA�na rağmen, Marx ve J.A Schumpeter farklA� yollardan aynA� sonuca A�A�kmalarA� aA�A�sA�ndan A�ne A�A�kar. Her ikisinin de ilk soruya verdiAYi yanA�t aA�A�k ve nettir: Kapitalizm uzun vadede sona erecek bir sistemdir.A� Ancak bu noktada analizi bitirmek hata olur. Zira her ikisinin anlaAYtA�AYA� ve farklA� düAYündüAYü noktalar vardA�r. Bu noktalar üzerine her ikisinin birebir A�rtüAYen gA�rüAYleri olduAYu gibi geniAY bir bantta veya dar bir bantta anlaAYtA�klarA�nA� sA�ylememiz de mümkün. BazA� konularda aAYA�rA� hassas yaklaAYmadA�AYA�mA� belirterek devam ediyorum.

Gerek Marx gerek Schumpeter Kapitalizmin hakkA�nA� verir. Yani sistemi temelinde baAYarA�lA� bulur. Her ikisi içinde,en azA�ndan tarihin bir döneminde, Kapitalizm ilerici bir sistemdir.A� Ve her ikisi de sistemin kendi baAYarA�sA�nA�n sonunu getireceAYi üzerinde de hem fikirdir. 19 YY sonu ve 20. YY baAYA�nda yaAYayan Marx ve Schumpeter Kapitalizmin gelecekte devasa Şirketlerin bulunduAYu bir sisteme dA�nüAYeceAYi konusunda da hem fikirdir.

Ancak Marx’a gA�re daha fazla kar etmek iA�in büyüyen bu Şirketler sabit (deAYiAYmeyen) sermaye yatA�rA�mlarA�nA�n kardan daha hA�zlA� artmak zorunda kalmasA� nedeni ile duvara A�arpacaktA�r. Türkiye’de genelde “creative distruction-yaratA�cA� yA�kA�m” teorisi ile bilinen, oysa bu Kapitalizm,Sosyalizm ve Demokrasi adlA� kitabA�n sadece bir bA�lümüdür ve yaratA�cA�sA�nA�nA� gA�zünde Kapitalizmi A�lümsüz kA�lmaya yetmez, Schumpeter ise sorunun büyüyen Şirketlerin yaratA�cA�lA�AYA� A�ldürmesinden ve bürokratik bir yapA�ya dA�nüAYmesinden kaynaklanacaAYA�nA� düAYünür.

Zehir mi Panzehir Mi?

Marx yukarA�da belirttiAYim nedenle sistemin devamlA� krizler üreteceAYini, ki burada geliAYmiAY bir kapitalist sistem gereklidir 1917 Rusyaa��sA� deAYil, ve A�A�keceAYini düAYünürken Schumpeter Kapitalizmin bu tip krizlerle fazlalA�klarA�nA� atacaAYA�nA� ve temizleneceAYin savunur. Marx aA�A�sA�ndan ekonomi ne kadar geliAYmiAY olursa olsun sA�nA�flar arasA�nda bir savaAY kaA�A�nA�lmazdA�r. Oysa Schumpeter Kapitalizmin sadece burjuva sA�nA�fA� tarafA�ndan deAYil kendisine daha iyi koAYullar saAYladA�AYA� iA�in diAYer kesimler tarafA�ndan da sahiplendiAYini düAYünür (ve haklA� A�A�kar). Ancak krizler sistemin zayA�f yanA�dA�r ve hA�rpalanmasA� kaA�A�nA�lmazdA�r. GiriAYimciler sistem tarafA�ndan A�düllendirilen ve toplum tarafA�ndan takdir edilen insanlar olmasA�na rağmen krizler sA�rasA�nda sorumlu tutulan, vergilendirilen ve sevilmeyen kiAYilerdir. Sadece toplum geniAY kesimleri deAYil entelektüellerin de sisteme karAYA� sevgisizliAYi sA�z konusudur. Akademik dünyada yetenekleri ile A�ne A�A�kan bu insanlar gerA�ek,yani iAY dünyasA�, dünyada giriAYimcinin gerisinde kalA�r. Bu nedenle aslA�nda burjuvazi sayesinden kaliteli bir hayata sahip olsalar da sisteme muhaliftirler ve ihanetten kaA�A�nmazlar. GiriAYimci hiA� bir zaman aristokratlar gibi bir sA�nA�f oluAYturamaz ve geniAY bir yA�netim gücüne sahip olamaz. Günümüz dünyasA�nda daha A�nce olduAYu gibi büyük aileler kurmak, Şirketinin nesilden nesile devamA�nA� saAYlamak gibi bir kaygA�sA� da yoktur.

Okuyucunun aklA�na bu noktada “Twitter, Facebook ve hatta Apple ” gibi Şirketler gelmesi ve Schumpeter’A�n yanA�ldA�AYA� düAYüncesi gelebilir. Ancak evlere sus tesisatA�nA�n baAYlanmasA�, telefonun icadA� mA� hayatlarA� deAYiAYtirecek giriAYimler/buluAYlardA�r yoksa Facebook’ta like etmek mi? 3 Ekim 2012 tarihli mailimde (aAYaAYA�da) belirttiAYim gibi buluAYlarA�n hA�zA� ve dünyayA� deAYiAYtirme niteliAYinin giderek azalA�yor olmasA� bir gerA�ek.

Ekonomik Krizler Kapitalizmin Sonu Mu?

Aziddeti büyüyen ve zaman aralA�AYA� kA�salan krizler Sistem’in sona doAYru yaklaAYtA�AYA�nA� savunanlarA�n sayA�sA�nA� arttA�rA�yor olabilir. Ancak geA�miAY A�rneklere baktığımızda bu gA�rüAYlerin haklA� A�A�kmadA�AYA�nA� gA�rmek mümkün. Zaten var olmayan burjuvazi ve kapitalizme karAYA� yapA�lan ve felaketle sonuA�lanan baAYarA�sA�z SSCB deneyimini bir kenara bA�raksak bile 1. ve 2. Dünya SavaAYlarA�ndan sonra ortaya A�A�kan ve pek ala sistemin deAYiAYmesi ile sona erebilecek olan “fA�rsat pencereleri” bile hayal kA�rA�klA�AYA� ile kapanmA�AYtA�r. Zira yA�kA�ntA�lar içinde olsa da temelinde Kapitalist olarak A�rgütlenmiAY bu ekonomiler farklA� bir sistemi hayata geA�irmek isteyenlerin baAYarA�sA�z olmasA�na neden olmuAYtur. Bu nedenle ekteki pankartta gA�rdüAYünüz “formatlama” sanA�ldA�AYA� kadar kolay deAYildir.

KA�yametin Alametleri VarA� MA�?

Kutsal kitaplarda kA�yametin küA�ük ve büyük alametleri olmasA� gibi önemli deAYiAYimlerin de alametleri vardA�r (misal; artan sayA�da yüksek bina küA�ük alametlerden birisidir). A�rneAYin Azirket karlarA�nA�n (2. KA�sA�mda bu konuya Kaleckia��nin Kar denklemi üzerinden deAYineceAYim, Kalecki kim derseniz kabaca Tesla Edisona karAYA� ne ise aslA�nda Kalecki de Keynesa��in fikirlerine gA�re o) GDPa��de en yüksek oranA�na eriAYmesi ve fakat ücretlerin en düAYük seviyeye gerilemiAY olmasA� Marxa��A�n A�n gA�rdüAYü ancak 1947 yA�lA�nda kitabA�nA� yazarken Schumpetera��A�n a�? hatalA� bir A�ngA�rüa�? olarak nitelendirdiAYi bir geliAYme olarak günümüzde ortaya A�A�kmA�AY durumda. Marxa��A�n gA�rüAYlerinin AYekillendiAYi dA�nemde (A�ok) ücretler düAYük seyrederken Şirket karlarA� hA�zla artar durumdaydA�.

AAYaAYA�da Lewis curve olarak gA�rdüAYünüz teorinin de temelidir.

Bir noktadan sonra ücretler hA�zla artA�AYa geA�er ancak yaAYadA�AYA� dA�nem itibarA� ile Marxa��A�n bunu gA�rememesi en belirgin yanA�lgA�larA�ndan biridir. Azu anda ise A�in gibi ülkelerde bu yaAYanA�rken ABD gibi ülkelerde A�nceki satA�rlarda bahsettiAYim A�arpA�klA�k yaAYanmaya baAYlamA�AY durumda. Schumpetera��A�n A�n gA�rdüAYü kapitalizmin a�?sosyalistleAYmesia�? ise ABDa��de yaAYanan SaAYlA�k SigortasA� reformunda gA�rülebilir. Ona gA�re sadece ekonominin deAYil toplumum sosyalistleAYmesi A�n koAYullardan biridir. Obamaa��nA�n sA�ylediAYi a�?sizden A�nce devlet bu yolu yaptA�AYA� iA�in siz iAYinizi daha rahat yapA�yorsunuza�? gA�rüAYünün yaygA�nlaAYmasA�dA�r. Oysa ABDa��de demiryollarA� ve ilk havalimanlarA� tamamen A�zel giriAYimin eseridir, devletin en ufak bir katkA�sA� yoktur. 2016 sonrasA�nda gA�rülecek liberal parti bu ortamda oluAYacaktA�r.

Ancak 1929 krizinden hemen sonra da konuAYulan bir konudur bu. FDR Büyük Depresyondan sonra a�?New Deala�? politikasA�nA� aA�A�klarken yanA�nda bulunan Robert W. Dunn, Rexford Tugwell, ve Stuart Chase gibi isimler (ki Schumpetera��A�n bahsettiAYi sistemin içinden A�A�kA�p sistemi sorgulayan entelektüellere iyi birer A�rnektirler, Chase MIT, Tugwell Columbiaa��da proftur) Rusya A�rneAYini incelemek üzere ülkeyi ziyaret etmiAY, üzerine internetten ulaAYabileceAYiniz bir rapor hazA�rlamA�AY ve sistemi A�vmüAYtür. Chase 1932 yA�lA�nda yazdA�AYA� New Deal adlA� kitabA�nda a�? TrA�stler, monopoller ve büyük bankalarda konsantre olmuAY sermaye artA�k merkezi planlamaya yol vermelidir. Gereken hassas uzmanlA�k ve karAYA�lA�klA� baAYA�mlA�lA�k nedeni ile modern endüstri parA�alarA�nA�n kilitlenmesinin A�nüne geA�ilmesi iA�in giderek daha artan AYiddette kolektivist bir düzene ihtiyaA� duymaktadA�r.a�?A� satA�rlarA� ile sistemin sonunu ve yerine gelmesi gereken sistemi tarif ediyordu. Elbette bu yanlA�AY bir kehanet ve A�A�ken ABDa��nin sistemi deAYil Chasea��in beAYendiAYi sistem oldu. 2008 krizinden bu yana A�ina��de uygulanan a�?devlet kapitalizminina�? daha saAYlA�klA� olduAYunu iddia eden pek çok A�alA�AYma yayA�nlanmA�AY durumda. Yine hatalA� bir kehaneta��

A�2015-2017 DeAYiAYim DA�nemi

Kapitalizm üzerine iki farklA� gA�rüAYü A�zetledim. Bundan sonraki bA�lümde cari sorunlar (hayA�r FEDa��in bilanA�osunun 4 trilyon olmasA� deAYil) ve ihtimallere deAYinmeye A�alA�AYacaAYA�m.

Azant Manukyan

Müdür | Uluslararası Piyasalar

ABD’de Tatil Sezonu başlıyor…

ABD’de tatil sezonu başlangıcı olarak kabul edilen ve perakende şirketlerinin bir yıl içinde yaptığı satışın 20% – 30%’luk kısmını oluşturan Thanksgiving (28 Kasım) Şükran günü, Cuma gününe denk gelen ve ekonomiyi canladırıcı ve geçici istihdam sağlamasıyla ünlü Black Friday (29 Kasım) ve internet alışveriş ayağı olan Cyber Monday (2 Aralık) ile devam edecek olan tatil satışları sezonu önümüzdeki haftadan itibaren başlıyor.

Aralık ayı boyunca da mobil, internet ve çeşitli promosyonlarla satışların tetikleneceği ve perakendecilerin karında artış beklentisi korunurken 9 Aralık günü daha çok internet promosyonlarının yer alacağı Green Monday,  Christmas (25 Aralık), New Years Eve (31 Aralık) gibi özel günler satışlar açısından ön plana çıkacak ve karlılık açısından yakından takip edilecek.

Ekonomik gidişat, konut sektöründeki hareketlenme, istihdamın artıyor olması ve ‘Government Shutdown’ gibi politik gelişmeler ile doğru orantılı olan tüketici güveni direkt olarak ekonomik aktivite ve şirket karlarını etkilemektedir. Ulusal Perakendecilik Federasyonu(NRF) beklentilerine göre, ekonomideki istikrar ile paralel olarak yılın son iki ayında 3,9% artış ile $602 milyarlık harcama beklentisi öngörülürken, bu oranın son 10 yılın ortalama tatil satışı artışı olan 3,3%’den daha fazla olması dikkat çekiyor. Ayrıca, online satışların 13-15% aralığında artması, mevsimsel istihdamın da 720 bin ile 780 bin aralığında olması beklenmekte.

NRF tarafından açıklanan geçmiş verilerin seyrine baktığımızda; 2008 krizinden sonra yapılan ekonomik destekler ve adımlar sonrası bu 4 günlük tatilde alışveriş yapan sayısı 2009’da 195 milyon, 2010’da 212 milyon, 2011’de 226 milyon kişiye ulaşılırken geçtiğimiz sene alışverişe erken başlanmasının da etkisiyle alışveriş yapanların sayısı 247 milyon kişiye ulaşmıştı. 2011 yılında $398 olan harcalama ortalaması ise 2012 yılında $423 olarak gerçekleşirken, toplam harcamalar $59,2 Milyar olarak açıklanarak tüketici güveninin eski günlerine döndüğünü görmüştük.

Geçen yılları baz alarak, Black Friday ve haftasonu yapılan satışların 40%’ının internet üzerinden yapıldığını, ve yapılan harcamaların sadece 20%’si hediye olarak gerçekleşirken, en çok harcama yapılan sektörlerin; giyim (American Eagle (AEO), GAP (GPS), Abercrombie (ANF)), aksesuar (eBay(EBAY) , Amazon(AMZN)), kitap (Barnes & Noble(BKS), CD, DVD, video oyunu, kuyumcu (Tiffany&co.(TIF), elektronik (Bestbuy(BBY)), eczane (Walgreen(WAG), department store (Macys (M),Target (TGT),Sears (SHLD), Walmart (WMT)) alışveriş yapıldığı bilgisinden yola çıkacak olursak genel anlamda perakende sektörünün veya şirketlerin bu dönemde karlarını arttıracağını öngörebiliriz. Bir diğer alternatif de kredi kartı kullanımının da artacağını ve dolayısıyla son çeyrek gelirlerinde artış yaşanacağını düşünerek Visa(V), Mastercard (MA), American Express’te(AXP) şirketlerini de yakından takip etmekte fayda var.

Yukarıda bahsedilen hisselerde risk almak yerine çeşitlendirme yoluna giderek perakendecileri  borsa yatırım fonu(ETF) şeklinde de değerlendirilebilir. SPDR kurumunun çıkardığı, takdirsel tüketime odaklı olan, $64’den işlem gören XLY( bu yıl getiri +37%) ve, $43’dan işlem gören XLP(bu yıl getiri +29%) etf’leri alternatif yatırım aracı olarak izlenmelidir.

Ayrıca hatırlatmak gerekir, S&P500 endeksi’nin son 4 yıl’ının 4. çeyrek performansı ortalama 6,45%’lik getiri sağlarken bunda tatil satışlarının payı oldukça yüksektir. S&P 500’ün bu sene aynı performansı sergilemesi düşünülülerek $179’dan işlem gören ve S&P 500 endeksine paralel hareket eden SPY kodlu etf’in de yukarı doğru hareket etmesi kaçınılmaz olacaktır.(government shutdown ve FED’in tapering konusunu unutmadan tabi).

Orkun Duruöz

Müdür Yardımcısı | Uluslararası Piyasalar – Hisse Senedi ve Türev

Basitleştirilmiş ABD Krizi

1-ABD'nin default etmesi üzerine:

60 lira anapara artA� faiz A�demeniz var (konut vs.), 60 lira da kiAYisel harcamalarA�nA�z var. ArabanA�z kendinize ait. MaaAYA�nA�z 100 lira. Yani bütA�eniz aA�A�k veriyor ve 20 lira borA� alA�yorsunuz. Bunu kiAYisel harcamalarA�nA�z iA�in kullanA�yor olabileceAYiniz gibi, borcunuzu A�evirmek iA�in de kullanA�yor olabilirsiniz. EAYiniz ve patronunuz borA� almanA�zA� yasakladA�.A�Bu durumda kredi geri A�demelerinizi A�deyemez hale gelir misiniz?

Elbette hayA�r. Azayet prestijinizi ve ileride yapacaAYA�nA� borA�lanmalarA�n maliyetini düAYünüyorsanA�z ve arabanA�zA� da satmak istemiyorsanA�z, harcamalarA�nA�zA� kA�sarak maaAYA�nA�zla kredinizi rahat rahat A�dersiniz.

ABD'nin durumu da (oranlar farklA�) tam olarak bu. ABD hükümet istemediAYi sürece default etmez. Sorun hukuki olarak borA� A�demelerini A�nceliklendirip A�nceliklendiremeyeceAYi. Bunu yapamayacaAYA�ndan dolayA� default etmesi sA�z konusu. Ancak teorik tartA�AYma pratiAYe dA�nüAYtüAYünde ben yapabileceklerini düAYünüyorum. Sadece bu sorunun cevabA�nA� almamA�z ve ileride bu kadar tartA�AYA�lmamasA� iA�in tavanA�n arttA�rA�lmamasA� iyi olur :). A�Ana sorun ise tavan artmaz ve geri dA�nüAYler A�denirse harcamalar kA�sA�lacak ve tüm dünya hA�zla resesyona girecek.

Yok, gerA�ekten ABD borcunu ancak borA�la A�deyecek durumda ise 2.50%dan borA� vermeniz mantA�ksA�z deAYil mi?

2- “Hani FED para basA�yordu?” diye sormak durumundayA�m…

Bunu son 5 sene boyunca devamlA� dinledik. GeA�en haftalarda temel olarak bu gA�rüAYün neden hatalA� olduAYunu yazdA�m. Azayet FED para basA�yorsa, basmaya devam etsin ve Hükümet geri dA�nüAYleri bu basA�lan para ile yapsA�n? Bunu yapabilmesi iA�in Hazine'nin ihalelerine birinci elden girmesi ve bütA�e aA�A�AYA�nA� fonlamasA� gerekiyordu. Bugüne kadar olan biten para basmak deAYil. 1 trilyonluk coin iAYine hiA� girmiyorum.

3- ABD default ederseA�A�güven biter ve dolarA�rezerv fonksiyonunu yitirir fikri üzerine:

A�ncelikle ABD, hükümetin de zoru ile default ederse bence A�demelerini sadece bir kaA� gün erteleyecek. Bunu daha A�nce de yapmA�AYtA�.A�KaldA� ki bu krizden sonra A�in ABD'ye olan güvenini yitirip 3 trilyon dolarlA�k rezerviniA�A�sviA�re'nin olmayan bono piyasasA�na mA� yatA�racak? YatA�rA�mcA�lar Shanghai serbest Bölgesi (aslA�nda önemli bir konu ileride daha detaylA� deAYineceAYim) sayesinde belli bir bA�lgede capital account reform(umtrak) yapA�ldA� diyerek Yuan mA� alacak? Rezerv para birimi olabilecek derinliAYe, sofistikasyona ve kanunlara sahip tek ülke ABD ve daha uzun bir süre A�yle kalacak. A�in'in gerA�ek bir alternatif olmasA�na henüz yA�llar var.

4- CumhuriyetA�iler hem silahlanmayA� seviyorlar hem de utanmadan hükümeti batA�rdA�lar:

ABD anayasasA� bütA�e, vergi vs gibi konularda Kongreyi yetkili kA�lA�yor. DolayA�sA�yA�la CumhuriyetA�iler yetkileri dahilinde hareket ediyor. DahasA� piecemeal yasalarla kamunun Obamacare dA�AYA� fonksiyonlarA�nA� fonlayacak yasalarA� geA�irdiler. Bu konu toplu bir bütA�e kavgasA� deAYil (kA�smen kA�sA�ntA�lar da var gerA�i) ama Obamacare kavgasA�. AAYaAYA�da son anketler var. CumhuriyetA�ilere tepki giderek arttA�AYA�ndan bütA�e konusu bu hafta içinde A�A�zülebilir. (VIX 19.41'e yükseldi, A�A�züme yA�nelik OTM S&P call'lar alA�nabilir.)

5-Yüksek Mahkeme Obamacare'e geA�it vermiAYti AYimdi nasA�l tartA�AYA�lA�yor?

Evet, ama orada ana konu bunun bir vergi olup olmadA�AYA�, trade clause'a aykA�rA� olup olmadA�AYA� ve devletin vatandaAYA�nA� bir “ürün” almaya zorlayA�p zorlayamayacaAYA� üzerineydi. Azu anda bu yasaya ayrA�lacak para tartA�AYA�lA�yor.

6-AltA�n bu durumda yükselmeli?

Evet, altA�n kimsenin borcunu ve yükümlülüAYünü temsil etmeyen tek finansal varlA�k olarak neden farklA� olduAYunu bu gibi olaylarda ortaya koyuyor. Ancak ABD tahvili kullanarak aA�A�lan bir pozisyon tahvilde yaAYanan hareket nedeni ile margin call yiyecekse altA�nA�nA�zA� satarak dolar, euro vs. ye geA�erek margin tamamlamak daha mantA�klA�. AltA�n çok daha büyük montanlA� geliAYmelerin ardından yeni zirve hareketine baAYlayacak.

Azant Manukyan

Müdür | Uluslararası Piyasalar

zp8497586rq

Filin kendisi; kuyruAYu, bacaAYA� ya da kulaAYA� deAYil.

Finans kanallarA�na A�izleyicilerden gelenA�”Güney KA�brA�s neden bu kadar önemli? Ufak ekonomi.” sorusu, euro krizinin geA�en bu kadar zamandan sonra halen net anlaAYA�lmadA�AYA�nA� gA�steriyor. HiA� fil gA�rmemiAYA�gA�zü baAYlA� birA�grubun fili kuyruAYu, kulaAYA�, diAYlerine gA�re tanA�mlamasA� gibi bu krizi de Yunanistan, A�spanya, G.KA�brA�s A�zelinde tanA�mlamaya kalkarsak büyük bir hata yapmA�AY oluruz. Filin kendisi kriz. Bir kaA� A�rnekle krizin niteliAYi ve nedenlerini tekrar paylaAYmak istiyorum.

1-2009-2010 döneminde mail listte olanlar FDIC ve DIF (ABD tasarruf sigorta fonu) A�eyrek raporlarA�nA� yakA�ndan takip ettiAYimi ve paylaAYtA�AYA�mA� hatA�rlar. Kriz sA�rasA�nda DIF'te hiA� para kalmamA�AY ve A�rneAYin Bloombergde 23 eylül 2010A�”FDIC Is Broke, Taxpayers at Risk, Bair Muses” tarzA�ndan haberler A�A�kmA�AYtA�. Panik yaAYandA� mA�? Kimsenin parasA� A�denmemezlik edildi mi? HayA�r. Neden? A�ünkü herkes biliyor ki bu sadece bir muhasebe kaydA� ve ABD Hazinesi istediAYi anda FDIC'ye kredi aA�ar. Daha yalA�n sA�ylersek FED para basA�p DIF'e onlar da mudilere verebilir.

Peki tasarruf sigortasA� olmasA�na rağmen G. KA�brA�sta veya herhangi bir EB ülkesinde bu neden yapA�lamA�yor? A�ünkü para basacak bir MB ve ortak bir Hazine olmadA�AYA�ndan, G. KA�brA�s diAYer ülkelerden fonlama bulmak zorunda A�Yani ortak bir tasarruf sigorta fonu olmadA�AYA� sürece bu sorun herhangi bir EB ülkesi baAYkanlA�k sisteminde ortaya A�A�kabilir.NY'da batan bir banka iA�in NY deAYil DIF müdahale ediyor.

2- ABD-Japonya-Ingiltere, hepsi krize girmiAY, biri konut balonundan muzdarip, diAYeri aAYA�rA� borA�lu, diAYerinin ekonomisi hA�zla daralA�yor notu düAYürülüyor. Ancak hepsinin ortak bir noktasA� var; kendi para birimlerinden borA�lanA�yorlar ve kriz/resesyon süresince devlet tahvilleri deAYer kazandA�. A�spanya ve italya vs. de neden tam aksi oldu? A�ünkü kamuyu fonlayacak bir merkez bankasA� yok.

3-ABD'de her eyalet denk bütA�e saAYlamak zorundadA�r. Ve baAYarA�sA�z olursa batar, daha A�nce de “default” A�rnekleri gA�rdük. Ancak 2009'da eyaletler bütA�elerini denkleAYtirmek iA�in tasarrufa giderken, federal bütA�edeA�harcama paketleri, vergi indirimleri vb. stimuluslarla genel ekonomiye destek verildi. Oysa A�spanya kemer sA�kma politikasA� uygularken “Federal EB bütA�esi” extra harA�ama yaparak destek vermiyor.(bu nedenle krizin bitmesi Almanya'nA�n cari ekonomik politikasA�nA� deAYiAYtirmesine baAYlA�, baAYka yolu yok)

4- 13-3 maddesi uygulandA�AYA�nda bile piyasa operasyonlarA�nA� California veya NY eyalet bonolarA�nA� kullanarak deAYil Federal bonolarA� alA�p satarak uyguladA�. Azu anda da FED rezerv yaratmak iA�in ABD tahvili alA�p satA�yor. Bu uygulamanA�n temelini baAYA�msA�zlA�k savaAYA� sonrasA�nda eyalet borA�larA�nA� merkezileAYtiren A. HamiltonA�A�A�A�atmA�AYtA�r (politik nedenleri de var, mektuplarA�ndan okuyabilirsiniz). EB'de ise ECB rezerv yaratA�rken Yunan tahvillerini de, Alman tahvillerini de kullanA�yor. Getiriler converge ederken, ABD uygulamasA�na geA�ilerek ortak bir Eurobond A�A�kartA�lmadA�AYA�ndan bugün ECB OTM gibi cambazlA�klar peAYinde koAYuyor.

5-A�in 2002-3'te bankacA�lA�k sistemini bir anda yeniden sermayelendirdi.A�AB'de ise bu doAYrudan yapA�lamadA�AYA�ndan dolayA� dolaylA� yapA�lmasA� ve kimin borA� hanesine yazA�lacaAYA� tartA�AYA�lA�yor.

Bu A�rnekleri daha da A�oAYaltabiliriz (vergilerin kime A�dendiAYinden daha klasik A�rnekler olan iAYgüA�ü mobilitesi vsye kadar). Ancak gA�rdüAYünüz gibi sorun ülkelerde deAYil dizaynA�n kendisinde.

Azant Manukyan

Müdür | Uluslararası Piyasalar

zp8497586rq

FX Piyasalarında Global Trendler

FX piyasalarında işlem yapmakta olan yatırımcılar global ekonomik büyüme beklentilerine göre farklı para birimlerinde farklı yönlerde pozisyonlar alırlar. Global ekonomiye yönelik risklerin düşük olduğu zamanlarda yatırımcılar tercihlerini riski daha yüksek olarak nitelendirilen para birimlerinden yana kullanırlar. Örneğin global piyasalarda krizin yaşandığı 2008 senesi yatırımcıların riskli yatırım araçlarından uzak durdukları bir yıl olurken toparlanmanın yaşandığı 2009 yılı ise yatırımcıların riskli para birimlerinde pozisyon almayı tercih ettikleri bir yıl olmuştur. Burda bahsedilen riskten kasıt gelişmekte olan para birimlerinden ziyade ‘risk on’ para birimleri olarak nitelendirilen global ekonomik büyümeye duyarlılığı yüksek para birimleri. Yatırımcılar tarafından uzun yıllar boyunca risk iştahının yüksek olduğu dönemlerde tercih edilen Avustralya Doları’nın yerini değişen dinamiklerle birlikte yavaş yavaş Kanada Doları, Yeni Zelanda Doları, İsveç Kronu ve Meksika Peso’suna bıraktığını görüyoruz.

Avustralya Doları, krizin finans piyasalarını vurduğu 2008 üç aydan kısa sürede %37 değer kaybedip piyasanın toparlanma sürecine girdiği 2009 yılında bu kayıplarının tamamını geri kazanarak yatırımcıların riskli para birimleri sıralamasında üst sıralara yerleşmişti.  Uzun süre Çin’in büyük altyapı projelerine dayalı bir büyüme yolu tercih etmesi ve Avustralya’nın endüstriyel metallerin üretimindeki avantajlı pozisyonu Çin’in ekonomik büyümesi ile Avustralya Doları arasında yüksek korelasyon yarattı. Çin’in ekonomik büyümesine yönelik pozisyon almak isteyen yatırımcılar, Çin’in hala şeffaf olmayan ve dışa kapalı sayılabilecek finans piyasalarına yatırım yapmak yerine Avustralya Doları’nı tercih ediyorlardı. Fakat son dönemlerde Çin Hükümeti’nin ekonomik büyüme modelini “yatırım ve tüketim” arasında daha dengeli bir noktaya taşıma yönündeki isteği ve bu yöndeki girişimleri Çin’in endüstriyel emtialarda talebini azaltacağı ve Avustralya Doları ile olan korelasyonunu da azaltacağı yönünde yorumlanmaya başlandı.

Institutional Investor dergisinde yakın zamanda çıkan bir yazıda ekonomik büyümeye yönelik pozisyon alan yatırımcıların tercihlerini Avustralya Doları yerine Yeni Zelanda Doları’ndan yana kullanmaya başladığına dikkat çekildi. Dünyanın en serbest ekonomilerinden biri olarak nitelendirilen Yeni Zelanda’nın ekonomisi büyük oranda tarıma bağımlı durumda. Tarım GDP’nin yaklaşık % 9’unu oluşturmasına rağmen ihracat gelirlerinin yaklaşık dörtte üçünü oluşturuyor. Bu sebeple Asya bölgesindeki ekonomik büyüme ve Çin’in üretimden tüketime kayacak yeni büyüme modelinin Yeni Zelanda Doları’na pozitif yansıması ve korelasyonun artması bekleniyor. Diğer yandan artması beklenen korelasyonun önüne çıkan engel ise Yeni Zelanda’nın en büyük ticaret partneri olan komşusu Avustralya.  Zelanda’nın ihracatının dörtte birinin Avustralya ile olması sebebiyle AUD ve NZD arasında yüksek bir korelasyon bulunuyor.

Yeni Zelanda Doları gibi global ekonomik büyümeye yönelik pozisyon almak isteyen yatırımcıların diğer gözde para birimlerinden biri ise İsveç Kronu. İsveç Borsası’ndaki çok uluslu ve gelirlerinin çoğunluğunu uluslararası hizmet ve üretimden yaratan şirket sayısının fazlalığı (Ericsonn, Volvo, Astra Zeneca, Pfizer, Nokia gibi) İsveç Kronu’nu global ekonomik büyümeye karşı duyarlı hale getiren etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. Diğer yandan İsveç’in 2013 yılında ekonomisi daralması beklenen komşusu Avrupa Birliği bir engel olarak çıkıyor.

Kanada’nın ihracatının dörtte üçünü gerçekleştirdiği ABD ekonomisiyle olan güçlü bağları ve petrol ihracatçısı statüsü Kanada Doları’nı hem ABD’nin ekonomik büyümesine hem de global ekonomik büyümeye yönelik pozisyon almak isteyen yatırımcılar için cazip hale getiriyor. Kanada Doları HSBC’nin Risk on/Risk off endeksine göre de ekonomik büyümeye yönelik pozisyon almak isteyen yatırımcılar için Avustralya ve Yeni Zelanda Doları’ndan daha yüksek korelasyona sahip.

Meksika Peso’su,  Meksika’nın büyük miktarda petrol ihracatçısı olduğu göz önünde bulundurulduğunda global ekonomik büyümeyle artacak petrol ihtiyacından pozitif etkilenecek para birimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Diğer yandan son yıllarda mali, iş gücü ve enerji reformlarının etkisinde Meksika Peso’sunun olası global bir yavaşlamadan daha önceki krizlere oranla çok daha kuvvetli çıkması bekleniyor. Reformların yanı sıra ülkenin üretim sektöründe artan rekabet gücü ve Meksika’nın Kanada gibi Amerika ile olan yüksek ihracat hacmi, ABD ekonomik büyümesine yönelik pozisyon almak isteyen yatırımcılar için Meksika Peso’sunu öne çıkarıyor.

Pınar Özyüksel

Uzman | Uluslararası Piyasalar

Savaş: Siyasi Krizler

Son aylarda Suriye ile tırmanan ikinci büyük krizi yaşıyoruz. 30 yıldır PKK ile mücadele bir yana; 1974 yılından beri ülkemiz bu tür bir sıcak çatışmanın içinde olmadı. Bundan sonra da olmasını istemeyiz. Akçakale’ye düşen top mermisi haberleri ardından Türkiye’nin angajman kuralları doğrultusunda karşılık vermesi, hava sahalarının kapatılması gibi gelişmeler bu riski tekrar gündeme getirdi. Konunun siyasi ve sosyal yanlarını unutmadan, ama bir yana koyarak bu duruma piyasalar açısından bir göz atmak istiyorum. Aslında bu durum özelinde değil de; bu şekildeki siyasi ve askeri krizlerin piyasalarla olan etkileşimini ve ekonomik krizlerle farklarını hatırlamakta fayda var. Yazının içinde ve sonunda bu tür siyasi gerilim oluşan durumlarda İMKB 100 endeksinin seyrine ilişkin tablolar bulunabilir. Yazıyı siyasi kaynaklı; savaş ya da savaş benzeri durumlarda karşılaşılan durumlardaki piyasa tepkileriyle bundan bağımsız ekonomik krizlerdeki tepkilerin kriz anındaki yansımalarına ayırdık. Bu tepkileri makroekonomik faktörler, (borç rasyosu, sosyal refaha yönelik yasalar, istihdam yasalarının esnekliği vs.) uygulanan para politikaları (kur rejimi, para politikası), piyasada aktif olan oyuncuların profili (bankalar, hedge fonlar, kamu kurumları vs.) şekillendiriyor. Bu nedenle krizlerin doğası benzer de olsa farklı ülkelerde farklı reaksiyonlara yol açabiliyorlar.

2001 krizinden bu yana piyasalar Türkiye’de ekonomi dışındaki gelişmelereçok büyük tepkiler vermiyor. Büyük tepkileri de kısa süre içinde geri alıyor. 2003 yılında Irak savaşı’nın başlaması önemli bir satış getirdi; 2004 Aralık’ında hükümetin AB adaylık müzakerelerinin Kıbrıs yüzünden tıkanma noktasına geldiği anda başbakanın uçağı geri dönmeye hazır bekliyor açıklamaları, Türkiye’nin AB adaylığı ile yaşanan iyimserliğin hızla geri verilmesine ve büyük satışlara yol açmıştı. Fakat krizin aşılmasıyla beraber seviyeler hızla kriz öncesi seviyelere gelmiş, yaşanan yüksek volatilitede paniğe kapılan yatırımcılar zarar ettiğiyle kalmıştı. Daha sonra ise 2007 yılında yaşanan muhtıra krizi sırasında piyasaların yine çok sert reaksiyonları oldu. Acaba hükümet krizine yol açacak bir gelişme olur mu korkusu; satışları tetiklerken normalleşme ile beraber piyasalar hızla düzeldi.

Bugüne gelince; makroekonomik tehdit olarak arka planda görece yüksek bir cari açık  var ve bu Türk Lirası’nın kırılganlığını arttırıyor. Özellikle turizm gelirlerini tehdit edecek savaş türü bir gelişme kur üzerinde ciddi riskler oluşturabilir, ancak TCMB’nin esnek kur ve faiz politikası, kurlardaki dalgalanmaya hızla müdahale etme kabiliyetine sahip, bir kaos anında oluşacak talebi karşılamaya yetmeyecek olsa da oluşacak değer kaybının bir kısmının dengelenmesi beklenebilir.

Para politikasında kısa vadeli faizlerin 2001 yılındaki gibi tekrar tırmanmasını gerektirecek bir unsur yok. Keza kamunun borç yükü Avrupa’daki en makul oranlardan birinde olduğu için böyle bir gelişmede tahvil faizleri üzerinde de felakete varan bir satış beklememek gerekiyor, Hazine’nin reaksiyon gösterecek fırsatı olacaktır. Borsa tarafında satış kaçınılmaz. Ancak sektörel olarak doğrudan zarar görmeyen şirketlerin düşüşü (turizm sektörü veya döviz borcu yüksek şirketler) sınırlı olur.

Yasin Demir

Müdür Yardımcısı | Yurtiçi Piyasalar