Mevduata Cazip Alternatif

İş Yatırım Kurumsal Finansman Müdürü Başak Selçuk, konuk yazar olarak mevduata alternatif yatırım araçlarıyla ilgili sorularımızı cevapladı. Değerli görüşleri için kendisine teşekkür ederiz…

Tasarruflarımı mevduata alternatif nerede değerlendirebilirim?

Türkiye’deki tasarrufların %70’in üzerinde bir kısmı mevduatta kalan kısım ise fonlarda ve hazine bonolarında değerlendiriliyor. %10’un altında olan çok sınırlı bir kesim de Borsa’da yatırım yapmayı tercih ediyor.

Hal böyle olunca, yatırımcıların büyük bir kısmı piyasaya yeni giren bankaların sundukları cazip mevduat faiz oranları üzerinden bile hesaplansa, nette %8,5 (1 aylık bileşik brüt mevduat faizi %10) civarında bir getirinin üzerine çıkamıyor. Tüketici enflasyonuna ilişkin beklenti de yıllık %7-7,5 civarında olunca yatırımcıların reel getirisi %1-1,5 ile sınırlı kalıyor.

Alternatif yatırım arayışını artıran bu durumda, ihraçcı şirketin kredi riskine bağlı olarak devlet tahvillerinin üzerine “Ek Getiri” ödeyen ve düzenli faiz geliri sunan “Özel Sektör Tahvilleri” son 3 yılda ulaştığı 42,7 milyarlık ihraç rakamı ile değerlendirmeye değer bir alternatif olarak öne çıkıyor.

Mevcut piyasa koşullarında 2 yıllık devlet tahvillerinin üzerine %3 (300 baz puan) ek getiri ödeyen özel sektör tahvili yatırımcılarına %12,60 (nette %11,30) bileşik getiri sunuyor. Bu rakam 1 aylık bileşik mevduat faizi ile kıyaslandığında oldukça cazip.

İş Yatırım, son olarak  Mercedes Benz Finansman’ın 75 milyon TL büyüklüğünde 2 yıl vadeli sabit faizli tahvili ile Rönesans Holding’in 175 milyon TL’lık 3 yıl vadeli değişken faizli tahvil ihraçlarını nitelikli yatırımcıya satış yöntemiyle gerçekleştirdi.

En son halka arz yöntemiyle gerçekleştirilen ihraç ise Pakpen Plastik Boru ve Yapı Elemanları’nın geçtiğimiz Mayıs sonunda tamamlanan 100 milyon TL nominal tutarlı 2 yıl vadeli 3 ayda bir kupon ödemeli işlemi oldu. Pakpen’in gösterge devlet tahvilinin üzerine %4 (400 baz puan) ek getiri ödeyen tahvili yatırımcısına Ağustos ayındaki faizlere göre güncellenen yeni kuponu ile yıllık bileşik %14,17 getiri sunuyor.

Mevduata göre vergi avantajı var mı?

Bireysel yatırımcıların stopaj kesintisi sonrası elde edeceği net getiride özel sektör tahvilleri yatırımcıların sıklıkla tercih ettikleri 6 aydan kısa vadeli mevduata göre %5 avantajlı. Bireysel yatırımcılar için 6 aydan kısa vadeli mevduata uygulanan stopaj kesintisi %15 düzeyindeyken, bu oran özel sektör tahvilleri için %10.

2-3 yıl vade çok uzun tasarrufumu farklı alanlara kaydırmak istersem ne olacak?

Türkiye’de vergi teşviklerine rağmen kısa vadeli yatırım tercihi devam ediyor, TL mevduatın ortalama vadesi halen 60 gün ancak çoğu mudi genelde mevduatını uzatmayı tercih ediyor.

Özel sektör tahvilleri ise bazı kıymetlerde aylık, bazılarında ise 3 ve 6 aylık kupon ödemesi yaptığı için yatırımcılara alışmış oldukları düzenli getiriyi sunmaya devam ediyor.

Yatırımcılar tahvillerini vadesinden önce satmak isterlerse ikincil piyasada oluşacak fiyata göre anaparalarını o güne kadarki birikmiş faizleri ile birlikte geri alıyor. Ancak, tahvillerin fiyatları piyasa faiz oranlarındaki dalgalanmalara bağlı olarak değişebildiğinden geri alınacak anapara miktarında piyasa riski mevcut.

Oysa ki tahvilleri vadesine kadar elinde tutan yatırımcılar için faiz oranlarındaki artış ya da azalışlar, ihraççının ödeyeceği toplam faiz tutarında bir değişikliğe neden olmayacağından tahviller tasarrufların uzun vadeli kısmı için daha uygun…

Kredi riskinden çekiniyorum, hangi özel sektör tahvilini satın alayım?

Kredi riskinin tespiti için ihraççı firmanın finansal durumunun analiz edilmesi gerekiyor, halka arz yöntemi ile yapılan ihraçlarda dokümanlar çok detaylı hazırlandığından, yatırımcılara bu analizi yapmak için yeterli veri sağlanıyor. Halka arz yöntemini uygulayan ihraççılar kamuya aydınlatma, finansal denetim ve raporlama yükümlülüklerine girdiklerinden ihraççıların finansal durumunun takibi daha kolay oluyor.

Bu nedenle İş Yatırım olarak halka arz yöntemi ile gerçekleşen ihraçları öncelikle şeffaflık ve bilgiye kolay ulaşım açısından öneriyoruz.

Bunun yanı sıra bağımsız derecelendirme kuruluşları tarafından kredi derecelendirme notu almış ve almış olduğu kredi notu en üst 3 seviyede olan ihraççıların tahvil ihraçları da içermekte oldukları düşük kredi riskleri nedeniyle rahatlıkla tercih edilebilir.

Nasıl Yatırım Yapılabilir?

Halka arz yöntemiyle yapılan tahvil ihraçlarına bireysel ve kurumsal yatırımcılar herhangi bir nitelik sınırlaması olmadan katılabilir. Genelde 1.000 TL’lik minimum talep tutarı belirlenen ihraçlardan yatırımcılar dilediği tutarda talepte bulunabilir.

Başak Selçuk

Müdür | Kurumsal Finansman

Sukuk: İslami Finans Ürününden, Uluslararası Sermaye Piyasası Ürününe…

Sukuk, ülkemizdeki deyişiyle ‘kira sertifikası’, diğer bir deyişle ‘islami bono’ özellikle 2012 yılında yatırımcıların gözünde önceki yıllara göre farklılaşarak, islami fonlar ve yatırımcılar için oluşturulmuş, islami ülkelerde işlem gören islami bir enstrüman imajını değiştirerek uluslararası kabul görmüş bir enstrümana dönüştü. Bu dönüşüme en büyük katkı konvansiyonel yatırımcılar ve genelde konvansiyonel ihraç yapan ihraççıların (ülkeler ve şirketler) ürüne sadece islami ürün bakış açısıyla yaklaşmadan sermaye piyasası aracı olarak kabullenmesiyle sağlandı. Bu bakış açısının farklılaşmasının sebebi bana kalırsa önceki yazımda da değindiğim likiditenin yönünün ve hedef yatırımcı kitlesinin son yıllarda değişiyor olması. Bu nedenle önümüzdeki dönemde daha sık karşılaşacağımız bir ürün olan ‘sukuk’ u daha yakından tanımak faydalı olabilir.

İslami finansal varlıkların hacmi 2012 yılında yaklaşık 1.3 trilyon USD’ye ulaştı ve buna karşılık potansiyelinin ise 4.4 trilyon USD olduğu tahmin ediliyor. Sadece Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülke fonlarının şu anda büyüklüğü 2 trilyon USD civarında ve önümüzdeki birkaç yıl içinde petrol fiyatlarında çok ciddi bir geri geliş yaşanmadığı sürece bu fonların toplam büyüklüklerinin 4 trilyon USD’ye ulaşması bekleniyor. Bu tahminle birlikte Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Asya’daki islami likiditenin boyutunu ve potansiyelini tahmin edebiliriz.  İslami likiditeye oranla islami ürünlerin kısıtlı olması, sukuk ihraçlarının talebinin konvansiyonel ihraçlara oranla genelde daha yüksek olmasını açıklıyor.

Sukuk, ülkemizde ve global piyasalarda en çok ‘kira sertifikaları’ şeklinde karşımıza çıkıyor. Basit olarak ihraççıya ait bir gayrimenkulün ihracı gerçekleştirmek için kurulmuş bir ‘Varlık Kiralama Şirketi’ ne geri alınmak üzere belli bir süre satılması, VKŞ’nin bu gayrimenkulü kiralaması ve bu kira gelirlerine karşı kira sertifikası ihraç ederek kira gelirlerini sertifika sahiplerine kar payı olarak ödemesidir. Sukuk’un da kar payları belirli dönemlerde, USD cinsi ihraçlarda genelde 6 ayda bir ödemeli olur ve genelde sabit bir oranda dağıtılır. Vade sonunda da anapara ödemesi yapılır. Yatırımcılar kira gelirlerine ortak oldukları için islami kurallara uygun kabul edilir. Yatırımcı kitlesi genelde kısa vadeli alım-satım değil taşımak için alım yaptığı için kıymetlerin volatilitesi geleneksel eurotahvillere göre daha düşüktür. 2012 yılına kadar 10 yılın üzerinde sukuk ihracına rastlamak çok mümkün değildi. Genelde vadeler ortalama 5 yıl civarındaydı. 2012 yılında, sukuka olan talebin ve risk algısının artması sonucu perpetual (2049 vade), Tier1 sukuk borçlanmasını da gördük.

Vadelerin uzamasının yanı sıra katılımcılar bu ürünleri yıllardır alıp, satan ve ihraç eden katılımcıların ötesine geçti. Türkiye Hazinesi ilk USD ve TL cinsi sukuk ihracını gerçekleştirdi. Bu sene Güney Afrika hazinesi ilk kez bir sukuk ihraç etmeyi planlıyor. Aynı şekilde Mısır, Tunus ve Umman’da sukuk ihraçlarını yaygınlaştırmak için kanuni düzenlemeler yapılıyor. Hong Kong, ülkede daha fazla sukuk ihracının yapılabilmesi için vergisel düzenlemelerini değiştiriyor.  Bu sene yapılacağı bildirilen ülke sukuk ihraçlarının %97’sini bu piyasaya ilk kez giren ülkeler oluşturuyor. Farklı ülkelerden katılımcıların sektöre girmesiyle farklı para birimleri cinsi sukuk ihraçları ileride daha da artacaktır. Çin Yuan’ının da yaygın kullanılmaya başlayacağını ve Asya ve Orta Doğu yatırımcılarının sermaye piyasalarındaki paylarının artacağını düşünürsek Çin Yuanı cinsi sukuk ihraçlarıyla daha sık karşılaşmak çok şaşırtıcı olmaz.

İhraççıların yanı sıra sukuk ihraçlarına katılan konvansiyonel katılımcıların payı da artıyor. Türkiye Hazinesi’nin USD cinsi sukuk ihracına gelen talebin yaklaşık %60’ı Orta Doğu’dan olsa da %21’i Avrupa ve ABD’den geldi. Bu pay sukuk piyasası regülasyonlarının daha standardize hale gelmesi ve likiditesinin artmasıyla daha çok yükselebilir. Dubai Finansal Piyasası sukuk satın alma ve trade yapılması konusunda kendi standartlarını oluşturmaya çalışıyor.

Her ne kadar konvansiyonel ürünlere oranla sukuk regülasyonları açısından ortak standartların olmaması sukuk piyasasının önündeki engellerden bir tanesi olsa da islami finansman ürünlerinin çeşitliliği biraz da çok kesin çerçevelerin olmamasından kaynaklanıyor. Yine de standardizasyon konusunda çalışmalar devam ediyor. Katılımcıların günden güne artması önümüzdeki dönemlerde gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlayacaktır.

Ebru Serteser

Bölüm Yönetmeni | Uluslararası Piyasalar