Çin – Sermaye Hareketlerini Anlamaya Çalışmak

Shanghai_Pudong_Jan_2_2014

Bu yazA� 17.08.2015 tarihinde yayA�nlanan Grafiklerle A�in’i Anlamaya A�alA�AYmak baAYlA�klA� yazA�nA�n devamA� niteliAYindedir.

FX rezervleri konuAYulduAYunda yeterliliAYi konusunda akla ilk gelen metrik ithalatA� karAYA�lama oranA�dA�r. Klasik oran da min 3 ay ama tercihan 6 ay olmasA�dA�r. Ancak IMF dahil literatürde baAYka metriklerin de olduAYunu biliyoruz. A�zellikle de konu A�in ise ithalatA� karAYA�lama oranA� fazla bir anlam ifade etmiyor (150 mn dolar), durumu çok rahat. DiAYer iki ana metrik ise rezervlerin M2 para arzA�na oranA� ve kA�sa vadeli yabancA� borca oranA�dA�r. Son kalemde de kabul edilen oran 100%dür. Yani piyasada ani bir kilitlenme olmasA� durumunda FX rezervlerinin tüm borcu karAYA�layabilmesi. Burada da kimse A�ina��in (kA�sa vadede) A�bir sorunu olabileceAYini düAYünmüyor.

2015: Foreks Piyasasında Volatilite Yılı

Volatilite çok genel anlamıyla fiyat hareketlerinin değişim hızı ve fiyat oynaklığı derecesi olarak tanımlanabilir. Yatırımcıların risk algısı ile de doğrudan bağlantılı olduğundan FX piyasasında ve özellikle türev ürün fiyatlamalarında bire bir etkisi görülür. Volatilite temelde yön hakkında fikir vermese de hareketlerin belirsizliğini, fiyat dalgalarının büyüklüğünü göstermesi bakımından dikkat edilmesi gereken en önemli göstergelerden bir tanesidir. 2015 yılında, faiz savaşlarında son dönemece girilmesi, enflasyon korkuları, FED’in faiz arttırımı konusu ve sıcaklığını hiç kaybetmeyen Yunanistan borç durumunun başı çekmesi ile yüksek belirsizlik yılı olarak devam ediyor.

Introducing: Trading for the 21st century

platforms_screenshot

Recently, our exclusive Turkish partner İş Yatırım, launched a marketing campaign featuring its brand-new offering, TradeMasterFX Plus powered by Tradable trading technology. When watching the advertisement, you’ll notice that the key feature of the platform is unlike that of many other trading platforms − in fact, at first glance, it might not feel like an advertisement for a trading platform at all.  As the CEO & Co-founder of Tradable, I’d like to offer some insight into why we build Tradable and why we believe it brings trading into the 21st century.

Most trading platforms in the market today are still based on technology that dates back to the late 90s.  At a time when trading was reserved mainly for heavy institutions on Wall St. and select individuals that had to place phone calls to their brokerage in order to place orders.  With the uprising of the Internet, the process of getting a quote, placing a trade, and getting a confirmation, suddenly all happened on your screen, within milliseconds. This greatly democratized the access to the financial markets and brought about e-trading as we know it today.

The problem facing many traders today, however, is that trading is not just about getting a quote and placing a trade anymore. There’s much more to becoming a successful trader than that. A quick look into the various trading communities flourishing online will show you the simple truth that traders are different. There are different philosophies, trading styles and trading tools, which sets good traders apart from bad ones. A quick Google search for “financial trading tools” will list over 100,000,000 search results. And for good reason: Like a contractor, a carpenter or a software developer − it’s difficult to succeed in trading without the right tools. But how do you find the right tools in a world where you get over a hundred million search results when searching your topics? The bottom line is that while there is a great number of tools out there to help traders trade better, with today’s traditional platforms, it’s difficult to find the right tools and to make them work with your existing trading platform.

This is where Tradable comes in.

Jannick Malling HD_profile_picIn a world where there is a wealth of information available, the challenge becomes arranging it, rather than producing it. So when we started Tradable, we threw out the traditional rulebook for financial trading and fundamentally tried to re-think how you would build a trading platform for the 21st century: In an era where the world’s largest transportation company (Uber) doesn’t own any cars, where the world’s most popular media owner (Facebook) creates no content and the world’s most valuable retailer (Alibaba) has no inventory – how do you build a smarter, sustainable and more valuable trading platform?

The answer we found in combining the best of the sharing economy, cloud computing and modern user experiences.

We’ve designed Tradable from the bottom up not just to be a platform for trade execution, but to be a one-stop-shop for all your trading needs.  We do this by bringing all of your trading tools into the trading platform environment. When all your trading tools sit within one integrated platform, they can all talk with each other, which makes everything much smarter and much easier. Your risk management tool knows when your automated trading tool just sent an order to the market. If you forgot to protect it, it can automatically protect it for you. Your charting applications know what positions you have and can visualize those in real-time.  Your audio alert tool can provide you visual and audio notifications when your margin settings are about to get hit.

Moreover, as an open platform, we crowd-source these tools from some of the most experienced traders in the world and makes them available for any clients of our brokerage partners, with the click of a button. In other words, you install the platform once. And from there, you can add any trading tool integrated with your account with simply one click.

Since our launch in 2012, we quickly went on to gain recognition from our industry peers by being voted “Most Innnovative Financial Product” at the largest industry trade show. We believe the recognition comes from realizing that an open model where people can share their trading tools in a much easier way, ultimately benefits everyone; brokers, developers and traders alike. Since our inception, we have launched in markets such as the US, Japan and the UK, providing new ways of idea generation, trade entry, risk management, technical analysis and much more. And we’re excited to have finally brought this to the Turkish marketplace as well.

This paradigm shift from a world of fragmented, disconnected trading tools to having everything integrated in one, beautiful and easy to use trading experience, is what Tradable and TradeMasterFX Plus is all about. And it’s how we envision a trading platform should work in the 21st century.

Jannick Malling

Tradable
CEO & Co-founder
@malling twitter.com/malling
linkedin.com/in/jmalling

ga_coverBu yazı Mehmet Tolga Özgür tarafından dilimize çevrilerek Capital Dergisi ile ortak hazırladığımız Geniş Açı ekinde yayımlanmıştır.  

Geniş Açı’nın Temmuz ayında yayımlanan “Sermaye Piyasalarında Dijital Dönem” konulu sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

468x68

TradeMaster FX Plus: Burada herkese göre bir App var!

Dümene geç, kendi platformunu oluştur… tmfx_blog_2

Son 20 yılda “platform trading” ya da “e-trading” konularında devrim niteliğinde gelişmeler oldu.

İlk once 90’larda nasıldı, hatırlayalım. 90’lı yıllarda grafik programlarının gelişmesiyle telefonda verilen alım-satım emirleri, yerini yavaş yavaş elektronik platformlara bırakmaya başladı. Ancak  günümüzdeki   imkanları düşünmeyin. Ara dönemde epey farklı ve zorlu yollar denendi.

Hız Tuzağı

Filmseverler hatırlayacaklardır; 2011 yılında vizyona giren, Brad Pitt’in canlandırdığı Billy Beane’in Oakland Athletics beyzbol takımında istatistiki veriler yardımıyla yakaladığı başarıyı anlatan “Moneyball” adlı filmi Oscar’a da en iyi film kategorisi başta olmak üzere 6 kategoride aday gösterilmişti.  Filmin alıntı yapıldığı “Moneyball: The Art of Winning an Unfair Game” adlı kitabın yazarı Michael Lewis, 31 Mart’ta yayınlanmasına rağmen şimdiden En Fazla Satan Kitaplar kategorisinde ilk sıraya yerleşen “Flash Boys” ile bu sefer film kriterleri yerine birçok piyasa düzenleyici kurumu ve hatta FBI’ın dikkatini çekmiş durumda.

High Frequency Trader’ları konu alan kitap Amerika Hisse Senedi piyasalarındaki emir iletim hızına yönelik yapılan yatırımlarla kazanılan milisaniyelik avantajla nasıl gerçek emirlerin frontlandığı detaylandırılıyor. Aslında, emir iletim hızını arttırmaya yönelik yarışı 2007-2010 yılları arasında Spread Network adlı firma Chicago ile New York arasındaki 1300 kilometrelik mesafeye düz bir fiber-optik hattı döşemek için $300 milyon harcayarak başlattı. Hattı kullananların normalde 17 milisaniye olan erişim hızını 13 milisaniyeye indirebildiği ancak 4 milisaniyelik avantajın o dönemde senelik $14 milyonluk bir fatura karşılığında geldiğini belirtmek gerekir (bir insanın gözünü açıp kapama hızı 150 milsaniyedir).

Kitapta yer alan iddialar Amerika piyasalarında o kadar ses getirdi ki, Nisan ayının ilk haftasında halka açılarak $3 milyar piyasa değerine ulaşması beklenen HFT şirketi Virtu Financial (VIRT)’da bu kararını ertelemek zorunda kaldı.  Bir not olarak Virtu Financial’ın son 5 sene içerisinde sadece 1 gün zarar ettiğini belirtmeden geçemeyeceğim. HFT şirketlerine yönelik SEC, CFTC ve FBI’ın başlattığı inceleme, son dönemde NASDAQ’ta yüksek hacim ve hisse senedi fiyatına sahip hisse senetlerindeki satışlarında arkasındaki nedenlerden birisi olarak öne çıkmaktadır.

Son yıllarda hisse senedi piyasalarında artan HFT işlemlerinin ayrıca, Spot FX işlemlerindeki günlük $5 trilyonluk hacmin %40’ına ulaştığı belirtiliyor. Piyasa yapıcısı bankaların Londra, New York ve Chicago’da bulunan işlem serverlarına mümkün olduğu kadar yakın lokasyonlarda data merkezlerini kuran HFT’ler, emir iletim hızlarını 1 milisaniyenin altına indirmiş durumdalar. FX piyasalarında işlem yapan HFT’lerin ellerindeki hızın verdiği avantajla, en fazla işlem gören EUR/USD, USD/JPY ve EUR/JPY pariteleri arasında anlık arbitraj fırsatları yakalamaya çalıştığı, diğer kurumların gecikme süreleri nedeniyle yüksek montanlı emirler öncesi pozisyon aldıkları, FX platformları arasındaki arbitraj fırsatlarını yakaladıkları ve örnek olarak ekonomik verilere hızlı tepki vermeye yönelik modeller üzerinde yoğunlaştıkları bilinmektedir. Ancak, FX piyasalarının hisse senedi piyasaları gibi merkezileştirilmemiş oluşu ve eksik olan şeffaflık nedeniyle, Amerika’da HFT’lere yönelik incelemelerin FX piyasalarına uzanması şimdilik uzak bir ihtimal olarak gözükmektedir.

Regülasyon dalgasının finans piyasalarında yayıldığı bir dönemde, HFT’lere 1987 yapımı Wall Street filmindeki Gordon Gekko karakteriyle özdeşleşen “Insider Trading” konseptinin 21. Yüzyıl damgası vurulduğu takdirde, hisse senedi piyasalarına ek olarak global FX hacimlerinde de dalgalanmalara neden olabileceğinden gelişmeleri yakından takip etmekte fayda olacaktır.  

Cüneyt Akdemir

SGMK ve FX Müdürü | Uluslararası Piyasalar

#Merhaba derken…

Elektronik emir iletim platformlarının gelişimiyle, yeni kuşak yatırımcılar piyasalara direkt erişim olanaklarına sahip oldu. Hızlı emir iletiminin sağladığı avantaj ile yatırımcılar haber paylaşımında da eski klasikleşen yöntemlerin dışında yeni kaynak arayışlarını hızlandırdı.  Son dönemde özellikle halka arzları ses getirmekte olan Facebook ve Twitter yatırım dünyasının bu çağrısına yavaş yavaş çare olmaya başladı.  

İlk olarak 2012 yılının Temmuz ayında online film kiralama hizmeti sunan Netflix (NFLX)’in CEO’su Reed Hastings’in kişisel Facebook hesabından Netflix kullanıcılarının video izleme sürelerinin aylık 1 milyar saati geçtiği açıklaması ile Netflix hisse senetleri gün içi %6 yükseliş kaydetti. İlk etapta Netflix ve Hastings’i konu hakkında uyaran Amerika Sermaye Piyasası Kurulu (SEC), yatırımcılara sosyal medya sitelerinden şirket hakkında bilgilere ulaşabilecekleri açıklamaları yapıldığı takdirde bu şekilde istatistiki ve şirket bazlı haberlerin yayınlanmasında sakınca olmadığını belirtti.

Twitter’da anlık atılan mesajların ne kadar piyasa tarafından yakından takip edildiğinin bir örneğini ise 23 Nisan 2013 tarihinde yakından şahit olduk. Güncel rakamlarla 2,5 milyon takipçisi olan Associated Press (@AP) kanalı üzerinden 23 Nisan 2013 tarihinde Beyaz Saray’da iki patlama olduğu ve Obama’nın yaralandığı mesajı ardından, Dow Jones 30 endeksi anlık olarak 140 puan değer kaybetti. Diğer endeksleri de aşağı çeken Twitter mesajı ile yaklaşık $200 milyarlık piyasa değerinin kaybedildiği belirtildi. Kısa bir süre sonra haberin gerçek olmadığı ve mesajın @AP Twitter hesabından silinmesi ardından piyasa tekrardan toparlanıp eski seviyesinde işlem gördü.  Ancak, sosyal medyanın piyasalar üzerindeki artan etkisi bir kez daha kendisini kanıtlamış oldu.

Teknoloji kanadında gözlemlenen gelişmelerin yatırımcıların foreks piyasalarına erişimini kolaylaştırdığını görüyoruz.  Artık sektör standardı haline gelen uygulamaların yanı sıra akıllı telefonlar aracılığıyla kullanılan mobil platformlar, yatırımcıların 5/24 açık olan tezgahüstü forex piyasalarına erişimine katkı sağlamakta.  Etkin ve anlık bilgi akışının sürekli erişilebilirlik ile birleşmesiyle yatırımcılar istedikleri gibi yatırımlarını birinci elden kontrol edebilme imkanına sahipler.Yukarıdaki örneklerden sosyal medyayı manipülatif bir iletişim aracı olarak algılamamak lazım. 2013 yılının Nisan ayında Amerika Sermaye Piyasası Kurulu SEC, sosyal iletişim kanallarının kurallar dahilinde kullanıldığı takdirde yatırımcıların bilinçlendirilmesi hususunda faydalı birer araç olduğunu açıkladı. Ayrıca, küresel piyasalarda profesyonel anlamda aktif olarak kullanılan Bloomberg terminallerinin artık Twitter mesajlarını içeren pencereden de takip edilebiliyor olması da piyasadaki sosyal iletişim çağına herkesin kulak vermesi gerektiğinin açık birer sinyalidir.

TradeMaster FX Sosyal Medyada!

İş Yatırım olarak biz de sosyal paylaşımın artan önemini ve kaldıraçlı FX işlemlerinin piyasadaki gelişmelere karşı olan duyarlılığını göz önünde bulundurarak TradeMaster FX’in sosyal medya kanallarıyla güncel ve anlık bilgileri uzmanlarımızın yorumlarıyla yatırımcıların erişimine sunmaya başladık.

Hashtag’imiz #ForeksArtıkBöyleBirŞey!

https://www.facebook.com/TradeMasterFX

https://twitter.com/TradeMasterFX

Cüneyt Akdemir

Müdür | Uluslararası Piyasalar

Bonolarda 1994 Örneği

FED'in QE'yi bu yıl içinde azaltabileceAYi beklentisi ve ekonomide yaAYandA�AYA� iddia edilen toparlanma , ki katA�lmA�yorum, ara ara 1994 A�rneAYini gündeme getiriyor. Bu tarihte ABD S&L krizinden yeni yeni A�A�kmA�AY, Almanya birleAYme sorunu ile uAYraAYA�rken ERM A�A�kmüAY ve bir kur krizi yaAYanmA�AY, ve o dA�nemde gA�re (1980lerde yüksek enflasyon yaAYanmasA� nedeni ile) düAYük bir FED faizinde karar kA�lA�nmA�AYtA�.

Azubat 1994 toplantA�sA�nda ise FED piyasalarA� terste bA�rakacak bir hareket yaptA� ve faizleri 25 baz puan arttA�rdA�. BonocularA�n veya Soros severlerin yakA�ndan tanA�dA�AYA� Druckenmiller 2 günde 650 mn dolar (Sorosun Sterlinde yaptA�AYA� paranA�n yarA�sA�) sildi. Avrupa ve Asyada sabit getirili piyasalar sarsA�lA�rken sigorta Şirketleri ciddi zararlar yazdA�. DA�nemin ünlü hedge fonlarA�ndan Steinhardt Partners carry trade pozisyonundan (herkes kA�sa vadeli borA�lanA�p uzun vadeye yatA�rmA�AYtA�) 900 mn dolar zarar etti.

22 Mart toplantA�sA�nda “Maestro”dan ikinci 25 baz puanlA�k artA�AY geldi ve bu kez hisse , FX demeden tüm piyasalar darbe yedi. Ekte getirilerdeki yükseliAYin hA�zA� ve büyüklüAYü gA�rülebilir.

Bugün bu dinamiklerden çok uzaktayA�z. Faiz arttA�rA�mA� elbette sA�z konusu bile deAYil. OlasA� bir panik FED'in QE'yi bitirmesi veya azaltmasA� ile baAYlayacaktA�r. Ancak 1994'ten FED'in adA�mlarA� tamamen sürpriz niteliAYi taAYA�rken bugün FED her türlü AYeffaflA�AYA� gA�stermeye A�alA�AYA�yor. O dA�nemde enflasyon ciddi bir sorun olarak gA�rülürken bugün , AYimdilik olmak kaydA� ile, FED'i, harekete geA�irecek seviyelerden uzakta. NFP karAYA�laAYtA�rmasA� yaptA�AYA�mA�zda da benzer bir noktada olduAYumuzu sA�ylemek zor.Bir diAYer artA� da o dA�nemde carry trade'in yoAYun bir kaldA�raA� ile gA�türülüyor olmasA�. Azu anda kasabadaki oyun bu deAYil.

Ancak yine de bireysel yatA�rA�mcA�lar dahil global olarak ciddi birA� poisyon tutulduAYu inkar edilemezThe yield to maturity on speculative- grade corporate bonds worldwide fell to an unprecedented 5.96 percent yesterday, the first time the figure has dropped below 6 percent.”.A�A� FED'in getirilerin yükselmesini istemediAYini biliyoruz ancak en büyük alA�cA� olan FED aradan A�ekildiAYinde belli bir oranda yükseliAY kaA�A�nA�lmaz olacaktA�r. Volatilite çok düAYük, Merkez BankalarA�na güven çok yüksek, spreadler aAYA�rA� daralmA�AY durumda.

Ekonomik koAYullarA�n 1994'ten çok farklA� ve AYu anda inanA�landan daha zayA�f olduAYunu düAYündüAYümden ben de 1994 A�rneAYinin bire bir takip edileceAYini sanmA�yorum. Ancak 2 nokta önemli. Birincisi o dA�nemde faiz yükseliAYi hisse rallysini durduruyor ancak bitirmiyor. Orta vadede bu gA�rüntünün yine geA�erli olacaAYA�nA� düAYünüyorum. A�kincisi o dA�nemde bonolar genel bir boAYa piyasasA� içindeydi. Bugün ise 2012 son A�eyreAYinde tarihi dibini yaptA� ve ayA� piyasasA�nA�n henüz baAYA�nda. Bu nedenle para kamudan A�zele doAYru hareketini sürdürecek.

Azant Manukyan

Müdür | Uluslararası Piyasalar

zp8497586rq

Foreks’te bir senenin ardından…

Türkiye’de kaldıraçlı alım satım lisansına sahip yerleşik aracı kurumların 2011 yılında mevzuatta yapılan değişiklikler ardından yatırımcılarına sundukları kaldıraçlı işlemlerde bir seneyi aşmış bulunmaktayız.  2012 yıl sonu itibariyle piyasa yapıcısı lisansına sahip aracı kurum sayısı 22 ulaştı. Mart ayı sonunda açıklanması beklenen 2012 yılı hacim rakamları öncesinde, en son dokuzuncu ayda açıklanan rakamlara göre aracı kurumların işlem hacmi yaklaşık 1,7 trilyon TL’ye ulaşırken, İş Yatırım diğer piyasalarda olduğu gibi kaldıraçlı işlemler piyasasında da hacim sıralamasında ilk sırada yer aldı. (Açıklanan işlem hacmine yatırımcı işlemleri için yapılan hedge işlemlerini de kapsamaktadır) Artan lisans sahibi aracı kurum sayısına paralel olarak medyada yer alan reklamlar sayesinde, kaldıraçlı işlemlerin piyasa bilinilirliği artarken Takasbank’taki hesap sayısının da yıl boyunca arttığı gözlemlendi. Regülasyon öncesi kaldıraçlı işlemlerde tecrübesi olan yatırımcılar en iyi alım/satım spreadini, servis kalitesi ve güvenilirlikle birlikte sunan aracı kurumları değerlendirme fırsatı buldular.

Peki yurtdışı piyasalarda, herhangi bir regülasyona bağlı olmayan kurumlarda kaldıraç oranları 1:500’e ulaşırken, kaldıraç oranı yurtiçi kurumların sınırlandığı 1:100 ile kalmalı mıdır ya da FX piyasasının regüle edildiği Amerika ve Japonya gibi ülkelerde olduğu gibi daha düşük seviyelere mi çekilmelidir? Türkiye’de yatırımcının kendi seçimine bağlı olarak maksimumda kullanabildiği 1:100 kaldıraç oranı, Amerika’da majör paritelerde 1:50 (diğer paritelerde 1:20), Japonya’da ise 1:25 ile sınırlıdır.  Yurtiçi aracı kurumlarda yatırımcılar kaldıraç oranını belirlemekte serbest olmakla beraber, çoğunlukla tercih edilen kaldıraç oranı 1:100’dür.

Yurtdışı organize piyasalara Türkiye’deki aracı kurumlar vasıtasıyla ulaşıp işlem yapabilen yatırımcılar, kaldıraçlı işlem platformları olmadığı takdirde hangi yatırım araçlarını kullanabilirler? Örneğin, organize bir borsa olan CME’de işlem gören Foreks’e dayalı vadeli kontratlardan EUR/USD’da yatırımcı $2.475 teminat ile $162.462’lık pozisyon büyüklüğünde, ya da başka bir deyişle EUR/USD’da yaklaşık 1:67 kaldıraçla işlem yapabilmektedir. Benzer şekilde yine CME’de işlem gören İngiliz Sterlini’nde 1:70, Japon Yeni’nde ise 1:46 kaldıraç ile işlem yapılabilme olanağı bulunmaktadır. Yukardaki örneklerden görülebileceği gibi yatırımcıların kaldıraca olan erişimi organize piyasalar yoluyla da mümkündür.  Bu nedenle 1:100 kaldıracı, yatırımcının seçtiği organize olmayan bir piyasada işlem yapabilmenin risk-primi olarak kabul etmek gerekecektir.

Organize piyasa ile kaldıraçlı işlem piyasası arasındaki öne çıkan farklardan birisi, yukarıdaki örneklerden görülebileceği gibi yatırımcıların işlem yapabilmesi için gereken teminat tutarıdır.  Vadeli kontratlardaki başlangıç teminatı tutarı, kaldıraçlı işlem yapan aracı kurumlarda hesap açılması için gerekli minimum bakiyelerin kat kat üzerindedir. Bu nedenle, henüz regülasyon açısından yeni bir piyasa olan kaldıraçlı işlemlerde alınması gereken önlemlerden biri olarak piyasadaki ‘minimum hesap açılış limitlerinin’ yukarıya çekilmesi öne çıkmaktadır. Bu şekilde en azından kaldıraç’ın cazibesinde kaldıraçlı işlemlerin kumar olarak görülmesinin önüne geçilebilir, gün içi hareketlerde anaparasını kaybedenlerin etkisinde yeni gelişen bu piyasanın kötü bir nam salması engellenebilir.

Yatırımcı nezdinde alınacak önlemlere ek olarak, aracı kurumların da sermaye yapıları dikkatle incelenmeli, aracı kurumların Takasbank yükümlülüklerini tamamlayıp tamamlamadıkları yakından takip edilmelidir. Buna ek olarak önceki blog yazımda belirttiğim gibi, aracı kurumların yatırımcı işlemleri için arka planda seçtikleri hedge yöntemleri doğrultusunda aldıkları piyasa riski sermayelerinin kat kat üzerine çıkabileceğinden risk kriterleri yakından takip edilmelidir.  Kurumların sermaye yapılarına oranla yatırımcıya karşı alabilecekleri risklere karşı sınırlamalar getirmek, piyasanın sağlıklı bir şekilde çalışması ve yatırımcıların muhtemel kayıplardan korunması açısından önem taşımaktadır.

Türkiye açısından yeni bir piyasa olan kaldıraçlı işlemlerde, kaldıraç oranını aşağı çekerek Japonya örneğinde olduğu gibi işlem hacimlerini dolayısıyla yatırımcı ilgisini azaltmak yerine, yukarıda kısaca değindiğim hesap açılış seviyeleri, kurumlar bazında açık pozisyon limitleri gibi hızlıca uygulanıp piyasaya olan güveni tazeleyebilecek önlemler ilk etapta daha etkili olacaktır.  Bu şekilde bölgesel finans merkezi hedefimiz doğrultusunda, hem yatırımcılar hem de aracı kurumlar açısından kaldıraçlı işlemlerin cazibesinin ve güvenilirliğinin korunmasıyla piyasanın temelleri sağlamlaştırılmış olacaktır. 

Cüneyt Akdemir

Müdür Yardımcısı | Uluslararası Piyasalar

A’dan B’ye Foreks’te Hedge Yöntemleri

Piyasada sayıları her geçen gün artmakta olan kaldıraçlı alım/satım lisansına sahip aracı kurumların hepsinde, yatırımcı olarak EUR/USD paritesinde işlem yapabilme imkanınız bulunmaktadır.  Peki, kurumların yatırımcılarına sundukları spreadlerdeki farklılık nereden kaynaklanmaktadır? Ya da işlem yaptığınız aracı kurumlar arka planda yatırımcı işlemlerinden doğan risklerini ne şekilde hedge etmektedirler?Hiç merak ettiniz mi?

FX piyasalarında hedge metodları olarak A ya da B-book denilen yöntemler uygulanmaktadır.   A-book modeli aracı kurumun tamamıyla acentelik yaparak, yatırımcıların işlemlerinin aracı kurumun likidite almakta olduğu kurumlar ile birebir hedge etmesidir. Bu modelde aracı kurum üzerinde pozisyon taşımadığı için piyasada doğabilecek fiyat hareketlerinden etkilenmediği gibi aracı kurumun üzerindeki risk minimize edilmektedir.  Yurt dışı foreks piyasalarında işlem yapan birçok aracı kurumun son zamanlarda yöneldiği metod budur.

B-book modelinde ise, yatırımcı işlemleri karşılığında aracı kurumun yatırımcıya karşı pozisyon almasıdır.  Örnek olması açısından, yatırımcının 1 lot uzun pozisyon açtığı EUR/USD’a karşılık aracı kurumun 1 lot kısa EUR/USD’da pozisyon almasıdır.  Yani, yatırımcının işlem karı aracı kurumun işlemdeki zararına; yatırımcının işlemden elde edeceği zarar aracı kurumun işlemdeki karına eşit olacaktır.  Yatırımcıya karşı pozisyon alan kurumların yatırımcı işlemlerini hedge etmemesinden dolayı işlem maliyeti sıfır olacağı için sabit spread ya da dar spread teklifleri olacaktır.  Ayrıca, Spot EUR/USD paritesi Dünya’da herhangi bir borsada işlem görmediği için, her aracı kurumdaki fiyatlar farklılık gösterebilecektir. Yukarıda B-Book yapan aracı kurumlardaki kısaca açıkladığım kar/zarar ilişkisini hatırlayarak yatırımcıya karşı pozisyon alan aracı kurumdaki fiyatların yatırımcıların stop seviyelerine ulaşma olasılığının tahminini sizlere bırakıyorum.

Diğer yandan her A-book modeli uygulayan aracı kurum aynı mıdır sorusunun cevabı da hayır olacaktır. Bu sorunun cevabında öne çıkacak olan, aracı kurumun sermaye yapısı ve likidite sağlamakta olan kurumlar ile arasında olan işlem limitleridir.  Çünkü, bildiğiniz gibi Türkiye’de yatırımcı teminatları Takasbank’ta saklandığı için, aracı kurum hedge işlemleri için doğabilecek teminat yükümlülüklerini kendi kaynaklarından fonlamak zorundadır.  Geçtiğimiz senelerde piyasalarda yaşanan likidite krizi nedeniyle kurumların işlem limiti almaları eskisi kadar kolay olmadığından, bazı aracı kurumlar yatırımcı işlemlerini birebir olarak hedge etmek için tek bir yurt dışı foreks brokerının likiditesinin kullanmaktadır. Likidite alınan foreks broker şirketinin içyapısındaki A ya da B-book yapısı net olmadığı için, aracı kurum dolaylı olarak B-book likiditesi kullanmaktadır. Ancak, yurtdışı piyasalarda foreks dışında diğer yatırım araçlarında işlem geçmişi olup, bankalar ile işlem limitleri bulunan aracı kurumların sunduğu acentelik modeli tamamıyla temiz A-book yapısıdır.

Türkiye’deki lisanslı aracı kurumlar arasında, kimin hangi yolu seçtiği açıkça belirtilmemektedir. Ancak, ilgilenen yatırımcılar her üç ayda bir Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği’ne rapor edilen ve TSPAKB’in internet sitesinde yayınlanan Kaldıraçlı Alım-Satım İşlem Hacimlerini ve Kaldıraçlı İşlemler Aracılık Komisyon rakamlarını karşılaştırılarak aracı kurumların hedge yöntemleri konusunda tahminde bulunabilirler.

Cüneyt Akdemir

Müdür Yardımcısı | Uluslararası Piyasalar      

Foreks İşlemlerinde Uzman Danışmanlar ve İndikatörler

 

Uzman Danışmanlar (Expert Advisor) Metatrader platformunda yatırımcının işlemlerini belirli parametrelere göre otomatik olarak yapan yazılımlardır. Uzman danışmanlar belirli stratejilere göre programlanır ve bu stratejileri otomatik olarak uygular. Yatırımcının platformu açık olduğu sürece yatırımcının hesabından otomatik olarak alış ve satış işlemlerini gerçekleştirir. Uzman Danışmanlar MetaTrader işlem platformunun kullandığı MQL4 (MetaQuotes Language 4) ile kodlanır. MQL4 ortamının kullanıcı dostu olması ve uzman danışman yazmak için kullanılan dilin de güçlü olması uzman danışman kullanan yatırımcılar arasında MetaTrader4’ü öne çıkarır.  Metatrader’da çalışan bu robotlar belirlenen stratejiye uygun şekilde hesabınızda pozisyon alır, pozisyon günceller ve kapatır.

Uzman danışman kullanımının tercih edilmesindeki en büyük etken, gerçek piyasa koşullarında işlem yaparken yatırımcıları etkileyen psikolojik faktörlerin yanlış yatırım kararlarına sabep olmasıdır. Uzman danışman kullanımıyla daha önce belirlenen parametrelere uygun olarak pozisyonlar açılıp kapanmakta, yatırımcının planladığının üzerinde zararlarla karşılaşması engellenmektedir.  Ayrıca belirli göstergelere bağlı kalarak devamlı işlem yapan kullanıcılar işlemlerini daha hızlı ve verimli bir şekilde gerçekleştirmek için uzman danışmanları kullanmayı tercih etmektedirler.

Yatırımcılar kendileri yeterli bilgiye sahip olmasa bile pek çok mecradan (internet, forumlar, vs) başkaları tarafından hazırlanmış uzman danışmanlara ulaşabilmektedir. Bu yazılımların bir kısmı belirli bir ücret karşılığı satılırken bir kısmı ise ücretsiz olarak paylaşılmaktadır.

Uzman danışmanlara ilişkin dikkat edilmesi gereken bir nokta yatırımcının kendisi tarafından kodlanmış bile olsa uzman danışmanların bir süre demo ortamında test edilmesi gerekliliğidir. Uzman danışmanların sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde çalıştığından emin olmak için ve başkası tarafından yazılmış ise yatırımcının risk parametrelerine uygunluğunun ölçülmesi için belirli süre demo ortamında test edilmesi önemlidir. Uzman danışmanlar yatırımcıya birçok konuda kolaylık sağlarken kullanılmaya başlanmadan önce testlerin gerekli şekilde ve süre yapılmaması durumunda yatırımcıyı zarara da uğratabilir. Başkaları tarafından geliştirilmiş uzman danışmanlarla geçmişe yönelik testlerde başarılı sonuçlar elde edilse bile gerçek ortamda bu EA’ların nasıl çalıştığının takip edilmesi gerekmektedir.

TradeMaster FX Meta işlem platformu uzman danışmanların kullanımına olanak sağlamaktadır. Uzman danışman kullanımında dikkat edilmesi gereken nokta yatırımcının platformun devamlı açık kalması zorunluluğudur. Bağlantının kesildiği durumlarda yaşanan veri kaybından dolayı algoritmanın sinyal vermeyeceği, sinyal verse bile platform kapalı olduğu için emirlerin gerçekleşmeyeceği göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca belirli değişkenlere göre yazılan Uzman Danışmanların hepsinin belirli bir ömrü bulunmaktadır. Piyasada sürekli değişen koşullar nedeniyle Uzman Danışmanların kullandığı algoritma geçerliliğini yitirmektedir. Bu sebeple belirli periyotlarda kullanılan Uzman Danışmanın güncelliği test edilmedilir.

İndikatörler ise uzman danışmanlara benzer şekilde belirli göstergelere dayanarak yatırımcılara alt-sat komutları veren programlardır. Uzman danışmanlardan farkı işlemi gerçekleştirmemesi sadece alım satım için yatırımcıya sinyal vermesidir. İndikatör desteği ile işlem yapmak isteyen yatırımcı uzman danışmanda olduğu gibi belirli bir süre demo ortamında test etmeli ve daha sonra gerçek ortamda sinyalleri kullanmaya başlamalıdır. Tek bir indikatöre bağlı kalmak yerine birden fazla indikatörü aynı anda çalıştırarak göstergeleri birbirine teyit ettirmek yatırımcılar tarafından daha sık kullanılan bir yöntemdir.  MACD, Stokastik ve RSI foreks piyasasında işlem yapan yatırımcılar arasında sıklıkla kullanılan indikatörlerdir.

Pınar Özyüksel

Uzman | Uluslararası Piyasalar