Ekim sonrası FED Bilançosu

Mart  2019 Balance Sheet Normalization Principles and Plans dokümanına göre: “when the Committee judges  that reserve balances have declined to a level consistent with efficient and effective implementation of monetary policy (repo piyasasında yaşananlar bu noktanın ötesine geçtiğimizi gösterdi), the SOMA portfolio will hold no more securities than necessary for efficient and effective policy implementation. Once that point is reached, the Committee will begin increasing its securities holdings to keep pace with trend growth of the Federal Reserve’s non-reserve liabilities and maintain an appropriate level of reserves in the system.”

Kördüğüm sandıkta mı çözülecek Meclis’te mi?

ysk-secim-sandik-gorevlileri

Eylül ve ekim ayında yapılan anketler ve Mutsuzluk Endeksi modelimiz kasım başında yapılacak erken genel seçimlerin Meclis’teki parçalı yapıyı değiştirmeyeceğine işaret ediyor. Seçmenin siyasi tercihinde önemli değişikliklere yol açacak olağanüstü gelişmeler yaşanmazsa haziran seçimlerinde olduğu gibi parçalı bir Meclis yapısı ile karşı karşıya kalacağız.

Fırtına mevsimi devam ediyor

Fırtına mevsimi devam ediyor

Türkiye piyasaları dışarıdan ve içeriden gelen şoklarla ağustos ayında savruldu. Bir yanda Çin ve ABD ekonomilerinden gelen yavaşlama sinyallerinin vurduğu küresel risk iştahı, diğer yanda jeopolitik risklerin ve iç savaş tehlikesinin arttığı bir ortamda ortaya çıkan seçim sarmalı endişesi piyasaları dalgalandırdı. Petrol fiyatlarındaki gerileme ve Fed’in faiz artırma beklentisinin ötelenmesi piyasalardaki satışın bir çöküşe dönüşmesini engelledi.

Cin lambadan çıktı 
Şangay borsasından başlayarak küresel piyasalara yayılan satış dalgası Çin’in ekonomik ve finansal bir krize girmesinden değil büyümedeki sert iniş tehlikesi karşısında ekonomi yönetiminin kur savaşı başlatacağı endişesinden kaynaklanıyor. Dolara karşı parasını nominal olarak bir bant işinde tutan Çin uzun zamandır bölge için bir istikrar kaynağı oldu. Çin’in para ve kur politikasını değiştirmesi dış ticaret ortaklarıyla kur savaşı başlatabilir.

Ekonomi yönetiminin yapabilecekleri sınırlı 
Ekonomi yönetiminin aldığı önlemler Çin ekonomisindeki yavaşlamanın şiddetini azaltacak. Ancak ihtiyaç fazlası kapasite ve yüksek finansal kaldıraç orta vadede büyümeyi baskılamaya devam edecek. Çin hükümetinin büyümeyi uyarmak için faizleri düşürerek parasına değer kaybettirmesi Çin’e mal satan ve Çin ile rekabet eden ülkeleri olumsuz etkileyecek.

Küresel büyümede yön aşağı 
İktisadi büyüklüğüne göre Çin’in küresel piyasalardan aldığı pay çok sınırlı. Dolayısıyla Çin’den dünyaya yayılacak bir finansal kriz söz konusu değil. Çin ekonomisinin küresel büyüme üzerindeki etkisi ağırlıklı olarak ithalat kanalından gerçekleşiyor. Çin’in ithalatının %29’unu hammadde alımları, %26’sını sermaye malları oluşturuyor. Ekonomideki yavaşlama hammadde talebini baskılayarak emtia üretici ülkeleri (Brezilya, Rusya, Avustralya, Orta Doğu, Afrika), yatırımları azaltarak sermaye malı ihracat eden ülkeleri (Almanya ve Japonya) vuruyor.

Çin’in yavaşlaması ve parasına değer kaybettirmesi küresel büyümeyi aşağı çekecek ve dünyadaki dezenfl asyonist süreci destekleyecek. Yaşanmakta olan devalüasyon baskısı nedeniyle gelişmekte olan ülkelerde bu etki daha sınırlı olacak. Zaten deflasyon tehdidi ile uğraşan gelişmiş ülkelerde bu etki para politikasının daha uzun süre genişleyici olmasına neden olacak.

Küresel sermaye gelişmekte olan ülkelerden kaçıyor 
Çin’e emtia satan ve / veya küresel büyümeye duyarlı gelişmekte olan ülkeleri sonbahar aylarında zorlu bir konjonktür bekliyor. Gelişmekte olan ülkelerle büyüme farklarının azalması sermaye çıkışı yoluyla döviz kurunu baskılayarak bu ülkelerin finansal koşulların sıkılaştığı, enflasyonun yükseldiği ve büyümenin yavaşladığı kendi kendini besleyen olumsuz bir sarmala girmesine yol açacak.

Türkiye için ehvenişer bir durum 
Çin’in büyümesinin yavaşlaması ve dünyaya deflasyon ihraç etmesi Türkiye için ehvenişer bir gelişme. Çin’in büyümesinin yavaşlaması cari dengeyi desteleyerek Türkiye’yi destekleyecek. Çin’den yayılan defl asyonist etki ise düşük emtia fiyatları ve ucuz ihraç mallarıyla gelişmiş ülkelerin para politikasının normale dönüş sürecini geciktirerek, Türkiye gibi yabancı tasarrufa ihtiyacı olan ülkeleri olumlu etkileyecek.

Reel ekonomi küresel dalgalara karşı duyarlı 
Son yıllarda elde edilen kazanımlara rağmen Türkiye piyasaları yüksek finansman ihtiyacı nedeniyle risk iştahındaki olası bir bozulma karşısında kırılgan durumda. 2013 Fed dalgasında finansal dalgalanmanın reel ekonomi üzerindeki etkisi sınırlı olmuştu. Yeniden seçime gidilmesi, sınırlarımızda devam eden iç savaş, Rusya’daki küçülme ve artan terör eylemleri ile boğuşan, yüksek döviz açığı olan Türkiye’nin olası bir Fed şokundan 2013 yılına göre daha olumsuz etkileneceğine inanıyoruz. Bu nedenle 2015 – 2016 yıllarında ekonominin %2,5 civarında mütevazi bir hızla büyüyeceğini tahmin ediyoruz.

Serhat Gürleyen, CFA

Direktör | Araştırma

Çin – Sermaye Hareketlerini Anlamaya Çalışmak

Shanghai_Pudong_Jan_2_2014

Bu yazA� 17.08.2015 tarihinde yayA�nlanan Grafiklerle A�in’i Anlamaya A�alA�AYmak baAYlA�klA� yazA�nA�n devamA� niteliAYindedir.

FX rezervleri konuAYulduAYunda yeterliliAYi konusunda akla ilk gelen metrik ithalatA� karAYA�lama oranA�dA�r. Klasik oran da min 3 ay ama tercihan 6 ay olmasA�dA�r. Ancak IMF dahil literatürde baAYka metriklerin de olduAYunu biliyoruz. A�zellikle de konu A�in ise ithalatA� karAYA�lama oranA� fazla bir anlam ifade etmiyor (150 mn dolar), durumu çok rahat. DiAYer iki ana metrik ise rezervlerin M2 para arzA�na oranA� ve kA�sa vadeli yabancA� borca oranA�dA�r. Son kalemde de kabul edilen oran 100%dür. Yani piyasada ani bir kilitlenme olmasA� durumunda FX rezervlerinin tüm borcu karAYA�layabilmesi. Burada da kimse A�ina��in (kA�sa vadede) A�bir sorunu olabileceAYini düAYünmüyor.

Seçim Sarmalı

secimm

CHP ile yapılan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından gözler bugün yapılacak MHP görüşmesine çevrildi. Başbakan Davutoğlu’nun Bahçeli ile yapacağı toplantıya iki alternatif teklifl e gitmesi bekleniyor.

  1. Sınırlı süreli koalisyon teklifi: Daha önce CHP’ye de sunulan bu teklifte MHP’ye sınırlı süreli bir hükümet kurma önerilecek. Görev süresi muhtemelen bir yıldan daha kısa olacak bu hükümetin önceliği ülkeyi seçime taşırken biriken acil sorunlara çözüm getirmek olacak. 
  2. Azınlık hükümeti: Mevcut hükümet ile en kısa zamanda (Ekim sonu – Kasım ortası) seçime gidilmesi için MHP’den destek istenecek. Cumhurbaşkanı tarafından seçimlerin tekrarlanması kararı verilmesi durumunda kurulacak seçim hükümetinde tüm partiler yer alıyor. HDP’nin hükümette yer almaması için MHP’nin Ak Parti’ye destek vereceği ümit ediliyor. 

Ankara kulislerinde gelen sinyaller MHP ile yapılacak görüşmelerin ‘sınırlı bir hükümet’ çözümü ile sonuçlanması ihtimalinin çok düşük olduğunu gösteriyor. Hafta sonu yaptığı MYK toplantısında erken seçime destek vermeme kararı alan MHP’nin Davutoğlu’nu görevi Cumhurbaşkanına iade etmeye zorlaması bekleniyor. Genel görüş, bu meclisten kalıcı bir hükümet çıkması şansının sıfıra indiği yönünde. MHP ile yapılacak görüşme daha çok seçimlere hangi hükümetle gidileceğini göstermesi açısından önemli. Bu saatten sonra Ak Parti – MHP hükümetinin kurulması çok zor gözüküyor.

Bizim görüşümüz de önemli bir değişiklik yok. Seçimler sonrasındaki ilk değerlendirmemizde, siyaset sahnesinde ve toplumdaki kutuplaşmanın kalıcı bir koalisyon hükümeti kurulmasını zorlaştırdığını savunuyorduk. Şimdi de aynı görüşteyiz. Koalisyon senaryolarına vade sonuna yaklaştıkça değeri sıfıra giden bir opsiyon gibi yaklaşıyoruz. Seçimlerin hemen sonrasında bir yıl içinde erken seçime gidilmesine %60 ihtimal veriyorduk. Koalisyon görüşmelerinin başlamasının uzaması ve müzakere sürecine bir türlü geçilememesi üzerine Temmuz ayında bu ihtimali %80’e artırdık. Geçen hafta açıklanan anket sonuçlarında Ak Parti’nin oylarında görülen iki puan civarı artış erken seçim ihtimalini %100’e yaklaştırdı.

Ekonomi kulislerinden gelen haberler de erken seçim yoluna girdiğimizi gösteriyor:

  1. Emekli, dul ve yetimlerin TOKİ’den avantajlı koşullarla ev almasının yolu açılıyor.
  2. Emeklilere 700 TL kurban yardımı yapılması,
  3. Maaş ödemeleri için bankaların emeklilere 800 TL’ye ulaşan promosyon ödemesi yapması için görüşmeler sürüyor.

Lafı çok uzatmayalım. Türkiye seçim sathına girdi. Daha doğrusu seçim sathında kalmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde yayınlanacak kamuoyu anketleri büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde seçmenin tercihi son anketlerdeki gibi olmaya devam ederse Türkiye bir seçim sarmalına girebilir. Piyasalar henüz bu senaryoyu fiyatlamaya çok uzak. Ancak asla asla dememek lazım.

Serhat Gürleyen, CFA

Direktör | Araştırma

Komşuda pişer, bize de düşer…

iran-lavrov-kerry-hammond-ap

İran ile ABD’nin başı çektiği Birleşmiş Milletler güvenlik konseyinin beş daimi üyesi ve Almanya arasında iki yıldır sürdürülen görüşmeler başarı ile sonuçlandı. Yapılan anlaşmaya göre İran’ın uranyum stoklarını ve santrifüj sayısını hedeflenen seviyelere indirmesiyle  Batı ülkeleri  ekonomi ve finans alanındaki yaptırımlarına son verecek.  Altı ile dokuz ay arasında tamamlanacağı tahmin edilen nükleer arınma sürecinin ardından 2016’nın ilk yarısında  İran’ın gelişmiş ülkelerde alıkonan 100 milyar dolardan fazla varlığı serbest bırakılacak ve enerji ihracatına izin verilecek.

Çin Borsası ve Souk al-Manakh

Chinese stock investors check their shar

A�in endeksinde deAYer kaybA� A�ngiltere’nin GDP’si kadar oldu manAYetlerini gA�rmüAYsünüzdür. Bu tam olarak ne ifade ediyor? A�in hisseleri A�ngilterea��nin GDPa��si kadar yükselirken bu karlarla destekleniyor muydu? üretim mi artmA�AYtA�?A�Krediler üretkenA�yatA�rA�mlara mA� aktarA�lmA�AYtA�? Benim de detaylarA�na yeni vakA�f olduAYum az bildiAYiniz bir balondan ufak bir kesit paylaAYarak hisse piyasalarA�nA�n sildiAYi deAYerin anlamsA�z olduAYunu vurgulamak istiyorum.

ABD Büyümesi ve Revizyon üzerine

YarA�n 1 A�eyrek GDP’si son standart revizyonuna uAYrayacak piyasa beklentisine gA�re -0.7%’den -0.2%ye düzeltilecek. Ben düzeltmenin biraz daha iyi olmasA�nA� bekliyorum (sA�fA�r belki ufak bir artA�AY). Ve hatta ileride yapA�lacak yA�llA�k revizyonlarda çok farklA� yaniA�bir büyüme rakamA� bile gA�rebiliriz.

Biraz daha detaylandA�rA�rsam; aAYaAYA�daA�2010-2014 yani resesyonun bittiAYi (resmi tarihi 2009 Haziran) dA�nemden sonra A�eyrek bazA�nda GDP var.

Dövizin Ağırlığının Artırması En Az Seçim Sonucu Kadar Önemli

418-1430392685

Türkiye ekonomisi dışarıdan ve içeriden gelen şoklar ile uzun ince bir yolda ilerliyor. Yurtdışında genelde gelişmekte olan ülkelere özelde Türkiye’ye yönelik risk iştahındaki dalgalanma devam ediyor. Yurtiçinde son yedi yılda biriken yapısal sorunlara seçim sonrası artan politik belirsizlikler eklendi. Belirsizliğin arttığı ve güvenin azaldığı bu ortamda tasarruf sahibi döviz ikamesi ile birikimini korumaya çalışıyor. Vatandaşın portföyünde dövizin ağırlığını artırmasını en az seçim sonuçları kadar önemli bir işaret olarak okuyoruz.

Introducing: Trading for the 21st century

platforms_screenshot

Recently, our exclusive Turkish partner İş Yatırım, launched a marketing campaign featuring its brand-new offering, TradeMasterFX Plus powered by Tradable trading technology. When watching the advertisement, you’ll notice that the key feature of the platform is unlike that of many other trading platforms − in fact, at first glance, it might not feel like an advertisement for a trading platform at all.  As the CEO & Co-founder of Tradable, I’d like to offer some insight into why we build Tradable and why we believe it brings trading into the 21st century.

Most trading platforms in the market today are still based on technology that dates back to the late 90s.  At a time when trading was reserved mainly for heavy institutions on Wall St. and select individuals that had to place phone calls to their brokerage in order to place orders.  With the uprising of the Internet, the process of getting a quote, placing a trade, and getting a confirmation, suddenly all happened on your screen, within milliseconds. This greatly democratized the access to the financial markets and brought about e-trading as we know it today.

The problem facing many traders today, however, is that trading is not just about getting a quote and placing a trade anymore. There’s much more to becoming a successful trader than that. A quick look into the various trading communities flourishing online will show you the simple truth that traders are different. There are different philosophies, trading styles and trading tools, which sets good traders apart from bad ones. A quick Google search for “financial trading tools” will list over 100,000,000 search results. And for good reason: Like a contractor, a carpenter or a software developer − it’s difficult to succeed in trading without the right tools. But how do you find the right tools in a world where you get over a hundred million search results when searching your topics? The bottom line is that while there is a great number of tools out there to help traders trade better, with today’s traditional platforms, it’s difficult to find the right tools and to make them work with your existing trading platform.

This is where Tradable comes in.

Jannick Malling HD_profile_picIn a world where there is a wealth of information available, the challenge becomes arranging it, rather than producing it. So when we started Tradable, we threw out the traditional rulebook for financial trading and fundamentally tried to re-think how you would build a trading platform for the 21st century: In an era where the world’s largest transportation company (Uber) doesn’t own any cars, where the world’s most popular media owner (Facebook) creates no content and the world’s most valuable retailer (Alibaba) has no inventory – how do you build a smarter, sustainable and more valuable trading platform?

The answer we found in combining the best of the sharing economy, cloud computing and modern user experiences.

We’ve designed Tradable from the bottom up not just to be a platform for trade execution, but to be a one-stop-shop for all your trading needs.  We do this by bringing all of your trading tools into the trading platform environment. When all your trading tools sit within one integrated platform, they can all talk with each other, which makes everything much smarter and much easier. Your risk management tool knows when your automated trading tool just sent an order to the market. If you forgot to protect it, it can automatically protect it for you. Your charting applications know what positions you have and can visualize those in real-time.  Your audio alert tool can provide you visual and audio notifications when your margin settings are about to get hit.

Moreover, as an open platform, we crowd-source these tools from some of the most experienced traders in the world and makes them available for any clients of our brokerage partners, with the click of a button. In other words, you install the platform once. And from there, you can add any trading tool integrated with your account with simply one click.

Since our launch in 2012, we quickly went on to gain recognition from our industry peers by being voted “Most Innnovative Financial Product” at the largest industry trade show. We believe the recognition comes from realizing that an open model where people can share their trading tools in a much easier way, ultimately benefits everyone; brokers, developers and traders alike. Since our inception, we have launched in markets such as the US, Japan and the UK, providing new ways of idea generation, trade entry, risk management, technical analysis and much more. And we’re excited to have finally brought this to the Turkish marketplace as well.

This paradigm shift from a world of fragmented, disconnected trading tools to having everything integrated in one, beautiful and easy to use trading experience, is what Tradable and TradeMasterFX Plus is all about. And it’s how we envision a trading platform should work in the 21st century.

Jannick Malling

Tradable
CEO & Co-founder
@malling twitter.com/malling
linkedin.com/in/jmalling

ga_coverBu yazı Mehmet Tolga Özgür tarafından dilimize çevrilerek Capital Dergisi ile ortak hazırladığımız Geniş Açı ekinde yayımlanmıştır.  

Geniş Açı’nın Temmuz ayında yayımlanan “Sermaye Piyasalarında Dijital Dönem” konulu sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

468x68