Fırtına mevsimi devam ediyor

Fırtına mevsimi devam ediyor

Türkiye piyasaları dışarıdan ve içeriden gelen şoklarla ağustos ayında savruldu. Bir yanda Çin ve ABD ekonomilerinden gelen yavaşlama sinyallerinin vurduğu küresel risk iştahı, diğer yanda jeopolitik risklerin ve iç savaş tehlikesinin arttığı bir ortamda ortaya çıkan seçim sarmalı endişesi piyasaları dalgalandırdı. Petrol fiyatlarındaki gerileme ve Fed’in faiz artırma beklentisinin ötelenmesi piyasalardaki satışın bir çöküşe dönüşmesini engelledi.

Cin lambadan çıktı 
Şangay borsasından başlayarak küresel piyasalara yayılan satış dalgası Çin’in ekonomik ve finansal bir krize girmesinden değil büyümedeki sert iniş tehlikesi karşısında ekonomi yönetiminin kur savaşı başlatacağı endişesinden kaynaklanıyor. Dolara karşı parasını nominal olarak bir bant işinde tutan Çin uzun zamandır bölge için bir istikrar kaynağı oldu. Çin’in para ve kur politikasını değiştirmesi dış ticaret ortaklarıyla kur savaşı başlatabilir.

Ekonomi yönetiminin yapabilecekleri sınırlı 
Ekonomi yönetiminin aldığı önlemler Çin ekonomisindeki yavaşlamanın şiddetini azaltacak. Ancak ihtiyaç fazlası kapasite ve yüksek finansal kaldıraç orta vadede büyümeyi baskılamaya devam edecek. Çin hükümetinin büyümeyi uyarmak için faizleri düşürerek parasına değer kaybettirmesi Çin’e mal satan ve Çin ile rekabet eden ülkeleri olumsuz etkileyecek.

Küresel büyümede yön aşağı 
İktisadi büyüklüğüne göre Çin’in küresel piyasalardan aldığı pay çok sınırlı. Dolayısıyla Çin’den dünyaya yayılacak bir finansal kriz söz konusu değil. Çin ekonomisinin küresel büyüme üzerindeki etkisi ağırlıklı olarak ithalat kanalından gerçekleşiyor. Çin’in ithalatının %29’unu hammadde alımları, %26’sını sermaye malları oluşturuyor. Ekonomideki yavaşlama hammadde talebini baskılayarak emtia üretici ülkeleri (Brezilya, Rusya, Avustralya, Orta Doğu, Afrika), yatırımları azaltarak sermaye malı ihracat eden ülkeleri (Almanya ve Japonya) vuruyor.

Çin’in yavaşlaması ve parasına değer kaybettirmesi küresel büyümeyi aşağı çekecek ve dünyadaki dezenfl asyonist süreci destekleyecek. Yaşanmakta olan devalüasyon baskısı nedeniyle gelişmekte olan ülkelerde bu etki daha sınırlı olacak. Zaten deflasyon tehdidi ile uğraşan gelişmiş ülkelerde bu etki para politikasının daha uzun süre genişleyici olmasına neden olacak.

Küresel sermaye gelişmekte olan ülkelerden kaçıyor 
Çin’e emtia satan ve / veya küresel büyümeye duyarlı gelişmekte olan ülkeleri sonbahar aylarında zorlu bir konjonktür bekliyor. Gelişmekte olan ülkelerle büyüme farklarının azalması sermaye çıkışı yoluyla döviz kurunu baskılayarak bu ülkelerin finansal koşulların sıkılaştığı, enflasyonun yükseldiği ve büyümenin yavaşladığı kendi kendini besleyen olumsuz bir sarmala girmesine yol açacak.

Türkiye için ehvenişer bir durum 
Çin’in büyümesinin yavaşlaması ve dünyaya deflasyon ihraç etmesi Türkiye için ehvenişer bir gelişme. Çin’in büyümesinin yavaşlaması cari dengeyi desteleyerek Türkiye’yi destekleyecek. Çin’den yayılan defl asyonist etki ise düşük emtia fiyatları ve ucuz ihraç mallarıyla gelişmiş ülkelerin para politikasının normale dönüş sürecini geciktirerek, Türkiye gibi yabancı tasarrufa ihtiyacı olan ülkeleri olumlu etkileyecek.

Reel ekonomi küresel dalgalara karşı duyarlı 
Son yıllarda elde edilen kazanımlara rağmen Türkiye piyasaları yüksek finansman ihtiyacı nedeniyle risk iştahındaki olası bir bozulma karşısında kırılgan durumda. 2013 Fed dalgasında finansal dalgalanmanın reel ekonomi üzerindeki etkisi sınırlı olmuştu. Yeniden seçime gidilmesi, sınırlarımızda devam eden iç savaş, Rusya’daki küçülme ve artan terör eylemleri ile boğuşan, yüksek döviz açığı olan Türkiye’nin olası bir Fed şokundan 2013 yılına göre daha olumsuz etkileneceğine inanıyoruz. Bu nedenle 2015 – 2016 yıllarında ekonominin %2,5 civarında mütevazi bir hızla büyüyeceğini tahmin ediyoruz.

Serhat Gürleyen, CFA

Direktör | Araştırma

Çin – Sermaye Hareketlerini Anlamaya Çalışmak

Shanghai_Pudong_Jan_2_2014

Bu yazı 17.08.2015 tarihinde yayınlanan Grafiklerle Çin’i Anlamaya Çalışmak başlıklı yazının devamı niteliğindedir.

FX rezervleri konuşulduğunda yeterliliği konusunda akla ilk gelen metrik ithalatı karşılama oranıdır. Klasik oran da min 3 ay ama tercihan 6 ay olmasıdır. Ancak IMF dahil literatürde başka metriklerin de olduğunu biliyoruz. Özellikle de konu Çin ise ithalatı karşılama oranı fazla bir anlam ifade etmiyor (150 mn dolar), durumu çok rahat . Diğer iki ana metrik ise rezervlerin M2 para arzına oranı ve kısa vadeli yabancı borca oranıdır. Son kalemde de kabul edilen oran 100%dür. Yani piyasada ani bir kilitlenme olması durumunda FX rezervlerinin tüm borcu karşılayabilmesi. Burada da kimse Çin’in (kısa vadede)  bir sorunu olabileceğini düşünmüyor.

Grafiklerle Çin’i Anlamaya Çalışmak

1886826a

Çin konusunu uzun süredir işliyorum. Şube ziyaretleri için hazırladığım sunumda daha da detaylı değineceğim ama şimdi birkaç basit grafikle son dönemde (yani yıllarda) olan bitene değinmek istiyorum. Gerek Çin gerekse Almanya’da aslında bir birine benzer bir durum söz konusu. Ama şimdilik sadece Çin özelinde gitmek istiyorum.

Swan DiagramA�

Yukarıda (kaynak Ecopol) gördüğünüz diyagram IS/LM diyagramı kadar temel denklemlerden bir tanesidir. Yaratıcısı Swan’ın adını alan bu diyagramı kullanarak  Çin’in nereden nereye gitmeye çalıştığına bakalım.

Swan Diyagramı iki ekonomik hedefe ulaşılmasında kullanılan iki makro politikayı bir grafik üzerinden gösterir. Hedefler Iç (internal) denge (enflasyon veya deflasyon olmadan tam istihdam)  ve Dış (external) dengedir( sürdürülebilir şekilde finanse edilen cari denge) . Dış Dengeyi aşağıya eğimli olarak görüyorsunuz, zira iç talep yüksekse ithal mallara talep de yüksek olabilir ve ödemeler dengesinde “denge” sağlamak için düşük bir Reel kur politikasına ihtiyaç (ihracat) duyarsınız. İç Denge ise tam tersine yukarı eğimlidir ve yüksek talep enflasyon yaratacağından kuvvetli bir reel kurla ihracat gerilerken ithalat enflasyonu da düşürülür. Kısacası denge kolay değil…

Şimdi Çin’in yukarıda bahsettiğimiz noktalarda son 15 yıllık dönemde nasıl bir seyir içinde olduğunu bulmaya çalışalım.

Rkur ve Ihracat YoY

Yukarıda yeşil renkle YoY Ihracat değişimi ve sarı renkte yine YoY Reel kurda değişimi (ters) görüyorsunuz. 3. Grafik ise hem nom Yuan hem reel kur hem de Çin’in cari fazlasının GDP’ye oranını gösteriyor. 10%’dan 2.0% civarına gerileyen bir cari fazla görüyorsunuz.  Grafikler yeterince açıklayıcı diye düşünüyorum.

Cari Fazla GDP

Çin 1980’lerden itibaren ama bölgenin tamamı özellikle Asya krizi ile beraber merkantalist bir politika izleyerek rezervlerini şişirme politikası güttü. Bloomberg’de ilk Yuan kurunu alabildiğim tarih 1981 ve kur seviyesi 1.5264. Kur 1995 yılına geldiğimizde Dolara karşı 8.73 seviyesine gerilemişti. Ufak bir değerlenmeden sonra 2005 yılına kadar sabit kaldığını daha sonra ise Dolara değil Dolar ağırlıklı bir sepete peg edildiğini ve değer kazanmaya başladığını görüyoruz (2013 Yuan’da da dip ve dolara karşı tepe yaptığı sene aslında, ileride daha net görülecek). 3. grafiğe tekrar baktığımızda Cari Fazlanın da 2007’de zirve yaptığını ve dönmeye başladığını görüyoruz (dönüşün tek nedeni Yuan değil elbette ama önemli bir neden).

Swan diagramındaki bir diğer etken enflasyonu da 4. grafikte Cari denge ile beraber görüyorsunuz. 1990ların ilk yarısında yükselen enflasyon Asya krizi ile beraber yerini dezenflasyona ve aynı zamanda ihracatla büyüme stratejisine bıraktı. 2005 yılı ve sonrasında Yuan’ın değer kazanmaya başlamasının ise bir nedeni de yeniden artışa geçen CPI oldu.

Enf Vs Cari Denge

Reel kur, Ticaret,Enflasyon ve Cari Denge’nin son 10+yıllık seyrini gördüğümüze göre şimdi Swan diyagramı üzerinden Çin ekonomisinin nasıl hareket ettiğine bakalım. 2007-08 krizinden sonra ticaret hacmi ve büyüme düşse de Çin fazla vermeyi sürdürdü ve 1. Tabloda sol tarafta yer aldı (İşsizlik+Fazla). Ardından devasa bir yatırım paketi açıklandı.

Paketin gelmesi ile beraber 2009 yılından sonra enflasyon+ fazla (alt bölüm) kısmına geçtiğini görüyoruz. Ardından Çin dengeleme çabalarına girişse ve kısmen başarılı olsa da aylardır düşen PPI ve CPI , yüksek reel faizler nedeni ile ekonomi yeniden Sola hareket etti. Bu arada 2013 yılında (15.11.2013) bir mailimde bahsettiğim Lewis noktası (5. görsel) aşıldığı için ücretlerin de enflasyon ve verimlilikten çok daha hızlı bir şekilde yükseldiğini ve Çin’in bir zamanlar iki vurucu gücü olan düşük ücret ve kurun eş zamanlı darbe yediğini görüyoruz.

Lewis EAYrisi

Konu Çin D’ye doğru mu hareket edecek? Edecekse kur başta olmak üzere nasıl ayarlamlar yapması gerekiyor? Daha kısa vadeye döndüğümüzde ise bir dinamiğin daha denkleme girdiğini görüyoruz. Sermaye hesabında yaşananlar ve para çıkışı. Onu da bir başka mailde paylaşacağım.

Şant Manukyan

Müdür | Uluslararası Piyasalar Hisse Senetleri ve Türev

468x68

Komşuda pişer, bize de düşer…

iran-lavrov-kerry-hammond-ap

İran ile ABD’nin başı çektiği Birleşmiş Milletler güvenlik konseyinin beş daimi üyesi ve Almanya arasında iki yıldır sürdürülen görüşmeler başarı ile sonuçlandı. Yapılan anlaşmaya göre İran’ın uranyum stoklarını ve santrifüj sayısını hedeflenen seviyelere indirmesiyle  Batı ülkeleri  ekonomi ve finans alanındaki yaptırımlarına son verecek.  Altı ile dokuz ay arasında tamamlanacağı tahmin edilen nükleer arınma sürecinin ardından 2016’nın ilk yarısında  İran’ın gelişmiş ülkelerde alıkonan 100 milyar dolardan fazla varlığı serbest bırakılacak ve enerji ihracatına izin verilecek.

Çin Borsası ve Souk al-Manakh

Chinese stock investors check their shar

Çin endeksinde değer kaybı İngiltere’nin GDP’si kadar oldu manşetlerini görmüşsünüzdür. Bu tam olarak ne ifade ediyor? Çin hisseleri İngiltere’nin GDP’si kadar yükselirken bu karlarla destekleniyor muydu? Üretim mi artmıştı? Krediler üretken yatırımlara mı aktarılmıştı? Benim de detaylarına yeni vakıf olduğum az bildiğiniz bir balondan ufak bir kesit paylaşarak hisse piyasalarının sildiği değerin anlamsız olduğunu vurgulamak istiyorum.

Fırtına mevsimi yeni başlıyor

businessman-umbrella-storm-shutterstockAsya ve Avrupa denizlerini eş zamanlı olarak vuran yıkıcı fırtınaların ardından dünya piyasaları hafta sonuna güçlü bir yükselişle girdi. Fırtınanın bittiğine inanan cesur yatırımcılar güvenilir limanlardan çıkıp yeniden avın bereketli olduğu riskli denizlere yönelmeye başladı. Risk iştahındaki artışın ilk işareti Perşembe günü Şangay borsasındaki sert yükselişle başladı. Ekonomi yönetiminin müdahalelerinden cesaret alan yatırımcıların alışlarıyla Çin hisse senetleri iki günde yüzde 10’dan fazla yükselerek son bir aydaki kaybının dörtte birinden fazlasını geri aldı. Yükselişin ikinci bacağı Yunanistan’ın daha önce kabul etmeyerek referanduma götürdüğü kurtarma paketinin benzerini parlamentosunda onaylatarak Euro Bölgesi yetkililerine göndermesi ile başladı. Yeni bir kurtarma paketiyle Yunanistan borç krizinin öteleneceğine inanan yatırımcıların alışlarıyla dünya borsalarında yüzde 3’ün üzerinde yükseliş yaşandı.

Yunanistan-IMF, Çin, IMF

IMF

Yarın Yunanistan ve Euro bölgesi bakanları arasında yapılacak olan görüşme 12 Mayıs IMF ödemesi öncesi son durak. Schaeuble  “(Bloomberg) — German Finance Minister Wolfgang Schaeuble warned that governments can sometimes default by accident, in ajab at Greek officials still holding out for a better deal from creditors as their cash supplies run critically low.” dün “kaza” defaultlarına karşı uyarıda bulundu.

AIIB: Asya Altyapı Yatırım Bankası

Son haftalarda eğer başınızı döviz, faiz ve FED tartışmalarından kaldırabildiyseniz ABD, müttefikleri ve Çin üçgeninde geçen başka bir yoğun tartışma ve stratejik dansı takip etmiş olmalısınız.  İngilizce kısaltması ile AIIB yani Asya Altyapı Yatırım Bankası üzerinde kopan fırtınalar.  20 Mart tarihine kadar AIIB üyesi olan veya üyelik başvurusunda bulunan ülke sayısı 27’yi buldu.

Para: Varlığı bir dert yokluğu yara

6881494634_7ae0ae1168_z

Aslında bu uzun süredir yazmayı düşündüğüm bir konu ancak Danimarka’nın bono ihraç etmeyi durdurması tetikleyici oldu. Ülke 2015 yılı için 11.4 bn dolarlık ihraç planlamıştı ve banka fiskal durumun iyi olması nedeni ile bu kararı alabileceğini söyledi. Ancak bir an için durumun bu olmadığını var sayalım. Yazacağım her şey zaten 2008’den bu yana (daha önce de kavramlar vardı elbette ama hız kazandı) çok ateşli şekilde tartışılan konular. Google’a MMT veya Chartalism , Metallism vs yazarsanız aşağıda yazdıklarımın alıntı olduğunu göreceksiniz. Bu nedenle tek tek tüm kaynakları belirtmeyeceğim. Ayrıca Warren Mosler’da tanıştığım ve bu konularda zaman zaman tartışma fırsatı bulduğum birisidir. Kısacası yazdığım her şey daha önceden yazılmıştır, ben sadece tartışma ufkumuzu genişletmek için özetliyorum.

 

Çin Hisselerinde İşlem

cin hisseleri

Kimler katılabilir

SSE hisselerinde tüm yatırımcılar işlem yapabilir ama SEHK (The Stock Exchange of Hong Kong Limited) hisseleri için Çin şirketi veya gerekli koşullara sahip bir şirket olmak gerekiyor.

Hangi menkuller işlem görecek?

Northbound (Yani Çin hisseleri):SSE hisselerinden sadece A tipi hisseler işlem görecek. SSE 180 ve 380 endeks hisseleri ile bu endekslerde olmasa bile HK-H tipi olarak işlem gören hisseler olacak. Toplam 568 hisse ve piyasa değerinin 90%si işlem hacminin ise 80%sinden bahsediyoruz            Southbound: Çin’li yatırımcılar HS Composite LargeCap ve HS Midcap ile H hisselerini trade edebilecek. Yazdıklarım ana hatları, önemli istisnalar var.

Kota var mı?

Northbound için toplam 300 bn rmb Southbound için 250rmb. Günlük kotaları ise 13 ve 10.5bn rmb.Her ikisi de net basis.  Kotalar dolduğunda tek yönlü olarak işlemler durdurulabilecek. Toplam ve günlük kotaların nasıl çalıştığı konusunda detaylara girmiyorum.

Shanghai-Hong Kong Stock Connect uygulamasının cari QDII / QFII uygulamasından farkı nedir?

SHKSC tüm SSE üyelerine,  Southbond işlemlere yetkili kurumsal ve bireysel yatırımcılara ve tüm Northbound işlemler bir kısıtlama olmaksızın tüm müşterilerine açık ve yukarıda belirttiğim gibi bazı SSE A hisseleri ile HK hisselerini kapsıyor. QDII ve QFII’da kota uygulaması kurum bazında olurken bu vakada tüm piyasa için geçerli.

İşlem Saatleri Nasıl?

SSE hisselerinde (Northbound) Çin saatleri Southboundda ise SEHK saatleri geçerli olacak.

İşlemler ve takas hangi kurda olacak?

SSE hisseleri sadece RMB olarak işlem görecek, Çinli yatırımcılar ise SEHK işlemlerini HKD ile yapacak ve fakat takas RMB bazında olacak.

Emir Tipleri Nasıl? Day trade olacak mı?

SSE hisseleri için sadece limit emir olacak. Çin’de A hisselerinde day trade olmadığından SSE hisselerinde T günü alım yapıldığında T+1 ve sonrasında satım yapılabilecek.

Açığa satış yapılabilecek mi?

Naked olmamak şartı ile evet ancak çeşitli koşullar söz konusu.

Kısacası Çin hisseleri globalleşiyor.

Şant Manukyan
Müdür | Uluslararası Piyasalar Hisse Senetleri ve Türev

mail ve rapor alti banner 468x68_20141027