Komşuda pişer, bize de düşer…

iran-lavrov-kerry-hammond-ap

İran ile ABD’nin başı çektiği Birleşmiş Milletler güvenlik konseyinin beş daimi üyesi ve Almanya arasında iki yıldır sürdürülen görüşmeler başarı ile sonuçlandı. Yapılan anlaşmaya göre İran’ın uranyum stoklarını ve santrifüj sayısını hedeflenen seviyelere indirmesiyle  Batı ülkeleri  ekonomi ve finans alanındaki yaptırımlarına son verecek.  Altı ile dokuz ay arasında tamamlanacağı tahmin edilen nükleer arınma sürecinin ardından 2016’nın ilk yarısında  İran’ın gelişmiş ülkelerde alıkonan 100 milyar dolardan fazla varlığı serbest bırakılacak ve enerji ihracatına izin verilecek.

Fırtına mevsimi yeni başlıyor

businessman-umbrella-storm-shutterstockAsya ve Avrupa denizlerini eş zamanlı olarak vuran yıkıcı fırtınaların ardından dünya piyasaları hafta sonuna güçlü bir yükselişle girdi. Fırtınanın bittiğine inanan cesur yatırımcılar güvenilir limanlardan çıkıp yeniden avın bereketli olduğu riskli denizlere yönelmeye başladı. Risk iştahındaki artışın ilk işareti Perşembe günü Şangay borsasındaki sert yükselişle başladı. Ekonomi yönetiminin müdahalelerinden cesaret alan yatırımcıların alışlarıyla Çin hisse senetleri iki günde yüzde 10’dan fazla yükselerek son bir aydaki kaybının dörtte birinden fazlasını geri aldı. Yükselişin ikinci bacağı Yunanistan’ın daha önce kabul etmeyerek referanduma götürdüğü kurtarma paketinin benzerini parlamentosunda onaylatarak Euro Bölgesi yetkililerine göndermesi ile başladı. Yeni bir kurtarma paketiyle Yunanistan borç krizinin öteleneceğine inanan yatırımcıların alışlarıyla dünya borsalarında yüzde 3’ün üzerinde yükseliş yaşandı.

ABD Büyümesi ve Revizyon üzerine

YarA�n 1 A�eyrek GDP’si son standart revizyonuna uAYrayacak piyasa beklentisine gA�re -0.7%’den -0.2%ye düzeltilecek. Ben düzeltmenin biraz daha iyi olmasA�nA� bekliyorum (sA�fA�r belki ufak bir artA�AY). Ve hatta ileride yapA�lacak yA�llA�k revizyonlarda çok farklA� yaniA�bir büyüme rakamA� bile gA�rebiliriz.

Biraz daha detaylandA�rA�rsam; aAYaAYA�daA�2010-2014 yani resesyonun bittiAYi (resmi tarihi 2009 Haziran) dA�nemden sonra A�eyrek bazA�nda GDP var.

AIIB: Asya Altyapı Yatırım Bankası

Son haftalarda eAYer baAYA�nA�zA� dA�viz, faiz ve FED tartA�AYmalarA�ndan kaldA�rabildiyseniz ABD, müttefikleri ve A�in üA�geninde geA�en baAYka bir yoAYun tartA�AYma ve stratejik dansA� takip etmiAY olmalA�sA�nA�z.

A�ngilizce kA�saltmasA� ile AIIB yani Asya AltyapA� YatA�rA�m BankasA� üzerinde kopan fA�rtA�nalar.A� 20 Mart tarihine kadar AIIB üyesi olan veya üyelik baAYvurusunda bulunan ülke sayA�sA� 27a��yi buldu.

Doların kuvvetlenmesi üzerine

DolarA�n kuvvetlenmesi konusunda üzerinde çok az konuAYulduAYunu düAYündüAYüm bir nokta var. QEa��nin para basmak olmadA�AYA�nA� piyasa pek çok alanda düAYündüAYünün 180 derece aksi bir fiyatlama ile A�AYrendi. Kabul etmek istemeyenler hala var. Ancak her durumda FED bilanA�osunun sadece ve sadece itfalarla küA�üleceAYini biliyoruz. Yani her AYey yolunda gitse bile, ki gitmeyecek, FED bilanA�osu uzun yA�llar trilyonlarla ifade edilecek. Bu durumda piyasada bol miktarda dolar olacak ancak faiz arttA�rA�mlarA�, ki onun da çok sA�nA�rlA� olacaAYA�nA� düAYünüyorum, nedeni ile fiyatA� artacak diyebiliriz.

Sıfır Faiz Politikası ve Elbisenin Rengi: Mavi mi Sarı mı?

Ekran Resmi 2015-03-01 17.14.53

Son 2 günde bildiAYiniz gibi “elbise mavi mi sarA� mA�” tartA�AYmasA� sürüyor. Vox’un bu yazA�sA�nda da gA�rdüAYünüz üzere aslA�nda renk A�AYA�k ve A�evrenin etkisi ile oluAYan veya algA�lanan bir durum. Yani gA�zünüzün A�AYA�kla olan iliAYkisine baAYlA� olarak gA�rdüAYünüz renk farklA� olabilir. Benzer bir illüzyonu Ames OdalarA� olarak tabir edilen yapA� ile de saAYlayabilirsiniz.

Bu konunun finansal piyasalardaki paraleli ise fiyatlardA�r. A�rneAYin siz enflasyon farklarA�, sermaye akA�mlarA� vs’yi çok yakA�ndan takip ediyor olabilirsiniz ancak SNB parite 1.20’dir dediAYinde durum deAYiAYir. Bir süre sonra buna inanA�rsA�nA�z. Ama gerA�ekte en önemli etken belki de faizlerdir. KA�yafet A�rneAYinde olduAYu gibi faizin olmasA� gerekenden daha yüksek/düAYük olmasA� durumunda “gA�z-A�AYA�k-beyin” iliAYkisi A�arpA�labilir. Bunun en yakA�n A�rneAYiniz 2004-2007 ABD’de gA�rdük. A�in’de gA�rmeye devam ediyoruz. Yine ABD ve Avrupa’da da yaAYA�yor olmamA�z mümkün. Faiz dA�AY müdahale ile aAYA�rA� düAYük (yüksek) olduAYundan hangi kredi geri dA�nmeyecek, hangi ülkenin default etmesi gerek anlamak zorlaAYA�r. DüAYük kalacaAYA�na dair MB garantisi olduAYundan deAYerlemeler anlamsA�z hale gelir ve ucuz/pahalA�, riskli/risksiz iliAYkisi flulaAYA�r. S&P’ye tarihi metriklerle bakmak para kazandA�rmaz aksine kaybettirebilir. Elindeki rezerve negatif faiz A�demek istemeyen bir banka (bankacA�lA�k sistemi deAYil) kredi vermemesi gereken bir Şirkete/projeye veya tüketiciye kredi vermeyi tercih eder hale gelebilir. Bir nevi Minsky dA�ngüsü.

Konut balonunda olduAYu gibi tüketiciler de gerilerinin faiz A�demelerini karA�AYlamaya yeteceAYine inandA�AYA�nda olmasA� gerekenden daha büyük kredilerin altA�na girebilir. Veya A�in’deki bir demir cevheri üreticisi karsA�z operasyonunu krediye eriAYimi sürdüAYü iA�in sürdürmekte A�srar edebilir. Bir banka geri dA�nmeyecek krediyi bilanA�osunda tutarak sermaye rasyolarA� nedeni ile yeni kredileri kaA�A�rabilir. Azirket deAYerlemeleri tarihi ortalamalarA�n çok üzerine A�A�kabilir. Bir Avrupa tahvil getirisi ABD Tahvilinden daha düAYük seviyelerde uzun süre kalabilir. Ancak bu A�AYA�AYA�n (MB’lerin belirlediAYi faiz) bir oyunudur. Ta ki…

FED elbette bu durumun farkA�nda ancak gerA�eAYi hemen sA�ylerse 1994 yaAYanabilir. YavaAY yavaAY sA�ylemeye A�alA�AYA�yor, piyasa ise sadece tek renk olduAYundan o kadar emin ki…

Azant Manukyan

Müdür | Uluslararası Piyasalar Hisse Senetleri ve Türev

mail rapor altA� TEFAS

Fischer’in dünkü çok önemli konuşması

Fischer'in dünkü çok önemli konuAYmasA�

S. Fischer hem FED baAYkan yardA�mcA�sA� olmasA� hem de entelektüel kapasitesi nedeni ile çok önemli bir isim. Dün yaptA�AYA� konuAYmanA�n da kA�sa ve uzun vadede etkileri olacaktA�r. (orta vadede ise düzeltme sürecek) Fed ve Global ekonomi baAYlA�klA�A�konuAYmanA�n tamamA�nA� AYu linktenA�okuyabilirsiniz. ABD ekonomisinin finansal kanal üzerinden global ekonomide aAYA�rlA�AYA�, geliAYmekte olan ülkelerle olan ticaret iliAYkisinin politikalara etkisi ve FED politikalarA�. Uzun vadede A�nem taAYA�yan bA�lüm ise bir süredir deAYindiAYim “sistemin deAYiAYmesi” üzerine ben bazA� noktalarA� paylaAYarak devam edeceAYim:

Sistem Nasıl Çalışıyor-2

Bu yazA�, 08.10.2014 tarihinde yayA�nlanan “Sistem NasA�l A�alA�AYA�yor-1” baAYlA�klA� yazA�nA�n devamA� niteliAYindedir.

Kaostan DoAYan Düzen

A�kinci Dünya SavaAYA�’nA�n müttefiklerin zaferi ile biteceAYinin belli olmaya baAYlamasA� ile beraber, iki dünya savaAYA�na neden olan, genelde ekonomik A�zelde ticari A�ekiAYmeyi ortadan kaldA�rabilmek, yA�kA�ntA�ya dA�nmüAY dünyada ekonomik destek saAYlayacak yapA�larA� kurmak ve elbette zaten malum olan yeni krala taA� takA�lmasA� iA�in gA�rüAYmeler baAYladA�.

AAYaAYA�da gA�rdüAYünüz 2009 tarihli Bancor A�alA�AYmasA�nda bu dA�nemde nasA�l tartA�AYmalar yaAYandA�AYA�nA� ve aslA�nda A�oAYunluAYun kafasA�nda ne olduAYunu paylaAYmA�AYtA�m.

Keynesa��in o dA�nem A�nerdiAYi A�A�zümü bugün fazla veren Almanya ve aA�A�k veren diAYerleri gA�z A�nüne alarak düAYünmek gerekiyor. SDR’A�n rezerv para olarak kullanA�lma A�nerileri, SDR’i kotasA�ndan fazla olan ülkenin faiz almasA� kota altA�nda kalanA�n faiz A�demesi vs. gibi günümüz uygulamalarA� kA�tü bir Bancor taklidi.

2014’te Dünya Enerji Piyasasını Bekleyen Gelişmeler

Son yıllarda gelişen teknoloji ile enerji üretiminde dikkat çekici oranda hızlanan ABD ve Orta Doğu’daki yeni gelişmeler 2014 yılında da enerji piyasasında önemli hareketlerin olacağını gösteriyor. Piyasadaki arz-talep dengesindeki değişimler ABD’de uzun yıllardır uygulanan ticari sınırlamaların da sene sonundaki seçimler öncesi tekrar tartışılmaya başlanmasına neden oluyor. ABD petrol üretimindeki artışla maliyetlerdeki düşüş ABD petrol ihracatının liberalizasyonunu gündeme getiriyor. Orta Doğu’da ise İran’a uygulanan ambargo üzerine yapılan görüşmeler ve Libya’daki gelişmeler petrol fiyatları üzerinde etkili olacak faktörler arasında öne çıkıyor. Enerji piyasasında bir diğer dikkat çeken unsur ise doğalgaz fiyatları. 2013 yılında toparlanmaya başlayan ABD doğalgaz fiyatları ve LNG ihracatındaki yeni gelişmeler global bazda doğalgaz fiyatlarını yakından ilgilendiriyor. Tüm bu gelişmeler ışığında hem enerji fiyatları hem de bu sektörde faaliyet gösteren şirketlerin hisse senetleri etkilenecektir.

2013 yılında dikkat çeken gelişmeler

  • ABD petrol üretimi 2013 yılında %16,3 artış göstererek 8,12 milyon varil/gün ile 1988’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Sondaj teknolojisindeki gelişmelerle son beş yılda petrol üretiminde yaklaşık %60 artış gerçekleşmiş oldu. Buna karşılık petrol ithalatı ise 1990’lardan bu yana en düşük seviyeye geriledi. Rafineriler ise herhangi bir ihracat kısıtlaması olmadığı için rekor seviyede, yaklaşık 3,5 milyon varil/gün, petrol türevi (benzin, dizel, vb.) ihracatı yapıyor. Bu seviye 2008 yılındaki seviyenin yaklaşık %150 üzerinde.

ABD petrol üretimi vs. petrol ithalatı (‘000 varil/gün) – Kaynak: DOE

ABD petrol türevleri ihracatı (‘000 varil/gün) – Kaynak: DOE

  • Rusya’nın petrol üretimi Eylül ayı sonu itibariyle 10,082 milyon varil/gün ile rekor seviyeye ulaştı.
  • 2011 yılında onay verilen Cheniere Energy’ye ait Sabine Pass kanalının yanı sıra 2013 yılında toplam üç lisans daha verildi. Mayıs ayında, ABD Enerji Bakanlığı serbest ticaret anlaşması olmayan ülkelere doğalgaz ihracatını içeren Freeport LNG projesini şartlı olarak onayladı.
  • 2013 yılı sonunda, Kanada dört tane projenin LNG ihracatına onay verdi.

2014 yılında takip edilmesi gereken muhtemel değişimler ve beklentiler

  • Obama hükümetinin Kanada’dan Nebraska’ya petrol taşıyacak olan Keystone XL boru hattının kuzey bölümünün faaliyete geçmesine izin vermesi

Çevreciler tarafından karşı çıkılan Keystone XL boru hattı konusunda bu sene karar vermesi beklenen Obama’nın bir yandan da bu alanda yatırım yapan şirketlerin ve işçi birliklerinin desteğini kaybetmek istememesi konuyu önemli bir merak konusu haline getiriyor. Projenin iklim üzerindeki etkisi Obama’nın kararında etkili olacaktır. Ancak yaklaşık 42 bin istihdam yaratması beklenen projenin onayının sürekli ertelenmesi konuyla ilgili baskıları arttırıyor. Projeye karşı olan Enerji ve Doğal Kaynaklar Komitesi başkanı Ron Wyden’ın görevini bu sene devralması beklenen senatör Mary Landrieu ise projeyi destekleyenlerden biri olduğu için bu konu 2014 yılında da gündemin önemli maddelerinden biri olacak.

  • ABD petrol ihracatındaki sınırlamanın kaldırılması

ABD’de artmaya devam eden, 2016 yılında rekor seviyeye ulaşması hatta Rusya ve Suudi Arabistan’ın önüne geçmesi beklenen petrol üretimi nedeniyle yaklaşık 40 yıldır uygulanan ihracat sınırlamasının gözden geçirilmesi için Kongre’ye ve Obama’ya baskı yapılacak gibi görünüyor. EIA (The Energy Information Administration) tarafından yayınlanan 2014 yılı enerji görünümü raporunda hidrolik kırılma teknolojisi ile hızla artan petrol üretiminin her yıl 800 bin varil/gün artış göstererek 2016 yılında 9,5 varil/gün seviyesine ulaşması beklendiği belirtildi. 2019 yılında ise 9,61 milyon varil/gün ile 1970’deki 9,64 milyon varil/gün seviyesine yaklaşması bekleniyor. 2012 yılında ABD’de kullanılan petrolün %40’ı ithal kaynaklıyken bu oranın 2016’ya kadar %25 seviyesine gerilemesi bekleniyor.

İhracat sınırlaması 1973 OPEC petrol ambargosuna dayanıyor. Bu dönemde ABD petrol seviyesinde azalmayı ve fiyat yükselişini engelleme amaçlı ihracata sınırlama getirildi. Petrol ihracatı için şirketlerin Ticaret Bakanlığı’ndan özel izin alması gerekiyor. Sadece Kanada için istisnalar olabiliyor. İhracat yasağının kaldırılması ise petrol üreticileri ve rafineriler arasında anlaşmazlığa yol açabilir. Benzin, dizel ve diğer ürünlerin artan ihracatıyla kazançlarını arttıran rafinerilerin gelirlerini tehlikeye atacak olan teklif petrol üreticilerinin ise kazançlarını arttıracak bir gelişme olduğu için bu kesim tarafından destekleniyor.

Petrol üreticisi şirketleri temsil eden DEPA’nın (Domestic Energy Producers Alliance) web sitesinde, aşağıdaki linkte bulunan formu doldurarak ABD vatandaşlarının ülkenin enerji bağımsızlığını desteklemesi isteniyor.

http://www.depausa.org/independence

Hükümet tarafında ise dikkat çeken açıklamalardan biri Enerji Bakanlığı’ndan geldi. ABD Enerji Bakanı Ernest Moniz, ABD’de enerji konusunda resmin 1970’lerden farklı olduğunu ve ihracat sınırlamasının tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Sektördeki şirketlerin bir kısmı da konuyla ilgili fikirlerini açıkça dile getiriyor. Hem üretici hem de rafineri olan Exxon Mobil’den de geçtiğimiz ay ihracat sınırlandırılmasının tekrar gözden geçirilmesinin gerektiğine dair açıklamalar geldi. Petrol üreticisi olan ancak rafineri olmayan şirketlerden Continental Resources’ın CEO’su Harold Hamm, rafinerilerin limitsiz olarak ihracat yapabildiğini ancak petrol üreticilerinin bunu yapamamasının bu şirketler için haksızlık olduğunu belirtti. Önemli rafinerilerden biri olan Valero ise ihracat yasağının kaldırılmasını desteklemediklerini açıkladı. Şirket adına konuşan temsilci, ABD’nin yüksek miktardaki enerji kaynaklarını daha değerli ürünlere dönüştürerek kullanması ve ihraç etmesinin daha avantajlı olacağını belirtti. Bir diğer rafineri Marathon Petroleum Corporation, serbest piyasa koşullarını desteklediği için yasağın kalkmasına karşı çıkmasa da petrol yerine rafineri ürünlerini ihraç etmenin ticari açıdan faydalı olduğunu vurguladı. Rafinerileri temsil eden bir birlik olan The American Fuel and Petrochemical Manufacturers da yasağın kaldırılmasına karşı olmadıklarını açıkladı.

Petrol ihracat yasağının kalkmasına destek verenlerden biri de sektörün önemli bir bölümünü temsil eden API. API yöneticilerinden Erik Milito, serbest ticareti desteklediklerini belirtti. Milito, API olarak özellikle demokrat senatör Ron Wyden ve Cumhuriyetçi senatör Lisa Murkowski olmak üzere Enerji Komitesi ile konuşmayı planladıklarını açıkladı. Enerji ve Doğal Kaynaklar Komitesi üyelerinden olan Lisa Murkowski, ihracat sınırlamalarının kaldırılmasıyla ülkenin enerji piyasasındaki liderliği konusunda önemli bir mesaj verilmiş olacağını ve ülkenin enerji güvenliğinin aratacağını, fiyatların yükselmesine neden olabilecek ve ülkenin istihdam durumuna zarar verebilecek sorunlar yaşanmadan bu sınırlamaların kaldırılması gerektiğini savunuyor. Konuyla ilgili geçtiğimiz günlerde Obama’ya mektup yazan Murkowski konunun sıkı takipçilerinden olmaya devam edecek gibi görünüyor.

İhracat yasağının kaldırılmasına karşı olan bazı Demokratlar ise bu durumun petrol şirketlerini zenginleştirerek artan benzin fiyatlarının tüketiciye zarar vereceğini öne sürüyor.

  • Libya petrol ihracatında artış olması

2013 yılının son aylarında ihracat terminallerinde protestocu gruplarla kısmen de olsa anlaşmaya varılması 2014 yılı için Libya petrol üretimine dair görünümü daha pozitif hale çevirdi.

  • P5+1 ülkeleri (ABD, İngiltere, Rusya, Çin, Fransa ve Almanya) tarafından İran’a uygulanan yaptırımların azaltılması ve İran petrol ihracatında artış olması.

2013 yılı sonunda yapılan görüşmeler sonucu petrol ihracatındaki sınırlama kaldırılmasa da İran ve P5+1 ülkeleri arasında kısmen uzlaşmaya varılması altı ay sonraki görüşmeler için umut vadediyor. Ancak petrol ihracatındaki mevcut engeller kaldırılsa da alt yapı sorunları nedeniyle bu sorunlar giderilmeden İran petrol ihracatında çok hızlı bir yükseliş olması düşük bir ihtimal.

  • Irak petrol üretiminde artış olması

Libya, İran, Irak petrol üretimleri (‘1000 varil/gün) – Kaynak: DOE

  • ABD, LNG (liquefied natural gas) ihracatı için Enerji Bakanlığı tarafından verilen lisans onaylarının hızlanması.

Şu an onay için bekleyen yaklaşık 20 başvurunun kaçının 2014 yılında onaylanacağı merak konusu. Bu yıl Enerji ve Doğal Kaynaklar Komitesi başkanı olması beklenen senatör Mary Landrieu, Keystone XL projesinde olduğu gibi LNG ihracatı konusunda da destekçi konumunda bulunuyor. Şu an yapımı devam eden ve yaklaşık $12 milyar maliyeti olması beklenen Sabine Pass terminalinin 2015 yılında Asya’ya LNG ihracatına başlaması bekleniyor. Şu an dünyanın en fazla doğalgaz stoğuna sahip Rusya için ABD’nin Asya’ya olan erişiminin artması Rusya ekonomisini ve global doğalgaz fiyatlarını önümüzdeki yıllarda etkileyecek önemli faktörlerin başında geliyor. EIA (The Energy Information Administration) tarafından yayınlanan 2014 yılı enerji görünümü raporunda doğalgaz üretiminin 2012-2040 yılları arasında %56 artarak 37,6 trilyon kübik feet seviyesine ulaşması beklentisi açıklandı. Önümüzdeki yıllarda elektrik üretiminde doğalgaz kullanımının da kömür kullanımını geçmesi bekleniyor. Daha kısa vadeli bir bakış açısıyla ise 2014 yılına oldukça hızlı bir yükselişle başlayan doğalgaz fiyatları kömürü elektrik üretiminde daha cazip bir konuma sokabilir.

Tüm bu potansiyel gelişmeler, 2014 ve sonrası için enerji piyasasında gündemi oluşturacak konu başlıkları olarak öne çıkıyor. Sadece petrol, doğalgaz, benzin gibi ürünler değil ayrıca bu sektördeki şirketlerin hisse senetleri de bu gelişmelerden etkilenecek ve takip edilmeye değer enstrümanlar arasında yer alıyor. 

Ayşegül Kabakçı

Uzman | Uluslararası Piyasalar – Hisse Senedi ve Türev

Çin’de Gölge Bankacılık

“Gölge Bankacılık” ABD’de Lehman ile başlayan krizin ardından finans piyasasının gündemine oturdu. Genel olarak gölge bankacılık sistemi; tam anlamıyla banka konumunda bulunmayan ve bankacılık düzenlemelerine tabi olmadığı için denetlenemeyen fakat aynı zamanda ticari bankaların sağladığı hizmetlere yakın hizmetleri sağlayabilen kurumların faaliyetleri anlamına geliyor. Gölge bankacılığın Çin’de tehlikeli bir hal almaya başladığı yorumları ve ABD benzeri bir krize zemin hazırladığı haberleri sıcak konular arasına girmeyi başardı. Özellikle 20 Ocak tarihinde açıklanan gayri safi yurtiçi hasılanın 7,7% oranında artış göstererek bir önceki dönemin altında kalmasıyla Çin’de yeni dengelerin nasıl olacağı konuşulmaya başlandı. Gölge bankacılığın Çin’de ortaya çıkan hali daha çok kurumların servet yönetimi amacıyla topladıkları paraları kredi vermeleri olarak görülüyor.

Dünya çapında gölge bankacılığın net boyutları bilinmese de tahminler oldukça etkileyici. Örneğin Finansal İstikrar Kurulu, 2012 yılsonu itibariyle işlem hacmini 70 trilyon dolara yakın olarak tahmin ediyor. 2013 yılında yayınlanan raporunda ise toplam finans sektörünün yaklaşık 25%’ine eşit olduğunu yeniliyor. Çin’e bakarsak; Fitch ve JP Morgan gölge bankacılık hacmini 2012 sonu itibariyle 6 trilyon dolara yakın tahmin ediyor. Çin Sosyal Bilimler Akademisi ise 2012 sonunda gölge bankacılık sektör büyüklüğünün ülke GDP’sinin 40%’ına ulaştığını söylüyor.  Aynı zamanda gölge bankacılık büyüme hızı, bankacılık sektörü büyüme hızını ikiye katlamış durumda. S&P raporuna göre de Çin’de gölge bankacılığın sağladığı krediler 2010 yılı sonundan 2013 yılına kadarlık dönemde 34% oranında hızla artış gösterdi.

Sistemdeki önemli nokta gölge bankacılık içindeki kurumların ellerinde tuttukları varlıkların bankalara göre çok daha az likit ve riskli aynı zamanda da çok daha uzun dönemli olması. ‘The Economist’ dergisi Haziran ayında yayınladığı detaylı çalışmasında Çin bankacılık sistemi ile alakalı çarpıcı bir gerçeği gözler önüne seriyor; araştırmaya göre devlet bankaları tarafından kredi talepleri reddedilen Çin’deki küçük kurumlar hayatta kalabilmek için 20-24% oranında faiz ödemeye gönüllü oluyorlar; bu veri de bizi Çin bankacılık sisteminin yapısal sorunlarına götürüyor. Ülkenin bankacılık yapısına büyük kuruluşlar hakim ve bu bankalar daha çok büyük ve risksiz şirketlere kredi vermeyi yeğliyor. ABD gibi ülkelerde küçük bankalar büyük bankaların liginde olmayan bu boşluğu doldursalar da Çin’ de böyle bir sistem ‘henüz’ yok.

Çin gölge bankacılık düzenlemeleri için adımlar atmaya başladı; zaten çok önceden uyarı sinyalleri almışlardı; örneğin Moody’s 2013 yılı raporunda Çin için ‘gölge bankacılık sistematik riskler yaratıyor’ şeklinde uyarısını yapmış. Çin Sosyal Bilimler Akademisi uzmanları da maliye piyasasında talebi yumuşatarak gölge kredi işlemleri ile mücadeleyi arttırmanın şart olduğunu söylemişti. Çin tarafından atılan adımlar henüz net olarak paylaşılmasa da Ocak ayı başında basında yer alan haberlerde bankacılık sektöründe daha büyük bir denetim mekanizması oluşturulması ve gölge bankaların denetlenmesi öngörülüyor. Ayrıca Çin’de finans sektörünün genişletilmesi ve bu alanda rekabetin artırılması planları çerçevesinde bu yıl 5 yeni özel banka açılması tasarlanıyor. Gölge bankacılık ile savaşta kararlı olduklarını bu haberlerin hemen ardından zaten gördük; ‘Credit Equals Gold #1 Collective Trust Product’ isimli yatırım fonunu Commercial Bank of China’nın kurtarmayacağını açıklaması ile Çin’de ilk defa bir fon kurucusu olduğu banka tarafından kurtarılmıyor. Fonun batış hikayesinin arkasında ise ‘Shanxi Zhenfu Energy’ isimli şirkete verdiği 3 milyar Yuan krediyi geri alamaması yatıyor.

Çin tarafındaki ikilemde ise aynı zamanda gölge bankacılığın ülke ekonomisine yararlar getirdiğine de işaret ediliyor ve gölge bankaların, mali kalkınmanın ve yeniliklerin önlenemez sonucu olduğu belirtiliyor. Gölge bankacılığın engellenmeye çalışılmasının Çin ekonomik büyümesi üzerinde negatif sonuçlar yaratacağı görüşünü savunanlar da az sayıda değil…

Seyran Onay

Uzman Yardımcısı | Uluslararası Piyasalar – SGMK ve FX