Şahinleşen Fed ve artan jeopolitik riskler

Fed’in şahinleşmesi ve Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının yakında başlayacağı korkusuyla birleşince riskten kaçış eğilimi hızlanıyor. Nasdaq ölüm haçı bölgesine girerken, altın 1900 doları test ediyor. Gelişmekte olan ülke borsaları küresel satışlar karşısında şaşılacak kadar dirençli.

Enflasyonun yükselişinin hızlanması ve genele yayılması ile birlikte Fed faiz artış beklentisi 7 x 25 ile 175 baz puana ulaştı. Toplam artışın 250 baz puana ulaşacağını söyleyen daha şahin sesler de duymaya başladık.

Enflasyonun küresel olarak yükselişi ABD-dışı Merkez Bankalarını da şahinleştirdiği için dolar değer kazanmıyor. Artan jeopolitik riskler riskten kaçışı ve emtia fiyatlarındaki yükselişi hızlandırarak parasal sıkılaşma sürecini daha karmaşık hale getirebilir.

ABD istihbaratı Ukrayna sınırındaki Rus asker ve destekçi sayısının 190 bin kişiye ulaştığını ve bir kaç gün içinde saldırının başlayabileceğini iddia ediyor. İkinci dünya savaşı sonrası en büyük askeri hareketlilik ile karşı karşıyayız.

Rusya saldırı iddialarını yalanlamaya devam ediyor. Başkan Putin Kiev’i Rusya destekli ayrılıkçılarla müzakereye zorluyor. Ukrayna ayrılıkçılar ile görüşme teklifini reddediyor.

ABD ve Rusya’nın haftaya yeniden görüşmesinin planlandığı açıklamasına rağmen piyasalardaki satıcılı hava devam ediyor. Ukrayna’nın NATO üyeliği talebi konusunda tarafların anlaşacağına piyasalar inanmıyor.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı ve sonrasında gelmesi muhtemel ekonomik yaptırımlar küresel risk iştahını bozarak ve emtia fiyatlarında sert yükselişe yol açarak dünya borsalarındaki satışları derinleştirebilir.

Rusya altında yüzde 10, buğdayda yüzde 11, doğal gazda yüzde 17, petrolde yüzde 12, paladyumda yüzde 40, platinde yüzde 12, bakır-alüminyum-nikelde yüzde 4- yüzde 6 arasında değişen küresel üretimden aldığı pay ile enerji, metal, tarım ürünlerinde önemli bir oyuncu.

Batının Rusya’ya ağır ekonomik yaptırımlar uyguladığı senaryo Türkiye’yi ödemeler dengesi ve enflasyon kanallarından vurur. Turizm gelirlerinde azalma, portföy çıkışları, enerji, metal ve tarımsal ürün ithalat maliyetinin artması ve enflasyonun yükselmesi diye olası etkileri özetleyebiliriz. Turizm gelirlerimizin, enerji ve tarım ürünü ithalatımızın yüzde 30 civarını Rusya ve Ukrayna’dan sağlıyoruz.

Şahin Fed ve tırmanan Rusya – Ukrayna jeopolitik riskine rağmen gelişmekte olan piyasalar güçlü duruyor. Gelişmiş ülke borsaları sene başından beri yüzde 8’e yakın değer kaybederken, gelişmekte olan ülke hisseleri yüzde 1 civarı değer artışı ile halen pozitif bölgede. Türkiye yüzde 7 getiri ile en çok kazandıran ülkeler arasında yer alıyor. Yeni ürünün kur oynaklığını azaltması, ucuz değerlemeler ve düşük yabancı pozisyonu Türkiye’yi pozitif ayrıştırıyor.

Piyasalar konusunda görüşümüzde temel bir farklılık yok. Yüksek enflasyon ve şiddetli finansal baskılama nedeniyle mevduat ve tahvil gibi sabit getirili yatırım araçlarının ağırlığını azaltıp, hisse senedi ve emtianın ağırlığının artırılmasını öneriyoruz. Artan jeopolitik riskler veya önden yüklemeli bir Fed faiz artışı nedeniyle risk iştahındaki olası bozulma ve sert satışları alış için fırsat olarak görüyoruz.

Serhat Gürleyen
Direktör | Araştırma

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments