Küresel konjonktür Türkiye için tarihi bir fırsat sunuyor.

Küresel risk iştahı güçlenmeye devam ediyor. Salgının yayılması ve can kaybının artması piyasalardaki iyimser havayı bozmuyor. Aşının dağıtılmaya başlanmasını ekonominin normale dönmesinin işareti olarak gören yatırımcılar riskli varlıklara yöneliyor.

Zayıf dolar, düşük faiz, daha az saldırgan ABD dış politikası küresel büyümeyi zaten destekliyordu. Aşının yaygın olarak kullanılması ve salgına karşı bağışıklığın artması ekonominin normale dönmesini hızlandırarak bu süreci destekleyecek.

Risk iştahının güçlendiği geçmiş verinin incelenmesi yatırımcıların bu dönemlerde tahvil ve nakitten hisse senedine ve emtiaya yöneldiğini gösteriyor. Tarih kendini tekrar etmez ama, bu defa da benzer bir eğilim bekliyoruz.

Tahvil faizlerinin yükseleceği ve verim eğrilerinin dikleşeceği bu dönemde portföylerde büyümeden yararlanacak hisse ve emtia ağırlığının artırılması kaçınılmaz gözüküyor. Hisse seçiminde teknolojiden döngüsel hisselere, emtia seçiminde altından büyümeye duyarlı enerjiye ve metallere geçilmesini bekleriz.

Gelişmekte olan ülkeler bu süreçten en çok yararlanacak varlık grubu olarak öne çıkıyor. Gelişmekte olan hisse senetlerinin gelişmiş ülke senetlerini, gelişmekte olan ülke tahvillerinin gelişmiş ülke tahvillerini, gelişmekte olan ülke paralarının gelişmiş ülke paralarını yenmesini bekliyoruz.

Mevcut konjonktür, son yıllarda gelişmekte olan ülkelerin gerisinde kalan Türkiye varlıkları için tarihi bir fırsat sunuyor. Yeni ekonomi yönetimi mevcut piyasa dostu politikalarını gerçekçi bir yapısal reform ajandası ile destekleyebilirse gelişmekte olan ülkelerle aramızdaki makası kapatmaya başlarız.

Doğru politikaların uygulandığı ve jeopolitik risklerin iyi yönetildiği bir senaryoda Türk Lirası’nın nominal olarak yüzde 5, reel olarak yüzde 10-15 değer kazanmasını bekleriz. Risk priminin 40-50 baz puan daralacağı bu senaryoda, risk sevmeyen yatırımcılar kısa ve orta vadeli Türk Lirası tahviller ve TL mevduat gibi enstrümanlara yatırım yapabilir. Uzun vadeli tahviller yüksek oynaklığı ve görece pahalı değerlemesi nedeniyle çok cazip gözükmüyor.

Risk seven yatırımcılar için Borsa İstanbul cazip yatırım imkanları sunmaya devam ediyor. Başta bankalar ve büyük holdingler olmak üzere büyümeye duyarlı demir-çelik, beyaz eşya, cam gibi sektörlerde yatırım yapılabilir.

Risk primlerindeki daralma beklentisiyle döviz yatırımcıları Eurotahvile yönelmeye devam edebilir. Ancak verim eğrisinin dikleştiği bir senaryo ve görece yüksek fiyatlamalar nedeniyle verim eğrisinin uzun ucu (10+) yerine ortasına (5+) yatırım yapılması daha doğru olacaktır.

Serhat Gürleyen
Direktör | Araştırma

Bir Cevap Yazın