İkinci Londra Anlaşması Almanlara Ters

A�kinci Londra AnlaAYmasA� Almanlara a�?Tersa�?

Syriza’nın bahsettiği Londra Anlaşmasına çok kabaca değinmek istiyorum.  Yunanlılar haklı, mütteffikler (ki Pakistan, Mısır ve Yunanistan vs gibi çok geniş sayıda ülkeden bahsediyoruz) borcun 50%sini silmeyi kabul etti (Aslında Amerikalılar kabul ettirdi , yoksa Ingilizler tümünün ödenmesini istiyordu)  ve Almanya bu gelişmenin neticesinde ekonomik mucizesini hızlandırdı. Hatta anlaşmada bazı borçların ancak iki Almanya birleşirse ödeneceği gibi maddeler de var. 1990 yılında bu borçların ödenmesi için 25. madde uyarınca gerçekten de adımlar atıldı.

Ancak bu gelişmenin arkasında çok daha büyük bir tarih yatıyor. Her şeyden önce affedilen borçlar arasından 1. Dünya Savaşı dönemi borçlar da var. Keynes o zaman Amerikalılar ise 2. Dünya Savaşı sonrasında borç ödemelerinin Nazilere nasıl bir ortam hazırladığını anlamıştı. İkincisi ABD SSCB, daha geniş anlamda komünizme karşı bir hudut karakolu olarak Batı Almanya’yı kuvvetli görmek istiyordu. Londra Anlaşması savaş öncesi borçları olan 13.5 milyar mark (7.7bn Mark kamu borcu)  2.6 milyar Mark ödenmemiş faiz, ve 16.2 milyar Mark savaş sonrası borçlarını içeriyordu. Anlaşma ile 7.5 milyar ve 7 milyar olarak rakamlar düzeltildi.  Hükümet 11 milyar Mark özel sektör ise 3.5 milyar Mark ödeme yaptı. Altın maddesi , ki 1 Dünya Savaşı öncesi ve hemen sonrasın çok popülerdi, kadük hale getirilince pek çok kreditör enflasyona yenik düştü. Bu gibi başka maddeler de var ancak değinmeyeceğim.

Anlaşma 1953-58 döneminde sadece faiz ödemeleri yapılması ve F. Almanya’nın kendisini biraz daha toparlaması maddesini de içeriyordu. Daha sonra 765 milyon Mark ödenecekti. Ödeme sadece ticaret fazlasından yapılacak ve yıllık ihracatın 3%sini de aşmayacaktı. O dönemin ekonomik dünyasını da düşünürseniz aslında Batı ülkeleri kendi paralarını kendilerine ödemiş oldu.  Bu noktada da Yunanlılara hak verebiliriz. Reçete iç tüketimin kısılarak tasarruf edilmiş para ile ödeme değil ihracatla kazanılmış para ile ödeme üzerine.  Londra anlaşmasında ana hedef Almanya’nın tüm dünyaya karşı ticaret fazlası vermesiydi. Yunanistan’ın şu anda düşüncesi Almanya ile sınırlı olabilir.

Sonuç olarak Almanya açısından:
1- Yunanistan Almanya’nın müttefikler için SSBC’ye karşı olan önemine sahip değil.
2- Almanya’nın Avrupa ekonomisi için ne kadar önemli olduğunu Avrupa yüz yılı aşan bir süredir biliyordu. Bu nedenle Batılı ülkeler Alman ekonomisini bir an önce toparlamak istedi. Anlaşılan Alman liderliği Yunan ekonomisinin benzer bir önemi olduğuna inanmıyor (yok da zaten ama Euro açısından bence durum farklı) .
3- Londra anlaşması tarzı bir ödeme , yani ihracata dayalı, Almanların şu ana kadar dikte ettiği reçeteye ters ve aslında Almanların kendi uyguladıkları modelin krizin nedenlerinden birisi olduğunu gösteriyor. Almanlar kendi hatalarını itiraf etmek istemeyecektir.
4-Yunanistan’da zaten hair cut geldi. Daha fazla bir af “kötü örnek” olur.

Şant Manukyan
Müdür | Uluslararası Piyasalar Hisse Senetleri ve Türev

mail ve rapor alti banner 468x68_20141027

Bir Cevap Yazın