Fed şoku sonrası yeni denge nerede oluşacak?

Küresel piyasalar ekonomilerin açılması ve Fed’in şahin sinyalleri arasında yeni bir denge bulmaya çalışıyor. Açıklama sonrası sert satış yiyen 10 yıllık ABD tahvilleri eski seviyesine geri dönüyor. Ancak risk iştahına duyarlı varlıklardaki satış dalgası durulmak bir yana derinleşiyor.

Piyasalardaki U dönüşünü ekonomik verilerle açıklamakta zorlanıyoruz. Büyüme cephesinde iyi haberlere rağmen istihdam verileri halen salgın öncesi rakamların çok gerisinde. Böyle bir ortamda Fed’in aceleci ve sert bir sıkılaşmaya gitmesini beklemiyoruz.

Ancak açıklanan tahminlerde 2023 yılında 2 x 25 baz puan faiz artışı bekleyen katılımcı sayısındaki artış ve St. Louis Fed başkanı Bullard’ın faiz artışının 2022’de bile yapılabileceği sinyali kafaları karıştırıyor ve risk iştahını bozuyor.

Küresel büyümenin hızlandığı, enflasyonun arttığı, hisse senedi ve emtianın değer kazandığı, tahvil ve doların zayıfl adığı refl asyon senaryosundan uzaklaşıyoruz. Doların güçlenmesi, verim eğrisinin yataylaşması, hisse senedi ve emtiada satış net bir ayı sinyali veriyor.

Üç günlük piyasa hareketinden yola çıkıp refl asyon trendinin sona erdiğini söylemek doğru değil. Temel görüşümüzü halen değiştirmedik. Kalabalık pozisyonların kapatılmasından kaynaklanan taktiksel bir satış ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyoruz. Piyasa hareketinin açıklanan verilere ve tahminlere ne kadar yansıdığını görmek için zamana ihtiyaç var. Temmuz başında açıklanacak tarım-dışı istihdam verisi bu konuda daha sağlıklı değerleme yapmamızı sağlayacak. Bu süreçte satış dalgasının büyümesi ihtimaline karşı portföy betalarında sınırlı düzeltme yapılabilir.

Gelelim Türkiye varlıklarına…
Geçmiş veri ve geçen hafta yaşanan gelişmeler bize kötü senaryoda Türkiye varlıklarındaki satışın ne kadar sertleşebileceği konusunda önemli ipuçları veriyor.
Kısa vadeli finansman ihtiyacının fazlalığı ve rezervlerin düşüklüğü nedeniyle Türkiye varlıkları dışsal şoklara karşı gelişmekte olan ülkeler ortalamasına göre daha kırılgan konumda.

Salgına karşı başarılı mücadele, ekonominin açılması, dış ticaret ortağımız Avrupa’nın büyümesinin hızlanması maalesef sonucu değiştirmiyor. Küresel yatırımcı Türkiye’yi kırılgan kategorisinde görmeye devam ediyor.

Geçen haftaki piyasa hareketi, Fed’in para politikasını sıkılaştırma beklentisinin arttığı ve doların güçlendiği bir senaryoda Türkiye varlıklarının sert değer kaybedebileceğine işaret ediyor. Oynaklığın artabileceği ve satışların derinleşebileceği kötü bir senaryo ihtimaline karşı kısa vadeli yatırımcıların kaldıraçlı pozisyonlarını azaltmalarında fayda var.

Serhat Gürleyen
Direktör | Araştırma

Bir Cevap Yazın