Dursun kim?

dursun_kim

Temel evlenmek istiyor. Ama kafası karışık. Dursun’a açılır. “Evlenmek için iki adayım var. İlki genç, güzel ama fakir; diğeri biraz yaşlı, hafif çirkin ama çok zengin. Sence ne yapmalıyım?” Dursun Temel’e kalbinin sesini dinlemesini, mutlu olmak için zengin olmaya ihtiyacı olmadığını söyler ve çirkin kızı teselli etmek için yardımcı olmak üzere telefonunu ister. 

Koalisyon görüşmeleri Cumhurbaşkanı görevlendirmeyi yaptıktan sonra resmi olarak muhtemelen haziranın son haftasında başlayacak. Ancak Ankara kulislerinde pazar gününden beri artan hareketlilik televizyondaki evlilik programlarını aratmıyor.

Seçim şokunu üzerinden atan Ak Parti teşkilatından gelen sinyaller olası bir koalisyon adayı olarak MHP’yi gösteriyor. Muhafazakar ve dindar seçmen tabanı Ak Parti ve MHP koalisyonunu diğer seçeneklere göre öncelikli hale getiriyor.

Hükümete ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın kesimlerden gelen sinyaller MHP-AKP koalisyonu ihtimalini artırıyor. Kurulacak hükümetin anayasayı değiştirecek zenginliğe sahip olmaması kısa vadede büyük sorun değil.

Ancak MHP kanadının evlilik için öne sürdüğü şartlar AK Parti açısından kabul edilebilir değil. MHP genel başkanı Bahçeli, ortaklık için şartlarımız bellidir, kabul eden herkese kapımız açıktır, bekleriz diyor.

Nedir bu şartlar ?

  1. Anayasada devletin temel niteliklerinde bir değişikliğe gidilmemesi
  2. Cumhurbaşkanının anayasada belirlenen sınırlar içinde kalması
  3. Çözüm sürecine son verilmesi
  4. 17-25 Aralık dönemindeki yolsuzluk suçlamalarıyla ilgili hukuki sürecin devam etmesi 

AK Parti tarafından bu şartların kabul edilebilir olmadığını söylemek için kahin olmaya gerek yok. Ak Parti ve MHP asgari müştereklerde anlaşarak yolsuzluk soruşturmalarının bir kısmını yeniden yargı sürecine taşıyabilir. Ancak dört yıl sürecek bir hükümet ufukta gözükmüyor.

Bu durumda ikinci seçenek olarak CHP ile koalisyona gidilmesi gündeme geliyor. CHP ile koalisyonun MHP’ye göre iki önemli bir avantajı var. CHP çözüm sürecine son verilmesi gibi bir şart öne sürmüyor. CHP ile AK Parti anayasadaki tıkanıklıkları aşabilecek bir çoğunluğa sahip bulunuyor.

Ancak diğer şartlar konusunda MHP ve CHP arasında bir fikir ayrılığı bulunmuyor. Dolayısıyla AK Parti ve CHP’nin birlikte kuracağı bir hükümet ile Türkiye’yi 2019 yılındaki genel seçimlere taşımak fikri gerçekçi gözükmüyor. Kurulacak ortaklığın hülle evliliğinin ötesine geçmesi zor gözüküyor.

HDP’nin AK Parti ile koalisyonu kategorik olarak reddetmesi AK Parti’nin içinde yer almadığı hükümet seçeneklerini gündeme getiriyor. Ancak bu durumda MHP’nin HDP’yi kategorik olarak reddetmesi işi bozuyor.

CHP genel başkanı Kılıçdaroğlu bu paradoksu dönüşümlü başbakanlık önerisi ile çözmeyi hedefl iyor. Başbakan Davutoğlu ilk tur görüşmelerinde bir sonuca ulaşamazsa, HDP’nin dışarıdan destek vereceği MHP ve CHP’nin ülkeyi seçimlere taşıyacağı bir hükümetin kurulması gündeme gelebilir. Bu hükümetin önündeki en büyük engel MHP’nin ikna edilmesi.

Toparlayacak olursak: Seçim sonuçları halkın başkanlık sistemine sıcak bakmadığını gösterdi. Ancak Türkiye’yi kimin yöneteceğine yönelik belirsizlik azalmadı. Hatta yaşanan gelişmeler siyasi belirsizliği artırdı. Ortaya çıkan siyasi tablo Türkiye’nin en geç 2016 yılında erken seçime gideceğini gösteriyor. Seçime AKP-MHP koalisyonu ile mi, CHP-MHP koalisyonu ile mi gidileceği, yoksa yeni bir Güneş Otel vakası mı yaşanacağını zaman gösterecek.

Başa dönecek olursak, Türkiye’de siyasi tablo Temel fıkrasıyla izah edilemeyecek kadar karışık. Temel hangi kızı seçeceğini bilmiyor. Her iki kızın da Temel’i beğenmeme ihtimali yüksek. Temel evlenmek yerine Güneş Otele yerleşebilir. Dursun’un kim olduğunu sizin hayal gücünüze bırakıyorum.

Serhat Gürleyen, CFA

Direktör | Araştırma

468x68

Bir Cevap Yazın