Dolar gülümsemeye başlıyor…

Dünya borsalarındaki satış dalgası ikinci haftasını tamamladı. Beklentilerden zayıf gelen ekonomik verilerle hisse senetleri gerilerken, tahvil faizlerinin artması ve doların güçlenmesi endişe veriyor.

Verilerde aşağı yönlü sürpriz sonrası iktisatçılar Fed’in varlık alımını azaltılmasını açıklaması beklentisini kasım ayına kaydırdı. Ancak gerek Fed yetkililerinin açıklamaları gerekse son günlerdeki piyasa fiyatlamaları negatif sürpriz ihtimalinin göz ardı edilmemesini söylüyor.

Çarşamba günkü Fed toplantısında kullanılan dilin şahinleşmesi ve/veya paylaşılan faiz artışı tahminlerinin öne çekilmesi doların güçlenmesine ve gelişmekte olan ülke varlıklarında satışlara yol açabilir.

Güçlü istihdam rakamları sonrası Fed’in şahinleştiği Haziran toplantısı sonrasında bir aylık süre içinde dolar gelişmiş ülke paralarına karşı yüzde 1, gelişmekte olan ülke paralarına karşı yüzde 3 değer kazanmıştı. Gelişmekte olan ülke borsaları bu dönemde yüzde 5’e yakın değer kaybetmişti. Tarih tekerrür eder demiyoruz. Ancak ABD ekonomisinin güçlü olduğu ve enflasyonun yükseldiği bir ortamda olası Fed şoklarına karşı hazırlıklı olmakta fayda var.

Eylül FOMC toplantısı haftasında gelişmekte olan piyasalarda üç önemli merkez bankası toplantısı var. Politika faizi manşet enflasyonun çok altında olan Brezilya Merkez Bankası çarşamba günü yapacağı toplantıda muhtemelen faizlerde 100 baz puan artışa gidecek. Enflasyonu tahmin aralığında olan Güney Afrika Merkez Bankası’nın faizlerde değişikliğe gitmesi beklenmiyor.

Manşet enflasyonu Orta Vadeli Program tahminlerinin çok üzerinde olan Türkiye Merkez Bankası’nın faizlerde değişikliğe gitmemesi bekleniyor. Ancak bankanın gıda dışı enflasyonun gerilediğini vurgulayan açıklaması sonrası bazı piyasa oyuncuları Eylül toplantısında faiz indirimi beklemeye başladı.

Büyümenin güçlü manşet enflasyonun yüksek olduğu bir ortamda Merkez Bankası’nın gıda dışı enflasyon geriliyor diye faiz indirmeye başlamasını beklemiyoruz. Gıda fiyatlarının yüksek olmasını bir sonraki yılın asgari ücretini yukarı çeken ve enflasyonla mücadele sürecini zorlaştıran bir gelişme olarak görüyoruz.

Ana senaryomuzda Merkez Bankası’nın Kasım veya Aralık ayından başlayarak toplam 50-100 baz puan faiz indirmesini bekliyoruz. Fed’in şahin sinyal verdiği, doların gülümsemeye devam ettiği ve Türk Lirası’nın değer kaybettiği kötü senaryoda Merkez Bankası değil faiz indirimin öne çekmek, ertelemek zorunda bile kalabilir.

Serhat Gürleyen
Direktör | Araştırma

Bir Cevap Yazın