Çin Şişeden Çıktı

Yaklaşık iki yıl boyunca Çin ekonomisinin iddia edildiği kadar sağlıklı olmadığını ve ufukta sert bir yavaşlama göründüğünü yazıyorum.  Nitekim en olumlu kurumların bile son dönemde büyüme hedeflerini aşağı yönde revize ettikleini ve sert bir iniş senaryosunu da konuşmaya bağladığını görüyoruz. Hükümetin kendisi de daha önce 7.5 olarak telafuz ettiği büyüme hedefini artık konuşmalarda yüzde 7 olarak  açıklıyor. Ancak bu rakamlar bile fazlası ile iyimser. Şayet hükümet büyüme modelini gerçekten sağlıklı bir hale getirerek iç tüketimin payını arttırmayı düşünüyorsa önümüzdeki birkaç yıl içinde yüzde 3 ile 5 arası bir büyüme şaşırtıcı olmayacaktır. Ancak büyümenin bu seviyelere gerilemesi kötümser bir senaryo olarak algılanmamalı. Aksine Çin’in daha sağlıklı bir büyüme modeline geçmesi global dengesizliklerin düzeltilmesi açısından çok önemli ve pozitif bir adım olarak görülmeli. Şayet tüketimin büyüme hızı genel ekonominin üzerinde olursa orta uzun vadede global ekonomi için bir sorun görmüyorum. Likidite tartışmalarına da değinmek doğru olacaktır.

Çin’de bir likidite krizi yaşanmıyor. Daha doğrusu PBOC’nin aciz veya habersiz kaldığı bir likidite krizi söz konusu değil. Aksine bilinçli bir şekilde PBOC tarafından sahneye koyulmuş bir likidite operasyonu izliyoruz. Daha önemlisi Çin’de sorun finans sektörünün durumu değil. Sektörün sağlıklız hali sadece hatalı  büyüme modelinin bir sonucu. Bu nedenle sadece finans sektörüne yoğunlaşmamız resmin tamamını kaçırmamıza neden olacaktır.

Bir süredir Çin’de gerek hayali ihracat yöntemleri fonlama araçı olarak kullanılarak gerekse bankalararası piyasadan elde edilen kaynaklarla  pek sağlam olmayan finansal işlemler gerçekleştiriliyor. Özel bankacılık ürünleri olarak dizayn edilen bu ürünler yüzde 7.5 gibi standart araçlara oranla çok daha yüksek getiri vaad ediyor ancak içindeki varlıkların kalitesi çok düşük. İşte PBOC bu noktada bazı bankaların kendisine çeki düzen vermesini sağlamak amacı ile likidite sopasını çıkartmış durumda. Elbette gerek macro ekonomik gerekse finansal koşulların kötüleşmesi  endeksin de sert bir şekilde gerilemesine neden oluyor. Ancak daha önemli bir baskı endüstriyel emtialar üzerinde yaşanıyor ve yaşanmaya da devam edecektir. Cari koşullar ABD hisselerinin giderek daha öne çıkacağı bir döneme doğru gittiğimize işaret ediyor. Ve elbette dolar satılarak açılmış olan carry trade pozisyonları, ki ağırlıklı gelişmekte olan piyasalarda, doların da daha yükseleceğine işaret ediyor.

 

Şant Manukyan
Müdür | Uluslararası Piyasalar