Ankara ne diyor? Piyasalar ne anlıyor?

Dünya borsaları eylül ayına delta varyantı kaynaklı yavaşlama endişeleriyle satıcılı bir başlangıç yaptı. Değerlemelerin şişkin olması ve sene başından beri yüksek karlar elde edilmesi yatırımcıların kötü haber karşısında acil çıkış kapısına yönelmesini kolaylaştırdı.

Ancak risk iştahında genel yaygın bir bozulma söz konusu değil. ABD doları, altın, 10 yıllık ABD tahvili gibi emin liman yatırım araçlarına yönelme görmüyoruz. Gelişmekte olan ülke hisseleri gelişmiş ülkelere göre daha iyi performans gösteriyor.

Türkiye varlıkları gelişmekte olan piyasalardan negatif ayrışmaya aşladı. Temmuz ağustos döneminde yüzde 15 getiri ile dünyanın en çok değer kazanan hisse endeksleri arasında yer alan MSCI Türkiye eylül ayına yüzde 5 kayıpla başlayarak kazancının üçte birini geri verdi. Türk Lirası dolara karşı en çok değer kaybeden gelişmekte olan ülke para birimleri arasında yer aldı.

Açıklanan verilerde Türkiye’nin yaz gecesi rüyasından uyanmasını gerektiren bir sinyal yok. Tam tersine büyüme, dış denge, maliye politikası gibi temel ekonomik veriler pozitif sürpriz yapıyor. Enflasyon cephesinde ise manşet ve çekirdek enflasyon farklı sinyaller veriyor. Manşet enfl asyonda gıda ve enerji fiyat artışları nedeniyle yeni yıl içi zirveler görüyoruz. Gıda ve enerjiyi hariç tutan çekirdek enflasyon yönünü aşağı çevirmiş durumda.

Bozulan beklentileri ve fiyatlama alışkanlıklarını düzeltmek isteyen Merkez Bankası doğal olarak iletişim stratejisinde çekirdek enfl asyon kalemlerine vurgun yapıyor. Sütten ağzı yanan piyasa oyuncuları Merkez Bankası’nın açıklamasını eylül ayında faiz indirileceğinin sinyali olarak okuyor.

Normal şartlar altında piyasalar Merkez Bankası’nın açıklamasından çıkıp bu denli köşeli bir yorum yapmaz. Ancak küresel piyasalarda satışların arttığı ve Orta Vadeli Program’dan zımni olarak hesaplanan döviz kurunun sert artış gösterdiği bir ortamda piyasaların tepkisi böyle oldu.

Bizim görüşümüzde OVP ve Merkez Bankası’nın açıklamaları sonrasında bir değişiklik yok. Enflasyon hedefinin çok üzerinde olan Merkez Bankası’nın eylül ayında faiz indirimine gitmesini beklemiyoruz. Ancak piyasalardaki endişe ve oynaklık muhtemelen 23 Eylül’deki Para Politikası Kurulu’na kadar devam edecek. Dışsal şoklarla karşılaşma ihtimalinin yüksel olduğu son çeyreğe sağlam girmemiz için Merkez Bankası’nın eylül toplantısında güçlü bir mesaj vermesi ve bu mesajın siyaset cephesinden gelecek aykırı seslerle bozulmaması gerekiyor.

Serhat Gürleyen
Direktör | Araştırma

Bir Cevap Yazın