Sukuk: İslami Finans Ürününden, Uluslararası Sermaye Piyasası Ürününe…

Sukuk, ülkemizdeki deyişiyle ‘kira sertifikası’, diğer bir deyişle ‘islami bono’ özellikle 2012 yılında yatırımcıların gözünde önceki yıllara göre farklılaşarak, islami fonlar ve yatırımcılar için oluşturulmuş, islami ülkelerde işlem gören islami bir enstrüman imajını değiştirerek uluslararası kabul görmüş bir enstrümana dönüştü. Bu dönüşüme en büyük katkı konvansiyonel yatırımcılar ve genelde konvansiyonel ihraç yapan ihraççıların (ülkeler ve şirketler) ürüne sadece islami ürün bakış açısıyla yaklaşmadan sermaye piyasası aracı olarak kabullenmesiyle sağlandı. Bu bakış açısının farklılaşmasının sebebi bana kalırsa önceki yazımda da değindiğim likiditenin yönünün ve hedef yatırımcı kitlesinin son yıllarda değişiyor olması. Bu nedenle önümüzdeki dönemde daha sık karşılaşacağımız bir ürün olan ‘sukuk’ u daha yakından tanımak faydalı olabilir.

İslami finansal varlıkların hacmi 2012 yılında yaklaşık 1.3 trilyon USD’ye ulaştı ve buna karşılık potansiyelinin ise 4.4 trilyon USD olduğu tahmin ediliyor. Sadece Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülke fonlarının şu anda büyüklüğü 2 trilyon USD civarında ve önümüzdeki birkaç yıl içinde petrol fiyatlarında çok ciddi bir geri geliş yaşanmadığı sürece bu fonların toplam büyüklüklerinin 4 trilyon USD’ye ulaşması bekleniyor. Bu tahminle birlikte Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Asya’daki islami likiditenin boyutunu ve potansiyelini tahmin edebiliriz.  İslami likiditeye oranla islami ürünlerin kısıtlı olması, sukuk ihraçlarının talebinin konvansiyonel ihraçlara oranla genelde daha yüksek olmasını açıklıyor.

Sukuk, ülkemizde ve global piyasalarda en çok ‘kira sertifikaları’ şeklinde karşımıza çıkıyor. Basit olarak ihraççıya ait bir gayrimenkulün ihracı gerçekleştirmek için kurulmuş bir ‘Varlık Kiralama Şirketi’ ne geri alınmak üzere belli bir süre satılması, VKŞ’nin bu gayrimenkulü kiralaması ve bu kira gelirlerine karşı kira sertifikası ihraç ederek kira gelirlerini sertifika sahiplerine kar payı olarak ödemesidir. Sukuk’un da kar payları belirli dönemlerde, USD cinsi ihraçlarda genelde 6 ayda bir ödemeli olur ve genelde sabit bir oranda dağıtılır. Vade sonunda da anapara ödemesi yapılır. Yatırımcılar kira gelirlerine ortak oldukları için islami kurallara uygun kabul edilir. Yatırımcı kitlesi genelde kısa vadeli alım-satım değil taşımak için alım yaptığı için kıymetlerin volatilitesi geleneksel eurotahvillere göre daha düşüktür. 2012 yılına kadar 10 yılın üzerinde sukuk ihracına rastlamak çok mümkün değildi. Genelde vadeler ortalama 5 yıl civarındaydı. 2012 yılında, sukuka olan talebin ve risk algısının artması sonucu perpetual (2049 vade), Tier1 sukuk borçlanmasını da gördük.

Vadelerin uzamasının yanı sıra katılımcılar bu ürünleri yıllardır alıp, satan ve ihraç eden katılımcıların ötesine geçti. Türkiye Hazinesi ilk USD ve TL cinsi sukuk ihracını gerçekleştirdi. Bu sene Güney Afrika hazinesi ilk kez bir sukuk ihraç etmeyi planlıyor. Aynı şekilde Mısır, Tunus ve Umman’da sukuk ihraçlarını yaygınlaştırmak için kanuni düzenlemeler yapılıyor. Hong Kong, ülkede daha fazla sukuk ihracının yapılabilmesi için vergisel düzenlemelerini değiştiriyor.  Bu sene yapılacağı bildirilen ülke sukuk ihraçlarının %97’sini bu piyasaya ilk kez giren ülkeler oluşturuyor. Farklı ülkelerden katılımcıların sektöre girmesiyle farklı para birimleri cinsi sukuk ihraçları ileride daha da artacaktır. Çin Yuan’ının da yaygın kullanılmaya başlayacağını ve Asya ve Orta Doğu yatırımcılarının sermaye piyasalarındaki paylarının artacağını düşünürsek Çin Yuanı cinsi sukuk ihraçlarıyla daha sık karşılaşmak çok şaşırtıcı olmaz.

İhraççıların yanı sıra sukuk ihraçlarına katılan konvansiyonel katılımcıların payı da artıyor. Türkiye Hazinesi’nin USD cinsi sukuk ihracına gelen talebin yaklaşık %60’ı Orta Doğu’dan olsa da %21’i Avrupa ve ABD’den geldi. Bu pay sukuk piyasası regülasyonlarının daha standardize hale gelmesi ve likiditesinin artmasıyla daha çok yükselebilir. Dubai Finansal Piyasası sukuk satın alma ve trade yapılması konusunda kendi standartlarını oluşturmaya çalışıyor.

Her ne kadar konvansiyonel ürünlere oranla sukuk regülasyonları açısından ortak standartların olmaması sukuk piyasasının önündeki engellerden bir tanesi olsa da islami finansman ürünlerinin çeşitliliği biraz da çok kesin çerçevelerin olmamasından kaynaklanıyor. Yine de standardizasyon konusunda çalışmalar devam ediyor. Katılımcıların günden güne artması önümüzdeki dönemlerde gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlayacaktır.

Ebru Serteser

Bölüm Yönetmeni | Uluslararası Piyasalar

Bu yazı Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir