Şirketin değeri mi, hissenin getirisi mi?

Yaklaşık on gün sonra bir yılı daha geride bırakıp yeni yılı karşılayacağız. Bu süreç aynı zamanda pek çok yatırımcı için yatırımlarının değerlendirildiği, eleştirildiği, getiri hesaplamalarının yapıldığı ve sonraki yıl için yatırım aracı tercihlerinin belirlendiği bir zaman dilimi olarak karşımıza çıkıyor. Aslında yatırımcı ifadesi daha ziyade profesyonel yatırımcıyı çağrıştırdığı için, en azından bu yazıda yatırımcı sözünden ortalama bir hisse senedi sahibinin kastedildiği anlaşılmalıdır.

Hisse senedi yatırımcısı, yatırımının getiri analizini yaparken bazen yanlış açıdan bakabilmektedir. Bu  yanlış açı daha çok, yapılan yatırımın getirisinin belirli bir endeksle karşılaştırılması ya da alternatif maliyet hesaplamaları yapılırken ortaya çıkıyor. Yatırımcı, çoğu zaman hissesine sahip olduğu şirketin yatırım yaptığı tarihteki piyasa değeriyle getiri analizi yaptığı tarihteki piyasa değeri arasındaki farka bakarak, yatırımının verimliliğini anlamaya çalışıyor. Şirket söz konusu dönem içinde hiç temettü dağıtımı yapmamışsa, bu yaklaşım elbette doğrudur. Ancak, kurumsal şirketler çoğu zaman temettü dağıtır; zira temettü ödemesi hisse senedi yatırımcısının en önemli ve sürdürülebilir ekonomik kazancıdır. Temettü ödemelerinden sonra da hisse senedi fiyatında düzeltme yapılır ve işlemin gerçekleştiği gün hisse senedi düzeltilmiş fiyattan işlem görmeye başlar. İhmal edilmemesi gereken ise, getiri hesabında temettünün mutlaka dikkate alınmasıdır.

Bu durumu önce basit bir örnekle açıklamaya çalışalım; sonra da uzun vadeli hesaplamanın nasıl yapıldığına vurgu yapalım. Yatırımcı 1 Ocak günü, her best online casino bir hissenin 1 TL nominal değere sahip olduğu 100 milyon TL ödenmiş/çıkarılmış sermayesi olan bir şirketin 100 adet hissesini borsada 1,50 TL fiyattan alsın. Buna göre yatırım tutarı 150 TL olacaktır. Şirket mayıs ayında hisse başına 0,05 TL (5 kuruş) nakit temettü ödemesi yapsın ve  hissenin 31 Aralık tarihindeki kapanış fiyatı da 1,70 TL olsun. Dönem içinde herhangi bir sermaye artırımı/azaltımı yapmamış olan bu şirkete yılın başında 1,50 TL fiyattan 100 adet hisse alarak 150 TL tutarında yatırım yapan yatırımcı, yılın sonunda sahip olduğu 100 adet hisseyi, kapanış fiyatı olan 1,70 TL ile çarpacak ve yatırımının değerini 170 TL olarak belirleyecek. Buna göre, dönem başında 150 milyon TL olan varlık değerinin dönem sonunda ,3 kazanç sağlayarak 170 milyon TL’ye yükseldiğini düşünen yatırımcı, yatırımının kendisine sağladığı getiriyi yanlış/eksik hesaplamış olacaktır. Çünkü bu örneğimizde yatırımcı, sahip olduğu hisselerin getirisini hesaplarken, dönem içinde ödenen  temettüyü ihmal etmektedir ve buna göre, eğer karşılaştırma yaptığı endeks artış göstermişse, yatırımcı, yatırımının endekse göre düşük performans sergilediğini düşünecektir. Halbuki yatırımcı, yatırımının getirisini hesaplarken hisse başına ödenen 0,05 TL (5 kuruş) temettüyü de dahil ederse, endeks yükselirken, kendi yatırımının yaklaşık yükselmiş olduğunu görecektir.

Yukarıdaki örneğimizde, yatırımcı ilk olarak hisse senedi yatırmının kendisine ,3 kazanç sağladığını düşünürken, aslında şirketin piyasa değerinin ,3 arttığını görüyor. Fakat getiri, fiyat ve temettü şeklinde toplam menfaati kapsamaktadır.

Şimdi de bu durumu hem gerçek hem de uzun vadeli bir örnekle netleştirelim. Kasım 2012 sonunda 1,70 TL fiyattan işlem gören ve 286.000.000 TL çıkarılmış sermayeye sahip olan ISMEN, 2009 yılının başında 0,84 TL fiyattan işlem gören ve 119.387.000 TL çıkarılmış sermayeye sahip olan ISMEN’e göre piyasa değerinde 86 artış göstermektedir.

Ancak, 2009 başında ISMEN’e yatırım yapan bir yatırımcı, Kasım 2012 sonunda bu yatırımından 86 değil,  H6 kazanç sağlamıştır. 

 

 

ISMEN’in 2009 yılı dahil son 4 sene içinde 68 milyon TL nakit temettü ödemiş olması, temelde getiri hesaplaması ve değer artışı hesaplaması arasındaki farkı oluşturuyor. Orta ve uzun vadeli getiri hesaplamalarında ödenen temettülerle de ISMEN alındığı modelin dikkate alınması gerektiğini hatırlatmak isterim; yani bir çeşit bileşik faiz hesaplaması yapılıyor.

 

 

Bu yazıyı da yukarıda belirttiğim bir konuya dikkat çekerek tamamlayalım; temettü ödemesi, hisse senedi yatırımcısının en önemli ve sürdürülebilir ekonomik kazancıdır.

 

Ozan Altan

Müdür Yardımcısı | Yatırımcı İlişkileri

Ozan Altan hakkında

Özel Yükseliş Koleji’ndeki orta öğrenimini takiben, lisans ve yüksek lisans eğitimini Anadolu Üniversitesi İ.İ.B.F. İktisat ana bilim dalında tamamladı. 2002 yılında İş Bankası’na katılan Ozan Altan, 2004 yılında İş Yatırım’da göreve başladı. Borsa ve Acente Hizmetleri Müdürlüğü’nden sonra Mevzuat ve Uygunluk Müdürlüğü’nün kuruluş çalışmalarında yer aldı. Şirketin halka arzıyla birlikte 2007 yılında Yatırımcı İlişkileri Müdürlüğü’nü kuran ve halen birim yöneticiliği görevini sürdüren Ozan Altan, aynı zamanda şirketin Kurumsal Yönetim Komitesi üyesidir.
Bu yazı Yatırımcı İlişkileri kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Şirketin değeri mi, hissenin getirisi mi? için 1 cevap

  1. ssk emeklilik der ki:

    Yazı için teşekkürler,
    Bir çok kişi temettüyü düşünmüyor veya hesaba katmıyor. Ne kadar yanıldıklarını bu yazınızla öğrenmiş olduk.
    Yazınızda “Şirket söz konusu dönem içinde hiç temettü dağıtımı yapmamışsa, bu yaklaşım elbette doğrudur. Ancak, kurumsal şirketler çoğu zaman temettü dağıtır.” demişsiniz. Sormak istediğim soru şirketler temettü dağıtmak zorunda mıdır?

    Yani imkb’de yer alan bir şirket ben 15 yıl temettü dağıtmayacağım diyebilir mi?

    SPK’nın buna bir zorunluluk dayatması mevcut mudur?

    Not: Blog takipçileri Temettü 25’i inceleyebilirler.

    http://www.kap.gov.tr/yay/GenelBilgiler/Endeksler.aspx#XTM25

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir