Komşuda pişer, bize de düşer…

iran-lavrov-kerry-hammond-ap

İran ile ABD’nin başı çektiği Birleşmiş Milletler güvenlik konseyinin beş daimi üyesi ve Almanya arasında iki yıldır sürdürülen görüşmeler başarı ile sonuçlandı. Yapılan anlaşmaya göre İran’ın uranyum stoklarını ve santrifüj sayısını hedeflenen seviyelere indirmesiyle  Batı ülkeleri  ekonomi ve finans alanındaki yaptırımlarına son verecek.  Altı ile dokuz ay arasında tamamlanacağı tahmin edilen nükleer arınma sürecinin ardından 2016’nın ilk yarısında  İran’ın gelişmiş ülkelerde alıkonan 100 milyar dolardan fazla varlığı serbest bırakılacak ve enerji ihracatına izin verilecek.

İran ve Batı arasındaki anlaşma, gerçekten hayata geçirilebilirse, gerek petrol fiyatlarında yaratacağı gerileme gerekse dış ticaret ve doğrudan yatırım imkanları ile Türkiye için orta ve uzun dönemde büyük fırsatlar yaratacak.

Petrol fiyatlarındaki düşüşün makro dengelere etkisi

İran petrol  ve  doğal gaz rezervleri açısından sırasıyla dünyanın dördüncü ve ikinci büyük ülkesi.  Batının yaptırımları dolayısıyla İran’ın petrol ihracatı Çin, Hindistan, Japonya,  Güney Kore, Pakistan, Türkiye ve Suriye gibi ülkelerle sınırlı. Yasakların kalkmasıyla 2016 yılının ikinci çeyreğinden itibaren bu durum değişecek.

Uluslararası Enerji Ajansı (EIA)  İran’ın enerji ihracatının serbest bırakılmasının petrol fiyatlarına etkisini 10-15 dolar arasında hesaplıyor.  Brent petrol fiyatları küresel büyümenin yavaşlaması ve İran görüşmeleri ile Mayıs ortasında gördüğü 68 dolardan 58 dolar civarına geriledi. İran’ın petrol ihracatının serbest bırakılmasıyla fiyatların 50-55 dolar bandına inmesi bekleniyor.

Milli gelirin %6’sına yakın enerji ithalatı ile Türkiye enerji fiyatlarındaki düşüşten en çok faydalanacak ülkeler arasında yer alıyor. Hesaplamalarımıza göre petrol fiyatlarındaki 10 dolarlık düşüş Türkiye’nin büyümesini ve cari dengesini milli gelirin yüzdesi olarak %0,2 ve %0,3 düzeyinde etkiliyor. Fiyatlardaki %10’lk düşüşün enflasyon üzerindeki doğrudan etkisi %0,2 düzeyinde. Dolaylı etkiler- doğal gaz ve elektrik- ile bu oran %0,4’e ulaşabilir.

Ancak düşük petrol fiyatlarının Türkiye’nin hikayesini değiştirmek için yeterli olmadığını biliyoruz. Son bir yılda Brent petrol fiyatlarının 105 dolardan 58 dolara inmesine rağmen Türkiye’de enflasyon %7.2,  cari açığın milli gelire oranı %5.9, büyüme %2.5—%3.0 bandında seyrediyor.  İlave 5-8 dolar düşüşün mucize yaratmasını beklememek lazım.

İran 77.5 milyon nüfus ve 415 milyar milli gelir ile büyük bir ekonomi. Buna ragmen uygulanan yaptırımlar nedeniyle toplam ihracatımızda sadece %2-%3’lük bir pay ile onuncu büyük pazarımız konumunda. Altın ihracatımız çıkartıldığında bu rakam daha da azalıyor.

Irak kabaca İran’ın yarısı kadar bir nüfusa ve milli gelire sahip olmasına rağmen %7’lik bir pay ile en büyük ikinci pazarımız. Dolayısıyla Irak’a olan ihracatımız önümüzde 4-5 yılda rahatlıkla iki üç katına çıkabilir. Ancak  Irak’tan farklı olarak İran’ın  yurtiçi talebe yeten bir kapasitesi var.  Batının yaptırımlarını kaldırması İran’ın  serbest ticarete kapılarını açacağı anlamına gelmiyor.

İran ve küresel gelişmeler Türkiye piyasasına nasıl yansır?

Türk lirası

Döviz piyasası İran beklentisini büyük ölçüde satın aldı. Türk lirası günlük, haftalık, aylık bazda yapılan karşılaştırmalarda gelişmekte olan ülkeler arasında en iyi üç para birimi arasında yer aldı. USDTRY son bir ayda 2.75 seviyesinden 2.64’lere geriledi.  Doların güçlenmesi ve gelişmiş ülke tahvil faizlerindeki artış beklentimize paralel  Türk  lirasının zayıflaması beklentimizi koruyoruz.

Tahvil

Enflasyon korkusunu fiyatlamaya devam eden  tahvil piyasasında Türkiye’ye özgü bir ayrışma yok. Yerel para cinsi tahvillerde Rusya, Endonezya ve gelişmekte olan Avrupa ülkelerinin gerisinde kalmaya devam ediyoruz.  10 yıllık faizlerde son bir  haftada 7bp, bir ayda 22bp gerileme ile gelişmekte olan ülkeler liginde ortalarda yer alıyoruz. Doların güçlenmesi ve gelişmiş ülke tahvil faizlerindeki artış beklentimize paralel  orta ve uzun vadeden kaçınılmasını önermeye devam ediyoruz.

Borsa

Borsa son haftalardaki güçlü performansıyla İran’ın Batı ile anlaşmasını büyük ölçüde satın aldı. Petrol fiyatlarındaki gerileme devam ederse kur ve faiz cephesini rahatlatarak fiyatlarda sınırlı bir yükseliş sağlayabilir. Mikro bazda  bakıldığında serbest ticaret ortamına geçilirse yararlanacak sektörler, havayolları, beyaz eşya ve otomotiv, zarar görecek sektörler olarak çimento ve petrokimya sayılabilir.

Serhat Gürleyen, CFA

Direktör | Araştırma

Serhat Gürleyen hakkında

Galatasaray Lisesi’ni takiben lisansını Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Çalışma hayatına Boğaziçi Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak başlayan Serhat Gürleyen, finans sektöründe on sene boyunca araştırma, yurtdışı satış ve fon yönetimi alanlarında çalıştıktan sonra 2002 yılında İş Yatırım’a katılmıştır. Araştırma Direktörü olarak görev yapan Serhat Gürleyen aynı zamanda müşteriler için yatırım stratejilerinin oluşturulmasından sorumludur.
Bu yazı Araştırma kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir