Keynes’in Piyasa Tespitleri

Günümüzde ekonomist olarak en çok bilinen isim şüphesiz John Maynard Keynes(1883-1946)’dir. Özellikle yazdığı The General Theory of Employment, Interest and Money (1936) kitabı “Keynesyen Ekonomi Teorisi”nin temellerini oluşturur ve ekonomi literatüründe bir klasiktir. Genelde az bilinen ise bu kitabın 23. kısmında insan doğası hakkında gözlemleri ve tespitlerinin yanında Keynes yatırımcılara tavsiyeler verir. Keynes kendi döneminde de çok başarılı bir ekonomist olmanın yanı sıra King’s College Cambridge’in fon yöneticiliğini yapmıştır ve bir kur spekülatörüdür.  Ciddi miktarda varlığı da bu yolda tamamen kaybedip geri kazanmıştır. Bu nedenle Keynes’in yatırım tavsiyelerini ve tespitlerini ekonomist olarak değil, -ki piyasacılar tarafından ekonomistlerin teoriye dayanan tavsiyelerinin sinir bozucu boyutta anlamsız geldiğinin farkındayım- pratik olarak batıp çıkan bir dehadan tavsiyeler olarak görmek gerekiyor.

Tavsiyelere geçmeden önce Keynes’in fonu olan Chest Fund’un 1927-1946 yılları arasındaki performansı: 

Keynes’in tespitlerinin ölümünden on yıllarca sonra gelişecek olan “Etkin Piyasa Hipotezi” ve “Davranışsal Finans” için temelleri oluşturacak nitelikte olduğunu da belirteyim. Keynes’in piyasa ile ilgili tespitlerinden bazıları:

a) Hisse Fiyatı Üzerine Beklentiler: Keynes insan doğasının, aksine kesin bir kanıt görene kadar şu an ki durumu ve verileri baz alıp bu durumun devam edeceği beklentisinde olmaya eğilimli olduğunu belirtiyor. (Davranışsal finansta “extrapolation error”)  Uzun vadeli tahminlerde ise yatırımcıların kendi tahminleri hakkında aşırı özgüvenli olduğunu yazıyor.(Davranışsal finansta “overconfidence bias”).

Hisse fiyatlarında bu nedenle fiyatlanan beklenti ve endişelerin şirketi yönetenlerin hayal bile edemeyeceği kadar alakasız olabileceğinin tespitini yapıyor. Bütün gün yatırımcıların hisseler hakkında beklentilerini dinleyenlerin bu tespite hak verdiğini duyar gibiyim. Fiyatlama davranışındaki bu bozulmanın ana sebeplerinden bir tanesi de benim gibi çoğu zaman kısa vadeli işleme odaklananların,  beklentinin doğruluğundan çok ne kadar kişi tarafından fiyatlara yansıtılacağı ile ilgilenmesidir. Pozisyonu karlı kapatacak kadar fiyatlara yansıyorsa sürüye katılmakta bir sakınca görmez kısa vadeli işlem yapan trader. Bu yaklaşım tarzı da özellikle kısa vadeli fiyatlamalardaki oynaklığın artması ve uzun vadeli yatırımcıların Keynes’in bahsettiği beklentilerinin anlamsız olsa dahi fiyatlanmasında aşırılaşma sebeplerindendir. Bizim bildiğimiz ve Keynes’ten sonraki 100 yıl içerisinde yaşanan sayısız balon ve fiyatlama davranışları ile alakalı bu tespit Keynes tarafından o yıllarda yapılmış oluyor.

b) Piyasa Fiyatlamaları Etkin Olamaz: Piyasadaki fiyatlamaları sektörle ve şirketle tamamen alakasız insanların oluşturduğu temelsiz beklentilerin sonucu olarak gören Keynes, bu nedenle piyasanın etkin olamayacağını söyler. Bu temelsiz beklentileri ise piyasadaki oynaklığın ana sebebi olarak görür. Piyasada işlem yaparken “Etkin Piyasa Hipotezi”nin iddia ettiği gibi rasyonel yatırımcı fiyatlamalarının aksine Keynes’in bahsettiği gibi irrasyonel ve temelsiz fiyatlamaları daha çok görüyoruz. Özellikle fiyatlamaların aşırılaştığı ve sürü psikolojisinin hakim olduğu dönemlerde yatırımcıların kendilerini zihnen rahatlattıkları ” Şu anki vaziyet hep devam eder nasılsa” inancı yıkılıyor ve piyasada iyimser-karamsar dalgaların irrasyonel boyutlara ulaştığını görüyoruz. Bu noktada profesyonel yatırımcıların yeteneğinin, bir varlığın fiyatının alıp tutmak isteyen için ne kadar olduğunu tespit etmekten ziyade “Sürü psikolojisinin etkisi altında piyasa bu varlığı önümüzdeki süreçte nasıl fiyatlar? ” sorusuna verdiği isabetli cevapla ortaya çıkacağını söyler. Şahsen özellikle analistlerin, yatırımcıların ve traderların bir varlık ile ilgili fiyat tespiti yaparken en önemli noktanın, siz pozisyonu aldıktan sonra diğer yatırımcıların da o varlığı sizin gördüğünüz gibi görmenizi sağlayacak ne gibi çevresel değişiklikler olacağıdır. Bataklıktan çıkardığınız elması, onun elmas olduğuna ikna olmuş alıcısı olmadan satmanız mümkün değildir.

c) Meşhur Güzellik Yarışması Benzetmesi: Benzetmeyi tekrar hatırlatmak gerekirse, kimin güzellik yarışmasını kazanacağını tahmin etmek için sizin en güzel olduğunu düşündüğünüz yarışmacıyı değil insanların en güzel olduğunu düşüneceği yarışmacıyı bulmanız gerekiyor. Benim benzetmemdeki elması onun elmas olduğunu bilmeyen Amazon kabile şefine gösterip fiyat istersek herhalde karşılığında 2 balık verir. Bu nedenle çoğu yatırımcı temel olarak çok ucuz bulduğu bir hisseyi aldıktan sonra yıllarca hüsran içinde fiyatların yukarı gitmesini bekleyebilir. Temel olarak beğendiğimiz hisselerde katalizör olarak tanımladığımız, kısa vadede diğer yatırımcıların da hisse fiyatı hakkında aynı görüşü paylaşması için sebepler ararız. Diğer yatırımcıların görüşünün ne olacağını okumazsak eğer uzun süre para kazanamadan pozisyonda bekleriz. Keynes “Artık mesele senin en beğendiğini bulmak ya da ortalamanın fikrini tahmin etmek değil. Üçüncü seviyeye ulaştık ve bu seviyede zekamızı ortalamanın,  ortalamanın fikri ile alakalı beklentilerini tahmin etmek için kullanıyoruz.” Aşağıdaki fotoğrafta ABD’de 1921 yılında düzenlenmiş güzellik yarışmasında sona kalan 9 adayı görüyorsunuz. Üçüncü seviye düşünme tarzını uygulayarak paranızı hangi adayın kazanacağına yatırırdınız? (Cevabı bir sonraki yazımda paylaşacağım)

d) Hayvansal İçgüdüler: Şu an davranışsal finans literatüründe de olan ve yatırımcılar tarafından oldukça bilinen “Animal Spirits” kavramı da Keynes tarafından ele alınmıştır.  Keynes, pozitif karar ve aktivitelerimizin çoğunun matematiksel hesaplardan çok hayvani içgüdülerimizin sonucu olduğunu belirtir. Ve bu güdüler olmasa matematiksel beklentilerden başka hiçbir şeye dayanmayacağımızı ve bunun girişimciliği bitireceğini söyler. Hayvansal içgüdülerin en yoğun halini piyasada sık işlem yapanlar yaşar. Özellikle çok kısa vadeli tradelerde içgüdülerin önemli rol oynadığını düşünüyorum. Matematiksel beklentilerden çok o an bizi tuşa basmaya iten içgüdüler, pozisyondayken hissettiklerimiz genelde içgüdüsel ve stres altında verdiğimiz o kararlar hep içgüdüsel. Trade ile ilgili her kararın çok dar periyotlarda, rasyonelliği bloke edecek miktarda pozisyonla işlem yapan herkes tarafından içgüdüsel olarak tasvir edilebileceğini düşünüyorum. Burada başarılı trader öncelikle rasyonelliğini bloke etmeyecek zaman aralığında ve boyutta trade eden, içgüdüsel zaaf ve zayıflıklarını artık öğrenerek engelleyebilen kişi oluyor.

Warren Buffett 1991’de Keynes için yatırımcı olarak başarısı, düşünür olarak başarısına eşdeğerdir demiştir. Keynes hem kitabında, hem hayatında yaptıklarıyla piyasaya dair birçok önemli tespit yapmıştır. Piyasa ile ilgili bu kadar doğru tespitlerin, insan doğasının bütün yönlerini pratik olarak da yatırım yaptığı için  gözlemleyebildiğini söyleyebilirim. Kendini ve çevresini bu kadar iyi analiz ederek, öğrenerek geliştirdiği yatırım stratejisi sayesinde başarılı bir yatırımcı olarak da anılmaktadır.


Kaynaklar:

  1. 1) Keynes, John Maynard. 2010. The General Theory of Employment, Interest and Money. Whitefish, MT: Kessinger Publishing, LLC (originally published in 1936).
  2. Warren Buffett – Letter To the Shareholders of Berkshire Hathaway Inc., 1991

Halil Barışkan

Araştırma | Kısa Vadeli Stratejiler


Bu yazı Araştırma kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir