IOTA – Blockchain’in Ötesi

Aralık ayında CME’nin vadeli işlemleri başlatması ile Bitcoin de büyük ölçüde sisteme dahil olacak. O tarihte felsefesinden ziyade JP’nin short’layıp short’lamadığını veya direnç ve desteklerini konuşuyor olacağız. Bu nedenle hazır biraz daha vakit varken Bitcoin/Blockchain’in kendisinden konuşmaya devam etmek ve diğer kripto para birimlerini incelemek istiyorum. Ama önce Satoshi Nakamoto‘dan bir iki satırla bahsetmek doğru olacaktır.

Sıfır Ego: Ruha Iyi Gelir

Woody Allen‘ın Midnight In Paris‘indeki gibi her nesil kendinden önceki nesillerin büyük adamlarının daha etkileyici ve sofistike olduğuna inanır. Benim için de 20. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan bilim, sanat ve siyasi figürleri olağanüstü bir dönemim olağanüstü insanlarıdır. Ve keşke oturup konuşabilseydim diyeceğim isimlerin çoğunu barındırır. Kimliği hala net olarak ortaya çıkmayan Satoshi Nakamoto ise 21. yüzyılda oturup konuşabilsem dediğim isimlerin başında geliyor. Yaptığı her şeyi sosyal medyada paylaşan veya devamlı kendisinden bahseden insanların yaşadığı bir dünyada bu kadar mutlu, bu kadar egosuz kalmak çok sağlam bir kişilik gerektiriyor (biliyorum biliyorum, FBI öldürecekti, illuminati vs vs). Dayanak varlığı doğanın yaratmadığı veya bir dayanak varlık üzerine inşa edilen dahiyane türev ürünlerden başka hangi finansal enstrümanın sıfırdan başlayarak 100 milyar dolarlık bir varlık sınıfı oluşturduğunu gördüğünüzü hatırlıyorsunuz? Ve TV’ye bir kez bile çıkmadığınız gibi Facebook’ta da hiç like almış değilsiniz. En azından hangi restoranda ne yediğini bilseydim! Tarkan görmüş genç kız modundan çıkarak konunun kendisine geliyorum.

Bitcoin: Fiat Lux

Çok gerekli bir gelişme olmasına rağmen (çünkü tarihte ne olmuşsa olması gerektiği için olmuştur) kağıt para yani “Fiat” sistemini eleştirenler açısından büyük bir ironi olsa gerek ki Bitcoin de aslında “Fiat”. Latince “söyledik oldu/let it be done” anlamına gelir ve Bitcoin de 9 sayfalık bir manifestonun ardından ortaya çıktı. Hiç bir şeye dayanmadığı için bu yönü ile kağıt paradan farkı yok. Sadece miktarı sınırlandığı için kağıt para sistemine alternatif olarak görülse de 21 milyon adet gibi bir sınırlama nedeni ile günümüz ekonomisinde bir alternatif olması da söz konusu değildir. Ancak fikir (özel kurumların para basabilmesi vs merkezi darphane) ve teknolojisi alternatif olabilir.

Muhtemelen Bitcoin’in ilk blokunda (bu yazıyı yazarken 494929’uncu bloktayız) yani “genesis blockta” ne olduğunu bilmiyorsunuz. Kim 1 Milyon İster programında karşınıza çıkabilir düşüncesi ile paylaşıyorum ve payımı da isterim. İçinde bir blok oluşumu için gerekli değişkenleri içeren bu sıfır noktasındaki blokta kendisinden önce bir işlem olmadığından “coinbase ” “The Times 03/Jan/2009 Chancellor on brink of second bailout for banks” cümlesi yani 3 Ocak 2009 tarihli The Times gazetesinin manşetinden oluşur (soldaki görsel). Tarihe not düşmek için mükemmel bir zaman ve alternatif bir ekonomik vizyon için mükemmel bir manşet.

 

Bitcoin’in mottosunun “vires in numeris/strenght in numbers” olduğunu ve 2 anlam taşıdığını paylaşmıştım. İlkini rakamlarından kaynaklanan güç olarak tanımlayabiliriz, yani matematiğin, yani analizin gücü. İkinci anlamı ise kitlelerin gücü anlamına geliyor. Yani para basan merkezi bir otorite değil, güven unsuru olarak çalışan sınırlı sayıda yapı değil, kitlelerin kontrolünde çalışan bir sistem. Her işlemin şeffaf bir şekilde bloklarda yazılması (trustless) ve onaylandığı bir sistem. Ancak göklere çıkartılan blockchain teknolojisinin kripto paralar alanında bazı sorunları var. Scalability yani ölçek sorunu bunlardan biri. 1 MB blokların yarattığı sorunlar nedeni ile SegWit, 2X, 8 MB bloklar gibi çözümleri sık sık duyuyoruz. Ancak ikinci bir sorun var ki daha büyük. Bitcoin bloklarını onaylayan yani networkun işlemesini sağlayan Madenciler “sınıfı” . 2X konusunu tartışırken ellerindeki hash veya işlem gücü ile yine gündeme gelmişlerdi. Blockchain’in Bitcoin versiyonunda işlemesi için bu sınıfın varlığı ve daha önemlisi harcadıkları çaba karşılığında ücretlendirilmesi şart. Bitcoin’in doğrulama mekanizmasının Proof of Work (Pow) olduğunu daha önce paylaşmıştım. Bu madencilerin ağırlıklı şifre çözücü olmasını sağlayan bir yöntem. Alternatifi bir Proof of Stake , buna da payınız oranında çalışma sistemi diyelim.

Her iki sistemde de ortaya bazı “sınıflar” çıkıyor ve Bitcoin’in yarattığı merkezi olmayan dünyada eskisinden farklı ama yeniden bir merkezi güç oluşuyor. İşlemleri yapanlar ve onaylayanlar. İşlem ücreti ödeyenler ve ücreti kazananlar. Ücret daha yüksekse Bitcoin madenciliğinden Bitcoin Cash madenciliğine geçebilecek ve sadakati sistem değil ücrete olan bir sınıf. O halde “Blockchain” sanıldığı kadar dönüştürücü bir teknoloji olmayabilir. Ki bence gerçekten de değil ancak pek çok sektörde çok işe yarayacağı da kesin. Dönüştürücü olan merkezileşmemiş para fikrinin kendisi.

IOTA – Kelime oyunu devam ediyor

IOTA yukarıda bahsedilen “sınıf” oluşumunu ve bunun kaçınılmaz olarak ortaya çıkaracağı merkezi gücü engellemek için blockchainden farklı bir teknoloji olan Tangle‘ı kullanıyor ve mesh net olarak tanımlanıyor (aşağıdaki grafik).

Yani kimse networkün tamamını tanıyamıyor (bu da teoride 51% pratikte 34% saldırı ihtimalini çok azaltıyor) Şayet bir işlem onaylatmak istiyorsanız daha önce açıklanan 2 işlemi onaylamanız gerekiyor. Bilginin Blockchain’de dikey yatmasının aksine kendi ve referans işlemlerinizin çifte harcama/kayıta neden olmayacağınızı kontrol ediyorsunuz. Ardından sonucu “komşu” bilgisayarlara açıklıyorsunuz. Onlar da bir işlemden önce yine benzer kontrollerden geçirip size yolluyor. İşlem manipüle edilse bile ilk ana Tangle’da gerçek ortaya çıkıyor. Böylece madenciler ve ücret uygulaması aradan çıkıyor ve hepimiz birimiz birimiz hepimiz için prensibi çalışmaya başlıyor. Kısa vadede COO (Co-ordinator) sorunu var ancak ağ yeterli büyüklüğe geldiğinde bu sorun ortadan kalkacağından detaylarına değinmiyorum.

Toplamda 2,779,530,283,277,761 IOTA görüyorsunuz ama bu 1 Bitcoin’in 100mn Satohsi(kuruş diyelim) olması gibi. Trade ederken 1 MIOTA da 1 milyon IOTA’ya eşit ve borsalarda MIOTA olarak işlem görüyor. Küçük işlemler için Bitcoin’den çok daha uygun bir birim Yani toplam 2.7+ milyon MIOTA var . Microsoft 2016 yılında IOTA ile çalışmaya başladı : https://azure.microsoft.com/de-de/blog/azure-blockchain-update-5/ (son durumunu bilmiyorum)

Toparlarsak IOTA Blockchain’den farkli bir teknoloji ve bir gün makul bir kriptopara piyasası oluştuğunda blockchain bazlı paraların sorun yaşadığı bir ortamda öne çıkabileceğinden portföy hedge’i olarak görülebilir. Portföy hedge’inden bahsetmek erken gibi görünebilir ama futureların açılması ile “Bitcoin balon” diyenlerin satış gücü piyasaya gelecek, o zaman farklı düşünebilirsiniz…

Şant Manukyan

Müdür | Uluslararası Piyasalar Hisse Senedi ve Türev

Şant Manukyan hakkında

İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme bölümünde lisans eğitimi alan Şant Manukyan, yüksek lisans programını da Cornell Üniversitesi MBA dalında tamamladı. 2002 yılında İş Yatırım Uluslararası Piyasalar bölümünde göreve başlamış, 2007 yılında Uluslararası Piyasalar Müdür Yardımcısı görevine getirilmiştir. Global Stratejist olan Şant Manukyan, Kasım 2012 itibariyle de Uluslararası Piyasalar Müdürü konumunda görevine devam etmektedir. Global ekonomik durumun yatırımcılara yansıtılarak yabancı hisse senedi, foreks ve emtia stratejilerinin belirlenmesinden ve bu stratejilere yönelik yatırımcı tavsiyeleri oluşturulmasından sorumludur.
Bu yazı Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir