Futbol Ekonomisi: Ölümsüz Şirketler

shutterstock_242794450-1024x682

“Futbolun öyküsü, zevkten zorunluluğa uzanan hüzünlü bir öyküdür. Spor bir sanayi dalına dönüştüğü oranda, iş olsun diye oynandığı zamanki güzelliğinden bir şeyler kaybetmiştir. Ben basit bir futbol dinleyicisiyim. Elimde şapkam, dünyanın dört bir yanını geziyor ve stadyumlarda güzel bir maç izleyebilmek için Tanrı’ya yalvarıyorum”
Eduardo Galeano (Gölgede ve Güneşte Futbol)

Türkiye’de milyonlarca insanın hafta sonu yapmayı en sevdiği şey belki denur karabacak evde, statta veya kafelerde tuttuğu takımın maçını izlemektir. Hele derbi maçı varsa neredeyse hayat durur, günün her saati trafik olan İstanbul’da sokaklar bomboş olur ve metropolitan hayalet bir şehre döner. Ancak futbol son yıllarda sadece bir hobi olmaktan uzaklaştı ve büyük bir endüstri haline geldi. Kulüplerin büyüklükleri artık sadece sahip oldukları taraftar sayısının dışında sahip olduğu maddi güçlerle de ölçülür oldu. İnsanların en büyük hobisi bir anda yanlış transferler ve gelir kaynaklarındaki daralmalar nedeniyle insanların en sevmediği kavramla, yani ekonomik krizle birlikte anılmaya başladı. Bu vesileyle biz de şirketlerin finansal durumlarına, borsadaki performanslarına ve bunların sportif başarılarıyla olan ilgisine bakmak istedik.

Türkiye’de futbol endüstrisinin büyüklüğü 2 milyar TL seviyelerine yaklaştı.
Türkiye’de futbol endüstrisinin büyüklüğünün yaklaşık 750 milyon Avro seviyelerinde olduğu tahmin ediliyor. Endüstriyi oluşturan en temel gelir kaynaklarını naklen yayın gelirleri, lisanslı ürün satış gelirleri, stat hasılatı,
reklam ve sponsorluk gelirleri ve UEFA gelirleri olarak özetleyebiliriz.
Dört büyük kulüp diye adlandırdığımız Türk futbol tarihinde en çok şampiyonluğu olan kulüplerin 2013-2014 sezonunda toplam gelirleri 833 milyon TL seviyesindeydi. Bu da toplam endüstrinin neredeyse yarısı anlamına geliyor. 4 büyük kulüpten en fazla gelire sahip kulüp 309 milyon TL’lik yıllık geliri ile Fenerbahçe. Fenerbahçe’yi 275 milyon TL’lik yıllık geliriyle Galatasaray izliyor. Beşiktaş’ın 2013-2014 sezonunda gelirleri 142 milyon TL, Trabzonspor’un ise 107 milyon TL idi. Naklen yayın gelirleri her dört kulübün de en büyük gelir kaynağı. Reklam ve sponsorluk gelirleri ikinci en büyük gelir kalemi durumundayken, stat hasılatı ve UEFA gelirleri 3. ve 4. sırada yer alıyor. Fenerbahçe’nin Avrupa Kupalarına katılma cezası bu sene sona ereceğinden UEFA gelirlerinin toplam içindeki payında artış görülecektir. Kulüplerin giderlerini incelediğimiz zaman ise en büyük gider kaleminin futbolcu ve teknik kadro ücretleri olduğunu görüyoruz. Ödenen ücretlerin toplam giderler içindeki payı Fenerbahçe için en düşük %50 seviyesindeyken, Trabzonspor için en yüksek %73 seviyesinde.

Galatasaray dünya çapındaki sıralamada en üstte yer alan Türk kulübü Galatasaray-3-–-Real-Madrid-2-09-Nisan-2013-12
Deloitte’un her sene hazırladığı Football Money League raporunun 2015 yılı sayısında Real Madrid yaklaşık 550 milyon Avro’luk yıllık geliriyle Dünya’nın en büyük kulübü ve büyüklüğü neredeyse Türkiye futbol endüstrisinin tamamı kadar. Avrupa’da futbol sektörünün toplam büyüklüğünün ise yaklaşık 15 milyar Avro seviyesinde olduğu tahmin ediliyor. Dolayısıyla, Türkiye’nin bunun içindeki payı da yaklaşık %5 seviyelerine geliyor. Deloitte’nin sıralamasında Türk kulüpleri arasında Galatasaray 18. sıradaki yeriyle en üstte bulunuyor.

En değerli kulüp Fenerbahçe
Halka açık dört kulüpten Fenerbahçe 1.082 milyon TL’lik piyasa değeri ile en değerli kulüp durumunda. Fenerbahçe’yi 626 milyon TL’lik piyasa değeri ile Beşiktaş izliyor. Galatasaray’ın piyasa değeri 422 milyon TL. Son olarak Trabzonspor 141 milyon TL’lik bir piyasa değeri ile Borsa fenerbahce-kadikoyde-galatasarayi-kuytin-goluyle-1-0-yendi_1528409_720_400İstanbul’da işlem görüyor. Halka açıldıkları dönemden bugüne baktığımız zaman ise Fenerbahçe’nin en yüksek piyasa değerine 2008 yılı Temmuz ayında 2 milyar ABD doları ile ulaştığını görüyoruz. Fenerbahçe’nin gördüğü en düşük piyasa değeri ise Mayıs 2005’te ve 173 milyon ABD doları. Beşiktaş hisseleri en yüksek piyasa değerine Ocak 2011’de 379 milyon ABD doları ile ulaşırken, en düşük piyasa değeri olarak Mart 2003’te 19 milyon ABD dolarını görmüş. Galatasaray hisselerinin gördüğü en yüksek piyasa değeri 705 milyon dolar, tarih ise Nisan 2011. Hisse en düşük piyasa değerini Mart 2003’te 34 milyon dolar ile gördü. Son olarak Trabzonspor’un piyasa değeri bandına baktığımızda, hissenin halka açıldığı zamandan beri gördüğü en yüksek değerin 481 milyon dolar (21 Ocak 2011), en düşük piyasa değerinin ise 40 milyon dolar (24 Mart 2014) olduğu görülüyor.

bjkKulüplerin hepsi finansallarında zarar açıkladıkları için karlarına göre bir değerlilik sıralaması yapamıyoruz. Yıllık gelirlerine göre baktığımızda ise çarpanlarına göre en pahalı kulübün 5,9’lik Firma Değeri/Satışlar (firma değeri (FD): piyasa değeri+ net borç) çarpanı ile Beşiktaş olduğunu söyleyebiliriz. Diğerlerine göre en ucuz hisse ise 3,0x FD/Satışlar çarpanı ile Galatasaray. Fenerbahçe çarpanlarına göre değerlilik sıralamasında 4,7x ile ikinci hisse konumundayken, Trabzonspor da 3,3x ile ikinci en ucuz spor kulübü hissesi.

Galatasaray makroekonomik darboğazlardan şampiyonlukla çıkarken; ekonomik büyümelerdeki şampiyonluklarda Fenerbahçe ve Galatasaray arasında beraberlik var.

trabzon1988-2014 yılları arasındaki ekonomik büyüme ve şampiyonluklar arasındaki ilişkiyi inceledik. Son 27 yıllık bu dönemde ortalama ekonomik büyümenin %3,9 olduğunu görüyoruz. Aynı dönemde Galatasaray on iki kez şampiyonluk yaşarken, sekiz kez Fenerbahçe, altı kez Beşiktaş ve bir kez de Bursasporbursa şampiyon olmuş. Yıllık ekonomik büyümenin ortalamanın yani %3,9’un altında kaldığı dönemlerde ipi göğüsleyen kulüp altı şampiyonlukla Galatasaray. Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın ekonomik aktivitenin zayıf olduğu dönemlerdeki şampiyonluk sayısı ise her ikisi için de sadece iki. Ekonomik büyümenin
ortalamanın üzerinde olduğu dönemlere baktığımız zaman Galatasaray ve Fenerbahçe’nin altışar şampiyonluk yaşadığını görüyoruz. Beşiktaş’ın ise refah dönemlerindeki şampiyonluk sayısı dört…

Borçluluk yüksek seviyelerde

2014 yılı 6 ay (2014 Mayıs-Kasım dönemi) itibariyle halka açık dört spor kulübünün toplam net borcu 1.193 milyon TL seviyesinde bulunuyor. Toplam net borcun toplam varlıklara oranı %76 seviyesinde. 2013 yılı bilançosunda şirketlerin toplam net borcu 980 milyon TL seviyesindeydi. Yeni transferler ve kurun da olumsuz etkisi ile net borç seviyesinde bahsi geçen dönemler içerisinde %22 artış görüldü. 2014 yılı Kasım dönemi itibariyle en borçlu kulüp Galatasaray. Galatasaray’ın net borcu 2013 

money-ballsezonu sonundaki 337 milyon TL seviyesinden 411 milyon TL seviyesine geldi. Diğer yandan net borcun toplam varlıklara oranına baktığımızda Galatasaray’ın %54 ile en düşük orana sahip olduğu görülüyor. En yüksek net borç seviyesine sahip ikinci kulüp ise Fenerbahçe. Fenerbahçe’nin 2014 yılı Kasım ayı itibariyle bilançosunda 372 milyon TL net borcu bulunuyor; 2013 sezonuna göre borçlulukta büyük bir değişim görünmüyor. Net borcun toplam aktiflere oranı ise %111 düzeyinde. Beşiktaş’ın bilançosunda net borcu 216 milyon TL ve 2013 sonuna göre net borçtaki artış %34 mertebelerinde bulunuyor. Net borç/toplam varlıklar oranının en yüksek olduğu kulüp Beşiktaş; oran %131 seviyesinde. Son olarak Trabzonspor 194 milyon TL net borç yükümlülüğü taşıyor. Bahsi geçen dönemler arasında net borcu en fazla artan kulüp de Trabzonspor (%63). Buna karşın net borcun toplam varlıklara oranı açısından Trabzonspor %60 ile ikinci sırada yer alıyor.

Bilanço açık pozisyonları yüksek; borçların büyük bölümü yabancı para cinsinden
Gerek yabancı futbolcu transferleri, gerekse yerli futbolcu transferlerinin yabancı para cinsinden olması nedeniyle her dört kulübün de son bilanço dönemi itibariyle döviz açık pozisyonları bulunuyor. En yüksek açık pozisyon 274 milyon TL ile Galatasaray’ın ve 433 milyon TL’lik toplam finansal borcun 150 milyon TL’si diğer bir deyişle %35’i döviz bazlı. 263 milyon TL döviz açık pozisyonu ile Fenerbahçe ikinci sırada yer alıyor. Fenerbahçe’nin toplam 389 milyon TL’lik finansal borcunun %56’sı yabancı para cinsinden. Beşiktaş’ın Kasım 2014 itibariyle açık pozisyonu 193 milyon TL seviyelerinde ve toplam finansal borcunun da %61’i yabancı parada duruyor. Son olarak Trabzonspor’un da açık pozisyonu var; ancak diğer kulüplere göre miktar daha düşük. 70 milyon TL yabancı para açık pozisyonu bulunan Trabzonspor’un toplam 217 milyon TL’lik finansal borcunun %35’i döviz bazlı.

Borsada en çok kazandıran Fenerbahçe
Fenerbahçe hisseleri son bir yıllık dönemde %37, 2015 yılı başından itibaren ise %29 getiri sağladı. Son 1 yıllık dönemin diğer kazandıran hissesi %27’lik getirisi ile Beşiktaş olurken, Galatasaray %15’lik, Trabzonspor ise %11’lik değer kayıplarıyla yatırımcısını üzdü. Bu üç kulübün sene başından beri performanslarına baktığımız zaman sadece Galatasaray’ın %2 getiri sağladığını görüyoruz. Trabzonspor hisselerinde sene başından beri görülen değer kaybı %25 seviyelerindeyken, Beşiktaş hisselerinin sene başından beri götürüsü %3.

6526_564Maç sonuçları hisse performanslarına yansıyor mu?
Hisselerin performansları ile kulüplerin aldığı maç sonuçlarının arasında anlamlı bir korelasyondan söz etmek mümkün değil. Ancak gözlemlerimize göre Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi müsabakalarında alınan galibiyet ve beraberlikler kulüplere maddi kazançlar sağladığı için maç sonrasındaki birkaç günde hisseleri olumlu etkileyebiliyor. Lig maçlarına bakıldığında ise derbi maçlarının taraftarlar üzerindeki psikolojik etkisi ile hisselerde çok kısa vadeli olumlu veya olumsuz etki görülebiliyor.

Futbol sadece bir oyun değil

geniş açı nisanTüm bunlara bakıldığında futbolun artık sadece bir oyun olduğunu söylemek mümkün değil. Futbol artık bir endüstri daha popüler bir tabirle “show business”. İşin içinde eğlence ve aidiyet duygusu da olunca gelirleri pek çok yolla arttırmak olası. Sosyal medya yoluyla arttırılabilecek reklam gelirleri, önemli maçlar sonrası çıkarılacak ürünler veya son dönemde Fenerbahçe’nin başlatmış olduğu üye kampanyası buna sadece birkaç örnek. Kısacası kulüpleri şu anki finansal durumları nedeniyle zor günler bekliyor olsa da krizden çıkmak da kulüplerin ölümsüzlüğüne inanan taraftarların da desteğiyle mümkün.

Bu yazıyı, Capital Dergisi’nin Nisan 2015 sayısında İş Yatırım’ın katkılarıyla hazırladığı Geniş Açı ekinden de okuyabilirsiniz. 

Nur Karabacak
Müdür Yardımcısı | Araştırma

Bu yazı Araştırma kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir