Dünyanın gerisinde kalmak…

Federal Reserve Chair Janet Yellen visits with Mario Draghi, president of the European Central Bank, at Jackson Lake Lodge during the 2014 Federal Reserve Bank of Kansas City Economic Symposium Friday, Aug. 22, 2014, in Jackson Hole, Wyo.

Cuma günü Fed başkanı Yellen’in Jackson Hole’da yaptığı konuşmanın sonrasında piyasalardaki dalgalanma bir parça arttı. Wall Street’te doların güçlendiği, tahvil faizlerinin arttığı, borsanın gerilediği bir kapanış gördük.

Fed’in faizleri artırma sinyali vermesini satan ayılarla, faiz artışının geçmiş döngülere göre çok daha yavaş ve sınırlı olmasını bekleyen boğalar arasındaki kapışma heyecan verici boyutta değildi. Tarafl ar birbirlerini karşılıklı elenseler ile tarttılar. Yenişemeyeceklerini anlayınca zımni bir ateşkes yaptılar.

Yellen Cuma günkü konuşmasında piyasalara kısa vade için net orta ve uzun vade için ise karışık mesajlar verdi.

Kolay olan kısa vade ile başlayalım. Büyüme cephesinde aşağı yönlü sert bir oynaklık görülmezse Fed sene sonuna kadar olan dönemde 25 baz puanlık bir artış yapabilir. Son dönemde açıklanan veriler ekonominin faiz artışı için yeterince güçlü olduğunu teyit ediyor.

Zor olan ile devam edelim. Fed’in faizlerin uzun vadede izleyeceği patika konusunda kafası karışık. Politika faizlerinin izleyeceği patikayı gösteren grafikte 2018 yılı için %0 ile %4,5 arasında geniş bir bant verilmiş.

Ne anlamalıyız? Kendimizi Fed’in yerine koyuyoruz. Kısa vadede büyüme konusunda risk görmediği için Eylül Aralık döneminde faizlerin 25 baz puan artacağını öngörüyoruz.

Sonra Fed’in durmasını bekliyoruz. Orta ve uzun vadede ne büyüme ne de enfl asyon cephesinde öngörülebilirlik düzgün olmadığı için Fed beklemeyi tercih edecek. Diğer bir deyişle büyüme konusunda aşağı yönlü yanılmak yerine enfl asyon konusunda yukarı yönlü yanılmayı tercih edecek.

Daha basit anlatalım. Dünya ekonomisinde ve küresel piyasalardaki riskler nedeniyle Fed 2015 yılında sene boyunca gelgitler yaşadı ama sonunda Aralık ayında 25 baz puanlık bir faiz artışı ile yetindi.

2016 yılı çok farklı olmadı. ABD ekonomisinden gelen güçlü büyüme sinyalleri nedeniyle sene başında beklentiler yıl içinde en az iki muhtemelen üç faiz artışı olacağı yönündeydi. Sonuç! Evladım sana güveniyorum ama ortam kötü diyen Fed muhtemelen Kasım veya Aralık ayında bir faiz artışı ile yetinecek.

2017 yılı farklı olacak mı? Sanmıyoruz. Avrupa ve Japonya ekonomisindeki aşağı yönlü riskler ve ABD ekonomisinin iki ileri bir geri yürüyüşü Fed’in bir sonraki faiz artışından önce uzun süre beklemesine neden olacak. Yılın ikinci yarısındaki iki faiz artışı, veya son çeyreğindeki bir faiz artışı ile seneyi kapatacağız.

Böyle bir tablonun Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için kötü olmayacağını tahmin etmek için uzay matematiği bilmeye gerek yok. Dünya ekonomisinin makul hızla büyüdüğü, emtia fiyatlarının düşük kaldığı, Fed’in faiz artışlarının yılda 25-50 baz puan ile sınırladığı bir küresel konjonktür 2017 yılında Türkiye piyasalarını destekler.

Türkiye ekonomisi ile ilgili orta vadeli olumlu görüşümüz de bu tablo ile tutarlı. Ekonomi yönetimi ve iş dünyası darbe girişimi sonrasında hayatın normale dönmesi konusunda başarılı bir performans sergiliyor. Türkiye ekonomisi 2013-2015 döneminde dışsal şoklar karşısında başarılı bir performans sergiledi. Ağustos’un ilk üç haftasında şirket görüşmelerinden aldığımız izlenim bu defada durumun çok farklı olmayacağını gösteriyor. 2016 yılı için %3,5 büyüme beklentimizi koruyoruz.

Ancak son dönemde artan jeopolitik riskler nedeniyle Türkiye piyasaları için kısa vade için iyimser değiliz. Suriye askeri harekatında Türkiye’nin yaptığı uyarılara rağmen PYD’nin güneye inerek Fıratın batısına geçmesi önümüzdeki dönemde gerginliğin tırmanmasına neden olabilir.

Suriye’de Işid ile devam eden savaş ve PYD ile gerginliğin artması yurtiçinde terörist saldırı riskini artırıyor. Geçen hafta Artvin’de CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun konvoyuna ateş açılması, Cizre’de, Hakkari’de ve Diyarbakır’daki saldırılar Türkiye’deki olağanüstü hal uygulamasının savaş haline dönüşebileceğini gösteriyor.

Lafı uzatmayalım. Gerek Suriye’deki harekatın süresi ve derinliği konusundaki belirsizlik gerekse bu süreçte karşımıza aldığımız iki terörist grubun Türkiye’ye yapabileceği saldırılar nedeniyle önümüzdeki haftalarda piyasalarda dalga boyu yüksek olabilir. Bu yüzden kısa vadede dünya piyasalarının gerisinde kalacağımıza inanıyoruz.

Serhat Gürleyen, CFA

Direktör | Araştırma

Serhat Gürleyen hakkında

Galatasaray Lisesi’ni takiben lisansını Boğaziçi Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Çalışma hayatına Boğaziçi Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak başlayan Serhat Gürleyen, finans sektöründe on sene boyunca araştırma, yurtdışı satış ve fon yönetimi alanlarında çalıştıktan sonra 2002 yılında İş Yatırım’a katılmıştır. Araştırma Direktörü olarak görev yapan Serhat Gürleyen aynı zamanda müşteriler için yatırım stratejilerinin oluşturulmasından sorumludur.
Bu yazı Araştırma kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir