Bitcoin Borsa Yatırım Fonu: Ay’a mı?

Bitcoin son günlerde çok ciddi bir yükseliş ile kısa sürede 8350 dolara geldi. Teknolojik bazı upgrade’ler veya günlük haberleri bir kenara bırakırsak en büyük itici kuvvet önce 15 Ağustos olarak konuşulan ve fakat dün itibarı ile Eylül ayına ertelenen,en geç 21 Eylül olmalı, SEC’nin Bitcoin ETF yani borsa yatırım fonu hakkında vereceği karar.

Bu tarih Direxion’un ETF’i için. Ben aşağıda gördüğünüz üzere VanEck üzerinden yazıyorum ve benzer bir erteleme söz konusu olursa 2019’a kadar ötelenmesi mümkün olabilir (SEC 240 gün öteleyebilir). Aslında ETF ihracı yeni bir konu değil. Aşağıdaki Ekim 2017 tarihli mailde SEC’nin ne tip kriterler aradığına değinmiştim. Biraz daha detay için doğru zaman gelmiş gibi görünüyor.

Facebook ikizleri ETF için baş vurduğunda SEC 2 gerekçe ile ret etmişti

1- Aşağıda belirttiğim SSA’nın yokluğu

2- Gemini borsasının resmi statüsünün bir borsa değil Trust olması

“‘First, the exchange must have surveillance-sharing agreements with significant markets for trading the underlying commodity or derivatives on that commodity. And second, those markets must be regulated”. Bitcoin’in yapısı ve Gemini borsasının statüsü bu açıklamaya uymadığından başvuru da ret edilmiş oldu. (Güncelleme: SEC bir kez daha ikizlerin başvurusunu ret etti. SolidX daha farklı bir fiyatlama yöntemi ve daha farklı bir yatırımcı kitlesine hitap ettiğinden bu kararı bir emsal olarak görmeme eğilimindeyim)

Ancak zaman içinde önce vadeli kontratlar yerleşti, ardından Ether ve BTC’nin “security” olmadığına karar verildi. Bu durumda standart SEC regülasyonuna ihtiyaç da kalmamış oldu. Bu kez niteliği tartışma konusu olmayacak bir isim CBOE BZX üzerinden ETF ( aslında VanEck ve SolidX), için başvuru gerçekleşti. Başvuru şöyle bir şey ve şu sayfa. Sadece yukarıda paylaştığım isimler değil diğer bazı ihraççılar da bu kez Bitcoin değil Bitcoin vadelileri (petrol ETF’i gibi) kullanarak bir fon oluşturma başvurusunda bulundu ve SEC konuyu inceleme altına aldı. Alternatif piyasalarda da ETF’ler ortaya çıktı yani ABD finans piyasasının rakipleri ellerini daha hızlı tutmuş durumda.

Vadeli Bitcoin kontratlarının spot Bitcoin piyasası ile doğrudan ilişkisi olmadığını biliyoruz. Dolayısı ile klasik bir arbitraj da zor. Ancak bir ETF’in likidite üzerine doğrudan etkisi olacağından fiyatlara etkisi de biraz daha farklı olacak. Spekülatif amaçları bir kenara bırakırsa (aslında hepsi spekülatif de..) Bitcoin vadelileri spot Bitcoini anlamayan veya saklaması konusunda kaygıları olan, borsalara güvenmeyen alıcılar için bir alternatif olmuştu. Vade geldiğinde nakit uzlaşı yapıldığından gerçek anlamda Bitcoine el değmiyordu. Hedef yine benzer bir kitle ancak bir ETF, özellikle de spotu taşıyorsa, para girişi olduğunda parayı doğrudan ana varlığa yani bu kez Bitcoine yönlendirmek zorunda. Yani vadeli kontratın yarattığı “talebi spotun dışına çekmek” etkisi yerine ETF spota yönlendirecek. Aynı zamanda bir ETF arbitraja da girebilir veya kendisi konu olabilir. Bu çok önemli ve sağlıklı.

Prospektüsteki teknik noktalara fazla değinmeden önemli bir iki detaya dikkat çekmek isterim:

1- “According to the Registration Statement, the Trust will issue and redeem

“Baskets”, each equal to a block of 5 Shares, only to “Authorized Participants” (as described below).

2-“According to the Registration Statement, as of the date of the Registration Statement, each Share currently represents approximately 25 bitcoin.”

Yatırımcı açısından özellikle 2. madde önem taşıyor. Şayet farklı bir ETF yaratılmaz veya bu ETF’in niteliği değişmezse sıradan bir yatırımcının alabileceği bir fiyata bakmadığımız anlaşılıyor. Pek çok yorumcu/piyasa oyuncusunun bunun farkında olmadığını düşünüyorum. Bu tip bir adımın iki ve birbiri ile bağlantılı nedeni olabilir 1-Büyük fonları hedeflemek 2-Küçük yatırımcıyı sadece fiyatı kullanarak uzak tutmak ve SEC’in aşırı spekülasyon korkusunu by-pass etmek. Etrafından dolanamayacak bir sorun değil, bazı çözümler mevcut ancak bilmekte fayda var. En kötü ihtimal diğer ETF’ler daha öne çıkacaktır.

Bu tip bir ETF’in başarılı olması için bir kural değişikliği de gerekiyor. Başvuruya  eş zamanlı olarak SEC 1940’lardan kalan bir kuralı değiştirmek için inceleme başlattı.  ETF’ler aslında bir regülasyon seti yerine bir istisna (exemptive relief) ile hayat buluyor/yönetiliyor ve 1934-40 tarihli regülasyonlardan muaf oluyorlar. Dolayısı ile başvurunun onaylanması için birkaç taşın yerine oturması gerek. Fazla uzatmamak için.

Bu konu ile ilgili analizleri okuduğunuzda özellikle Altın ETF’inin gündem getirileceğini göreceksiniz. Aşağıda bu ETF’in piyasaya çıkması ile sonraki 10 yıl içindeki hareketi görüyorsunuz (sonraki yıllar biraz farklı tabii).

Bizim kültürümüzde olan spot altın alma alışkanlığı özellikle Batı’da çok olmadığından altın fiyatlarını bire bir takip eden bir “hisse” kısa süre içinde ciddi bir yatırımcı kitlesini kendisine çekti. Bunun fiyatlar üzerinde olumlu etkisi yadsınamaz ancak reel faizlerin seviyesi, Merkez Bankası alokasyonları, jeopolitik gelişmeler vs de “Altını” zaten yukarı iten bir dinamikti. Bitcoin ETF’inin kenarda duran belli ölçüde talebi içeriye çekeceği fikrine ben de katılıyorum. Ancak Altını “anlamak/yorumlama” Bitcoin’e oranla çok daha kolay. Bir iki yıl geriye gittiğimizde yaşanan SegWit tartışmaları veya çatal sonrası Bitcoin mi “Bitcoindir” yoksa Bitcoin Cash mi “Bitcoin”  tartışması konuya ilgisi yoksa profesyonel yatırımcılar için bile anlaşılması zor olabilir. Potansiyel 51% saldırısı, forklar nasıl tutulacak vs konularına hiç girmiyorum bile.

Sonuç olarak SEC’den gelecek yeşil ışık son derece olumlu olacaktır. Ancak herhangi bir kriptoparanın gerçek değerini belirleyecek ana dinamik kullanım ve kabul görme yaygınlığı olmalıdır.  Bu noktada henüz tüm ana kriptoların yetersiz kalmaya devam ettiğini görüyoruz. İki ek daha paylaşarak bitiriyorum. Geçtiğimiz yıllarda Google Trends’de Bitcoin aramaları ve fiyat çok benzer hareketler gösterirdi. Şimdi Bitcoin aramalarında bir artış olmazken (aşağıda) Bitcoin ETF aramalarında ciddi bir yükseliş var ve girişte paylaştığım gibi fiyat üzerinde de etkili olduğunu görüyoruz.

 

Şant Manukyan

Müdür | Uluslararası Piyasalar Hisse Senedi ve Türev

Şant Manukyan hakkında

İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme bölümünde lisans eğitimi alan Şant Manukyan, yüksek lisans programını da Cornell Üniversitesi MBA dalında tamamladı. 2002 yılında İş Yatırım Uluslararası Piyasalar bölümünde göreve başlamış, 2007 yılında Uluslararası Piyasalar Müdür Yardımcısı görevine getirilmiştir. Global Stratejist olan Şant Manukyan, Kasım 2012 itibariyle de Uluslararası Piyasalar Müdürü konumunda görevine devam etmektedir. Global ekonomik durumun yatırımcılara yansıtılarak yabancı hisse senedi, foreks ve emtia stratejilerinin belirlenmesinden ve bu stratejilere yönelik yatırımcı tavsiyeleri oluşturulmasından sorumludur.
Bu yazı Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir