Ateşten gömlek

Almanya ve Japonya’da kısa vadeli faizlerin eksiye düştüğü Amerika’da sıfıratesten gomlek sınırına dayandığı küresel konjonktürde Merkez Bankası’nın üzerindeki faiz indir baskısı arttı. Devletin en üst makamlarının da katıldığı eleştirilerin dozu ifrata kaçmış durumda.

Ekonomi sayfalarında öne çıkan “faiz indiriminin önünde durmak suça alet olmaktır”, “faiz indirimi en az iki puan olmalıdır”, “indirmiyorum derse hakem değişir” gibi manşetler durumun vahametini ortaya koyuyor.

Haftaya toplanacak Para Politikası Kurulu üzerindeki mahalle baskısı “karşı koyulamaz boyutlara” yükselmiş durumda. Para Politikası Kurulu üyeleri Salı günkü toplantıya ateşten gömlek giyerek çıkacaklar. Piyasa tahmincilerinin yarıya yakını hafta içinde yaşanan gelişmelerden sonra faiz indirimi beklemeye başladı.

Okumaya devam et

Araştırma kategorisine gönderildi | , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Tarihten bir sayfa: CHF Peg

swiss_franc

Eylül 2011′de Yatırımcılarla Paylaştığım Bir Yazı

İnsanlık tarihinin en önemli buluşları arasında aklı baştan almak gibi bir etkisi olduğu için makyaj ve aklı başınıza getirdiği için yazı yani dokümantasyon gelir. İşe bakın ki SNB’nin linkindeMonetary Policy Under Low Interest Rates: The Experience of Switzerland in the late 1970s başlıklı bir konuşmanın dokümantasyonu var.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

SNB Kararı Üzerine

swiss_national_bank

Dün yaşananlara, bildiklerimize ve olasılıklara bir bakmak istiyorum.

1. SNB Euro krizi sırasıda CHF’ye giren para nedeniyle kurun fazla değerlendiğini ve bunun deflasyonist baskıyı arttırdığını söyleyerek 1.20 seviyesinde bir taban belirledi.

2. Swiss National Bank discontinues minimum exchange rate and
lowers interest rate to –0.75% 
Bugün ise yaptığı açıklama ile kurda aşırı değerlenmenin azaldığını ve ekonominin yeni normale uyum sağladığını söyledi.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Ayın karanlık yüzü…

dark side of the moon

Küresel piyasalar petrol fiyatlarında devam eden gerileme ve Avrupa Merkez Bankası’nın yılın ilk çeyreğinde FED benzeri bir varlık alımına başlayacağı beklentisi ile 2014 yılını bahar havasında bitirdi. Ancak yeni yıla bahar havasından çok kara kış koşullarında başlandı.

Piyasalardaki iyimserlik düşen petrol fiyatlarının büyüme beklentisini yukarı çekerken enflasyon tehdidini azaltacağı ve parasal genişlemenin devam edeceği varsayımına dayanıyordu. Ocak ayında açıklanan veriler büyüme cephesinde sınırlı bilgi veriyor.

Ancak enflasyon cephesindeki gerilemenin piyasaların istediğinden daha sert olacağı anlaşılıyor. Aralık ayında avro bölgesi tüketici fiyatları senelik olarak %0,2 gerileyerek deflasyon işareti veriyor. Tek bir gözlemden çıkarak deflasyona girildiğini söylemek doğru olmaz. Ancak avronun değer kaybettiği ve ekonominin durgunluğa girmediği bir konjonktürde fiyatların gerilemesi hayra alamet değil.

Avrupa’nın Japonya benzeri bir deflasyon döngüsüne girmesi harcamaların ertelenerek ekonominin uzun süreli bir durgunluğa girmesine ve borç sarmalının içinden çıkılamaz bir hale gelmesine neden olabilir. Küresel büyümenin (ABD hariç) yavaşlama sinyalleri verdiği bir ortamda avro bölgesinin borç-deflasyon- durgunluk döngüsüne girmesi önemli bir risk.

Avrupa Merkez Bankası FED benzeri bir varlık alımıyla durgunluk ve deflasyon riski ile savaşacağını vurgulayarak deflasyon verisine rağmen piyasalardaki satışların sertleşmesini şimdilik engelledi. Ancak gerek Almanya cephesinden gelen muhalefet gerekse Yunanistan seçim anketlerinde önde olan Syriza’nın borçları yeniden yapılandırmak istemesi durumun kırılganlığını artırdı ve Avrupa borsalarında sert bir satış dalgası başlattı.

Türkiye mevcut küresel konjonktürden olumlu etkilenen az sayıda gelişmekte olan ülkeden biri olmaya devam ediyor. Petrol fiyatlarındaki gerileme ve düşük faiz oranları cari dengenin finansmanına yönelik endişeleri azaltarak ve enflasyon görünümünün düzelmesi faiz indirim beklentisini artırarak Türkiye piyasalarındaki yükselişi destekledi.

Ancak düşük faizler ve pozitif petrol şokunun yarattığı olumlu havanın uzun soluklu olmasını beklemiyoruz. Piyasalar petrol fiyatlarındaki gerileme nedeniyle Rusya ve Ortadoğu ekonomilerindeki yavaşlamanın Türkiye ekonomisine olumsuz etkilerini göz ardı ediyor.

Petrol fiyatlarının mevcut seviyelerinde kalması durumunda 2015 yılında enerji faturamızda yaklaşık 20 milyar dolarlık bir gerileme olacağını tahmin ediyoruz. Ancak ayın bir de karanlık yüzü var. Rusya ve Ortadoğu ekonomilerindeki yavaşlamanın dış ticaret ve turizm kanalından Türkiye ekonomisine maliyetini 11 milyar dolar civarında hesaplıyoruz.

Dolayısıyla kısa vadede Avrupa Merkez Bankası’nın QE açıklaması ve Türkiye Merkez Bankası’nın faiz indirimi beklentisiyle piyasalar yükselse de orta vadede gerek büyümenin yavaşlaması gerekse FED cephesinde piyasaların önündeki risklerin devam ettiğine inanıyoruz. 

Bu nedenle olumlu görüşümüzü henüz korumakla beraber Borsa İstanbul’un 90.000 seviyesini aşması durumunda kademeli olarak satış yapılabileceğine inanıyoruz.

Serhat Gürleyen, CFA

Direktör | Araştırma

Araştırma kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Geleceğe Yönelik Değerlendirmeler

Geleceğe Yönelik Değerlendirmeler

Şirketler yatırımcılarla gerçekleştirdiği toplantılarda sadece geride bırakılan dönemin değil, gelecek dönemlere yönelik beklenen faaliyet ve finansal performansları hakkında da değerlendirmelerini paylaşırlar. Şüphesiz şirketler tarafından yapılan bütün bilgilendirmelerde olduğu gibi, geleceğe yönelik tahmin, varsayım, öngörü, plan ve strateji paylaşımının da içsel bilgi niteliğinde olmaması; yani, ilgili finansal enstrümanın fiyatını ya da yatırımcının yatırım kararını etkiyebilecek seviyede ve henüz kamuya açıklanmamış bilgi olmaması gerekir.

Okumaya devam et

Yatırımcı İlişkileri kategorisine gönderildi | Yorum bırakın