İşsizlik ve FED

fed

Cuma günü açıklanacak NFP verisi (yine) çok önem taşıyor. Ancak FED bu veriye çok fazla önem verdiği için değil. Piyasa FED’in bu veriye çok fazla önem verdiğine “inandığı” için. Dolayısı ile verinin fiyatlama üzerinde etkisi olacağı konusunda hepimiz mutabık olsak da FED üzerindeki etkisi tartışmaya açık.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Çin – Sermaye Hareketlerini Anlamaya Çalışmak

Shanghai_Pudong_Jan_2_2014

Bu yazı 17.08.2015 tarihinde yayınlanan Grafiklerle Çin’i Anlamaya Çalışmak başlıklı yazının devamı niteliğindedir.

FX rezervleri konuşulduğunda yeterliliği konusunda akla ilk gelen metrik ithalatı karşılama oranıdır. Klasik oran da min 3 ay ama tercihan 6 ay olmasıdır. Ancak IMF dahil literatürde başka metriklerin de olduğunu biliyoruz. Özellikle de konu Çin ise ithalatı karşılama oranı fazla bir anlam ifade etmiyor (150 mn dolar), durumu çok rahat. Diğer iki ana metrik ise rezervlerin M2 para arzına oranı ve kısa vadeli yabancı borca oranıdır. Son kalemde de kabul edilen oran 100%dür. Yani piyasada ani bir kilitlenme olması durumunda FX rezervlerinin tüm borcu karşılayabilmesi. Burada da kimse Çin’in (kısa vadede)  bir sorunu olabileceğini düşünmüyor.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Grafiklerle Çin’i Anlamaya Çalışmak

1886826a

Çin konusunu uzun süredir işliyorum. Şube ziyaretleri için hazırladığım sunumda daha da detaylı değineceğim ama şimdi birkaç basit grafikle son dönemde (yani yıllarda) olan bitene değinmek istiyorum. Gerek Çin gerekse Almanya’da aslında bir birine benzer bir durum söz konusu. Ama şimdilik sadece Çin özelinde gitmek istiyorum.

Swan Diagramı

Yukarıda (kaynak Ecopol) gördüğünüz diyagram IS/LM diyagramı kadar temel denklemlerden bir tanesidir. Yaratıcısı Swan’ın adını alan bu diyagramı kullanarak Çin’in nereden nereye gitmeye çalıştığına bakalım.

Swan Diyagramı iki ekonomik hedefe ulaşılmasında kullanılan iki makro politikayı bir grafik üzerinden gösterir. Hedefler İç (internal) denge (enflasyon veya deflasyon olmadan tam istihdam)  ve Dış (external) dengedir( sürdürülebilir şekilde finanse edilen cari denge). Dış Dengeyi aşağıya eğimli olarak görüyorsunuz, zira iç talep yüksekse ithal mallara talep de yüksek olabilir ve ödemeler dengesinde “denge” sağlamak için düşük bir Reel kur politikasına ihtiyaç (ihracat) duyarsınız. İç Denge ise tam tersine yukarı eğimlidir ve yüksek talep enflasyon yaratacağından kuvvetli bir reel kurla ihracat gerilerken ithalat enflasyonu da düşürülür. Kısacası denge kolay değil…

Şimdi Çin’in yukarıda bahsettiğimiz noktalarda son 15 yıllık dönemde nasıl bir seyir içinde olduğunu bulmaya çalışalım.

Rkur ve Ihracat YoY

Yukarıda yeşil renkle YoY Ihracat değişimi ve sarı renkte yine YoY Reel kurda değişimi (ters) görüyorsunuz. Aşağıdaki grafik ise hem nom Yuan hem reel kur hem de Çin’in cari fazlasının GDP’ye oranını gösteriyor. 10%’dan 2.0% civarına gerileyen bir cari fazla görüyorsunuz.  Grafikler yeterince açıklayıcı diye düşünüyorum.

Cari Fazla GDP

Çin 1980’lerden itibaren ama bölgenin tamamı özellikle Asya krizi ile beraber merkantalist bir politika izleyerek rezervlerini şişirme politikası güttü. Bloomberg’de ilk Yuan kurunu alabildiğim tarih 1981 ve kur seviyesi 1.5264. Kur 1995 yılına geldiğimizde Dolara karşı 8.73 seviyesine gerilemişti. Ufak bir değerlenmeden sonra 2005 yılına kadar sabit kaldığını daha sonra ise Dolara değil Dolar ağırlıklı bir sepete peg edildiğini ve değer kazanmaya başladığını görüyoruz (2013 Yuan’da da dip ve dolara karşı tepe yaptığı sene aslında, ileride daha net görülecek).  Yukarıdaki grafiğe tekrar baktığımızda Cari Fazlanın da 2007’de zirve yaptığını ve dönmeye başladığını görüyoruz (dönüşün tek nedeni Yuan değil elbette ama önemli bir neden).

Swan diagramındaki bir diğer etken enflasyonu da aşağıdaki grafikte Cari denge ile beraber görüyorsunuz. 1990ların ilk yarısında yükselen enflasyon Asya krizi ile beraber yerini dezenflasyona ve aynı zamanda ihracatla büyüme stratejisine bıraktı. 2005 yılı ve sonrasında Yuan’ın değer kazanmaya başlamasının ise bir nedeni de yeniden artışa geçen CPI oldu.

Enf Vs Cari Denge

Reel kur, Ticaret,Enflasyon ve Cari Denge’nin son 10+yıllık seyrini gördüğümüze göre şimdi Swan diyagramı üzerinden Çin ekonomisinin nasıl hareket ettiğine bakalım. 2007-08 krizinden sonra ticaret hacmi ve büyüme düşse de Çin fazla vermeyi sürdürdü ve 1. Tabloda sol tarafta yer aldı (İşsizlik+Fazla). Ardından devasa bir yatırım paketi açıklandı.

Paketin gelmesi ile beraber 2009 yılından sonra enflasyon+ fazla (alt bölüm) kısmına geçtiğini görüyoruz. Ardından Çin dengeleme çabalarına girişse ve kısmen başarılı olsa da aylardır düşen PPI ve CPI , yüksek reel faizler nedeni ile ekonomi yeniden Sola hareket etti. Bu arada 2013 yılında (15.11.2013) bir yazımda bahsettiğim Lewis noktası (aşağıdaki grafik) aşıldığı için ücretlerin de enflasyon ve verimlilikten çok daha hızlı bir şekilde yükseldiğini ve Çin’in bir zamanlar iki vurucu gücü olan düşük ücret ve kurun eş zamanlı darbe yediğini görüyoruz.

Lewis Eğrisi

Konu Çin D’ye doğru mu hareket edecek? Edecekse kur başta olmak üzere nasıl ayarlamlar yapması gerekiyor? Daha kısa vadeye döndüğümüzde ise bir dinamiğin daha denkleme girdiğini görüyoruz. Sermaye hesabında yaşananlar ve para çıkışı. Onu da bir başka yazımda paylaşacağım.

Şant Manukyan

Müdür | Uluslararası Piyasalar Hisse Senetleri ve Türev

468x68

Araştırma kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Seçim Sarmalı

secimm

CHP ile yapılan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından gözler bugün yapılacak MHP görüşmesine çevrildi. Başbakan Davutoğlu’nun Bahçeli ile yapacağı toplantıya iki alternatif teklifl e gitmesi bekleniyor.

  1. Sınırlı süreli koalisyon teklifi: Daha önce CHP’ye de sunulan bu teklifte MHP’ye sınırlı süreli bir hükümet kurma önerilecek. Görev süresi muhtemelen bir yıldan daha kısa olacak bu hükümetin önceliği ülkeyi seçime taşırken biriken acil sorunlara çözüm getirmek olacak. 
  2. Azınlık hükümeti: Mevcut hükümet ile en kısa zamanda (Ekim sonu – Kasım ortası) seçime gidilmesi için MHP’den destek istenecek. Cumhurbaşkanı tarafından seçimlerin tekrarlanması kararı verilmesi durumunda kurulacak seçim hükümetinde tüm partiler yer alıyor. HDP’nin hükümette yer almaması için MHP’nin Ak Parti’ye destek vereceği ümit ediliyor. 

Ankara kulislerinde gelen sinyaller MHP ile yapılacak görüşmelerin ‘sınırlı bir hükümet’ çözümü ile sonuçlanması ihtimalinin çok düşük olduğunu gösteriyor. Hafta sonu yaptığı MYK toplantısında erken seçime destek vermeme kararı alan MHP’nin Davutoğlu’nu görevi Cumhurbaşkanına iade etmeye zorlaması bekleniyor. Genel görüş, bu meclisten kalıcı bir hükümet çıkması şansının sıfıra indiği yönünde. MHP ile yapılacak görüşme daha çok seçimlere hangi hükümetle gidileceğini göstermesi açısından önemli. Bu saatten sonra Ak Parti – MHP hükümetinin kurulması çok zor gözüküyor.

Bizim görüşümüz de önemli bir değişiklik yok. Seçimler sonrasındaki ilk değerlendirmemizde, siyaset sahnesinde ve toplumdaki kutuplaşmanın kalıcı bir koalisyon hükümeti kurulmasını zorlaştırdığını savunuyorduk. Şimdi de aynı görüşteyiz. Koalisyon senaryolarına vade sonuna yaklaştıkça değeri sıfıra giden bir opsiyon gibi yaklaşıyoruz. Seçimlerin hemen sonrasında bir yıl içinde erken seçime gidilmesine %60 ihtimal veriyorduk. Koalisyon görüşmelerinin başlamasının uzaması ve müzakere sürecine bir türlü geçilememesi üzerine Temmuz ayında bu ihtimali %80’e artırdık. Geçen hafta açıklanan anket sonuçlarında Ak Parti’nin oylarında görülen iki puan civarı artış erken seçim ihtimalini %100’e yaklaştırdı.

Ekonomi kulislerinden gelen haberler de erken seçim yoluna girdiğimizi gösteriyor:

  1. Emekli, dul ve yetimlerin TOKİ’den avantajlı koşullarla ev almasının yolu açılıyor.
  2. Emeklilere 700 TL kurban yardımı yapılması,
  3. Maaş ödemeleri için bankaların emeklilere 800 TL’ye ulaşan promosyon ödemesi yapması için görüşmeler sürüyor.

Lafı çok uzatmayalım. Türkiye seçim sathına girdi. Daha doğrusu seçim sathında kalmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde yayınlanacak kamuoyu anketleri büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde seçmenin tercihi son anketlerdeki gibi olmaya devam ederse Türkiye bir seçim sarmalına girebilir. Piyasalar henüz bu senaryoyu fiyatlamaya çok uzak. Ancak asla asla dememek lazım.

Serhat Gürleyen, CFA

Direktör | Araştırma

Araştırma kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bakakalırım giden doların ardından…

bakakalırım

ABD ekonomisinde büyümenin hızlanmaya başladığı bir dönemde gelişmekte olan ülkelerin yavaşlaması dolar endeksinin son bir sene içinde %20’den fazla değer kazanmasına neden oldu. Gelişmekte olan ülke paraları geleneği bozmayarak dolara karşı değer kaybında başı çekmeye devam ediyor. Politika riski taşıyan ve/veya emtia üreticisi olan ülkelerin paraları gelişmekte olan ülkeler geneline göre çok daha sert değer kaybediyor.

Okumaya devam et

Araştırma kategorisine gönderildi | Yorum bırakın