Sizin tipiniz hangisi? Roubini-Livermore-Buffett

Son günlerde endekslerle ilgili görüşlerime yönelik hem yatırımcılardan hem de Twitter aleminden gelen bir soru daha doğrusu “challange” var. Üstelik “kendi bil” düsturuna sahip birisine yönlendirildiğinde de cevap verilmesi çok zor bir soru. Malumunuz, veya şimdi oldu , SEC raporlarına göre Buffett pozisyonlarını azaltarak nakde geçmiş durumda : https://www.bloomberg.com/news/articles/2019-08-03/buffett-s-cash-pile-hits-record-as-berkshire-holds-122-billion . Öncelikle Ağustos yani 2Ç 10Q’larda gündeme gelen bu durumun neden şimdi popülerleştiğini bilmiyorum. Muhtemelen endekslerde yeni zirveler oluşması üzerine shortta olanların tutunmaya çalıştıkları bir dal. Daha önce de Soros’un 10Q’larını paylaşırdım, benzer haberleri onun üzerinden de görürdük : https://www.cnbc.com/2017/02/17/george-soros-loaded-up-with-big-bets-against-the-stock-market.html (olmadı).

Gelelim Buffett indikatörünün “sat” vermesine. Öncelikle ne bu indikatör, ne Shiller PE, ne de Tobin ratio “sat” vermez. Sat verip vermediği yatırımcının takdirine kalmış bir şey. Ortalamasından 3 std uzaklaştığında sat verdiğini düşünebilirsiniz, veya X seviyenin üzerine y% kadar çıktığında ardından büyük bir satış geldiği gözlemlenmiştir. Ancak bu göstergeler RSI’ın 70’in altına kayması gibi tanımlanmış bir indikatör değil bir değerleme metriğidir.

Şimdi hayatımın hatasını yapmak üzere olduğum noktaya doğru ilerliyorum : Aşağıda Berkshire A (bu arada tekniği çok iyi görünüyor) ve S&P endeksinin 2009’dan bu yana performansı var.

Buffett son rallyde (2009-2019) biz ölümlülerle aynı durumda,  yani underperformer!!! Ha-ha how does it feel now!!! You… neyse…. S&P ETF’i almış olmanız durumunda basit bir pasif fonla Buffett’ı yeniyorsunuz. Ama elbette bunu yazma amacım, ki öyle olsa bile yel dağdan bir şey alamaz, Buffett’ın performansı üzerinden konuyu değerlendirmek değil.

Konuyu yazma amacım tıpkı Phoenix kapaklı the Economist yazısını okumadan yorum yapanlar olduğu gibi Buffett’in neden bahsettiğini de bilmeden sadece bir tabloya bakarak sonuca ulaşanların var olması. Buffett’ın hissedarlarına gönderdiği mektuplar her zaman bir ders niteliğindedir. Burada ise mektuplarından ziyade az sayıda insanın okuduğunu düşündüğüm ve aslında indikatörün de temelini oluşturan bir konuşması var: https://archive.fortune.com/magazines/fortune/fortune_archive/1999/11/22/269071/index.htm  1999 yani Dotcom’un zirvesinden hemen önce yapılan bu konuşmadan kritik birkaç paragrafın üzerinden gitmek istiyorum. Çünkü sonrasında yaşananlar çok ilginç olsa gerek….

Buffet “yatırım” konusunda 2 dinamiğe dikkat çekiyor:

  • To understand why that happened, we need first to look at one of the two important variables that affect investment results: interest rates. These act on financial valuations the way gravity acts on matter: The higher the rate, the greater the downward pull. The power of interest rates had the effect of pushing up equities as well, though other things that we will get to pushed additionally. And so here’s what equities did in that same 17 years: If you’d invested $1 million in the Dow on Nov. 16, 1981, and reinvested all dividends, you’d have had $19,720,112 on Dec. 31, 1998. And your annual return would have been 19%. The increase in equity values since 1981 beats anything you can find in history. This increase even surpasses what you would have realized if you’d bought stocks in 1932, at their Depression bottom–on its lowest day, July 8, 1932, the Dow closed at 41.22–and held them for 17 years. Bu arada madem haddimi aştım şunu da ortaya atabilirim sanırım. Buffett piyasa faizlerinin tarihteki en büyük düşüşünü yaşadığı bir dönemde Benjamin Graham’ı iyi anladığı için efsane olmuştur. İki dinamikten biri eksik olsa  aynı performans çıkar mıydı bilinmez?
  • The second thing bearing on stock prices during this 17 years was after-tax corporate profits, which this chart [above] displays as a percentage of GDP. In effect, what this chart tells you is what portion of the GDP ended up every year with the shareholders of American business.

 Piyasa faizleri ve vergi sonrası karlar. Sonra bir tespitte daha bulunuyor:

  • These dramatic changes in the two fundamentals that matter most to investors explain much, though not all, of the more than tenfold rise in equity prices–the Dow went from 875 to 9,181– during this 17-year period. What was at work also, of course, was market psychology. Once a bull market gets under way, and once you reach the point where everybody has made money no matter what system he or she followed, a crowd is attracted into the game that is responding not to interest rates and profits but simply to the fact that it seems a mistake to be out of stocks. In effect, these people superimpose an I-can’t-miss-the-party factor on top of the fundamental factors that drive the market. Like Pavlov’s dog, these “investors” learn that when the bell rings–in this case, the one that opens the New York Stock Exchange at 9:30 a.m.–they get fed. Through this daily reinforcement, they become convinced that there is a God and that He wants them to get rich.

 Ancak daha enteresan bir nokta var: Buffett 1980 sonrası Dow’da görülen bu performansın bir daha tekrarlanamayacağını söylüyor. Daha doğrusu tekrarlanması için “pek de mümkün olmayan” bazı dinamikler gerektiğini söylüyor:

  • Now, I’d like to argue that we can’t come even remotely close to that 12.9%, and make my case by examining the key value-determining factors. Today, if an investor is to achieve juicy profits in the market over ten years or 17 or 20, one or more of three things must happen. I’ll delay talking about the last of them for a bit, but here are the first two:
  • (1) Interest rates must fall further. If government interest rates, now at a level of about 6%, were to fall to 3%, that factor alone would come close to doubling the value of common stocks. Incidentally, if you think interest rates are going to do that–or fall to the 1% that Japan has experienced–you should head for where you can really make a bundle: bond options.
  • (2) Corporate profitability in relation to GDP must rise. You know, someone once told me that New York has more lawyers than people. I think that’s the same fellow who thinks profits will become larger than GDP. When you begin to expect the growth of a component factor to forever outpace that of the aggregate, you get into certain mathematical problems. In my opinion, you have to be wildly optimistic to believe that corporate profits as a percent of GDP can, for any sustained period, hold much above 6%. One thing keeping the percentage down will be competition, which is alive and well. In addition, there’s a public-policy point: If corporate investors, in aggregate, are going to eat an ever-growing portion of the American economic pie, some other group will have to settle for a smaller portion. That would justifiably raise political problems–and in my view a major reslicing of the pie just isn’t going to happen.

 Faizlerin daha fazla düşmesi gerektiğini söylüyor. Arada geçen 20 sihirli yıldan sonra Avrupa’da ekside ABD’de ise 1.80% civarında. Daha önemlisi ekte gördüğünüz üzere karları bırakın 6%’de tutunamamayı 10%lere yükseliyor.

Ve Buffett’ın tespiti doğru  bu beklenmeyen  yükseliş ücretlerden yediği için politik/sosyal stress arttı ve Trump’ı iktidara getirdi. Devamı daha da ilginç olacak.  Yazı GDP üzerine fikri ile devam ediyor.

 Bir kez daha yazının tamamını okumanızı tavsiye ederim. Geldiğimiz noktada Buffett’ın yukarıdaki açıklamalarının ışığında 1-Faizlerin düşeceği yer hala var ama sınırlı 2- Şirketlere vergi indirimi gelme ihtimali çok zayıf olduğu gibi Warren gibi bir isim hem şirketlere hem piyasada oluşan finansal karlara vergi getirerek görüntüyü tam tersine çevirebilir. (Bu arada enflasyonun ve bono getirilerinin yükseleceği bir döneme doğru ilerliyoruz). Buffett’ın kararı bu açıdan bakıldığında son derece tutarlı.

Yarın videoda paylaştığımda görüntü çok daha net olacak ama aşağıda 1929 , Buffett’in bahsettiği 1980’ler rallysi, Dotcom ve 2007 konut rallyleri var. Kendi grafiğinizi açtığınızda şu detay gözünüze çarpmalı.

“Like Pavlov’s dog, these “investors” learn that when the bell rings–in this case, the one that opens the New York Stock Exchange at 9:30 a.m.–they get fed. Through this daily reinforcement, they become convinced that there is a God and that He wants them to get rich.” Buffett’in bahsettiği bu insanlar rallynin son senesinde piyasaya girer ve o son sene önceki yılların tümünden daha sert bir yükselişin kaydedilmesi ile son bulur. Zaman ve seviye (3200 görülürse) ile ilgili görüşümü daha sonra paylaşacağımdan şimdilik burada kesiyorum. Tek bir indikatör ile okuyamayacağınız kadar karmaşık bir piyasa ile karşı karşıyayız. Gözlemim Twitter ve Youtube’un “Roubini”  ağırlıklı olduğu. Tutarlı bir çöküş senaryosu vurgulanıyor, her sene de ihtimal doğal olarak artıyor ancak bu stratejinin işleme koyulmuş halinin karlı olmuş olması mümkün değil.Gerçekten işlem yapan ” yatırımcılar” ağırlıklı Jesse Livermore, zarar ettiklerinde ise Warren Buffett’a dönüşüyor.

Şant Manukyan

Direktör | Uluslararası Piyasalar

Uncategorized kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Ekim sonrası FED Bilançosu

Mart  2019 Balance Sheet Normalization Principles and Plans dokümanına göre: “when the Committee judges  that reserve balances have declined to a level consistent with efficient and effective implementation of monetary policy (repo piyasasında yaşananlar bu noktanın ötesine geçtiğimizi gösterdi), the SOMA portfolio will hold no more securities than necessary for efficient and effective policy implementation. Once that point is reached, the Committee will begin increasing its securities holdings to keep pace with trend growth of the Federal Reserve’s non-reserve liabilities and maintain an appropriate level of reserves in the system.”

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar, Uncategorized kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorum bırakın

Gelecek Zili Çalıyor!

Alarm zili mi yeni fırsatlara açılan bir kapı mi size kalmış.

Beş yıl süren bir çalışmanın ardından tarih kesin olmamakla beraber 11 Kasım’da Çin dijital merkez bankası parasını (DMBP) devreye alacak gibi görünüyor. Açıklamalar ve paylaşılan raporlar üzerinden söz konusu DMPB’nin özelliklerine bir bakalım. Ama önce bu konuya değindiğim eski bir çalışmayı paylaşıyorum. Bu linkte aşağıda paylaştığım pek çok konuyu zaten işlemiştim.

Öncelikle başlarken projenin blockchain tabanlı olmasına yönelik bir istek olduğunu ancak DMBP’nin parasal büyüklüklerden M0 (yani kağıt ve metal paralar) yerine yaratılacağından ve double eleven ( Bekarlar günü) harcamaları sırasında saniyede 92,771 işleme kadar işlem sayısı yükseldiğinden bu fikirden vazgeçilmiş. Hibrit bir teknoloji kullanılacağı anlaşılıyor. Yine net olan konulardan biri iki katmanlı bir yapı ile karşı karşıya kalacağımız. Önceki analizde doğrudan (tek katman) ve dolaylı (çift katman) olarak tanımladığım bir mimari bu. PBOC dijital parayı ticari banka ve finans kuruluşlarına onlar da hane halkına sunacak. İki katmanlı yani dolaylı bir yapı seçmelerinin dört ana nedeni var:

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Almanya PMI ve ECB’nin Alternatifleri

Alman PMI verisi dipten kum çıkartmak için dalmaya devam ediyor. Temmuz ayında 45 seviyesinde sabit kalması beklenen veri 43.1’e gerilemiş. Çin yavaşladıkça Almanya da etkilemeye devam edecek. Nitekim yeni siparişler 44.3’ten 41.6’ya gerilemiş.

ECB toplantı öncesinde bugüne kadar neler yapıldığını hatırlamakta fayda var. Aşağıda FED ve ECB oranlarını görüyorsunuz (ECB için depo oranını kullandım).

Gördüğünüz üzere ECB ya geç hareket eder veya erken hareket ettiğinde de yüzüne gözüne bulaştırır. Yarın bizi şaşırtabilecek mi göreceğiz. Geriye baktığımızda elbette önce benchmark faizlerin sıfırlandığını gördük. Ardından depo oranı -0.40% seviyesine kadar çekildi ve QE devreye sokuldu. Asset purchase program adı altında banka 2.6 trilyon Euro civarında varlık alımında bulundu ve zirve seviyesinde aylık alımlar 80 bn euroya kadar çıktı. İç isyan, teknik nedenler ve dünya ekonomisinin verdiği destek neticesinde ECB başarılı olmuşçasına QE’yi sonlandırdı ve/veya sonlandırmak zorunda kaldı. Ancak ABD’de CPI 2% civarına  çıkıp (ve önümüzdeki aylarda çok net bir şekilde üzerine çıkacak) işsizlik oranı 4%’nin altına kayarken aynı oran Yunanistan, İtalya, İspanya gibi ülkelerde 10%’un üzerinde Fransa gibi merkezde olduğu var sayılan bir ülkede ise 8.7% seviyesinde bulunuyor. ABD’de krizin zirvesinde oran 10% olmuştu.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Merkez Bankası Dijital Parası: Yönetici Özeti

Bitcoin ve kripto para birimlerinin popülaritesinin hızla artması neticesinde pek çok merkez bankası da dijital para (CBDC) ihraç edip etmemesi gerektiğine dair çalışma grupları kurdu, analizler yaptı ve raporlar yayınladı. Temelde merkez bankaları zaten dijital paraya geçmiş durumda. Bankaların Merkez Bankası hesaplarında tuttuğu para/rezerv dijital para kavramına birebir uyan bir formattadır. Top yekûn dijital paraya geçiş ise söz konusu Merkez Bankasının bu hesapları bankacılık sektörü dışındaki diğer unsurlara yani finans dışı şirketlere ve kişilere açması ile gerçekleştirilebilir. Bu adım sırasında kripto paralarda kullanılan dağınık veri tabanı (DLT) teknolojisi kullanılabileceği gibi merkezi uygulama (CL) sürdürülerek de gerçekleştirilebilir. Hangi teknolojinin tercih edileceği tamamen kullanım kolaylığı, hızı ve maliyetine bağlıdır.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın