Almanya PMI ve ECB’nin Alternatifleri

Alman PMI verisi dipten kum çıkartmak için dalmaya devam ediyor. Temmuz ayında 45 seviyesinde sabit kalması beklenen veri 43.1’e gerilemiş. Çin yavaşladıkça Almanya da etkilemeye devam edecek. Nitekim yeni siparişler 44.3’ten 41.6’ya gerilemiş.

ECB toplantı öncesinde bugüne kadar neler yapıldığını hatırlamakta fayda var. Aşağıda FED ve ECB oranlarını görüyorsunuz (ECB için depo oranını kullandım).

Gördüğünüz üzere ECB ya geç hareket eder veya erken hareket ettiğinde de yüzüne gözüne bulaştırır. Yarın bizi şaşırtabilecek mi göreceğiz. Geriye baktığımızda elbette önce benchmark faizlerin sıfırlandığını gördük. Ardından depo oranı -0.40% seviyesine kadar çekildi ve QE devreye sokuldu. Asset purchase program adı altında banka 2.6 trilyon Euro civarında varlık alımında bulundu ve zirve seviyesinde aylık alımlar 80 bn euroya kadar çıktı. İç isyan, teknik nedenler ve dünya ekonomisinin verdiği destek neticesinde ECB başarılı olmuşçasına QE’yi sonlandırdı ve/veya sonlandırmak zorunda kaldı. Ancak ABD’de CPI 2% civarına  çıkıp (ve önümüzdeki aylarda çok net bir şekilde üzerine çıkacak) işsizlik oranı 4%’nin altına kayarken aynı oran Yunanistan, İtalya, İspanya gibi ülkelerde 10%’un üzerinde Fransa gibi merkezde olduğu var sayılan bir ülkede ise 8.7% seviyesinde bulunuyor. ABD’de krizin zirvesinde oran 10% olmuştu.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Merkez Bankası Dijital Parası: Yönetici Özeti

Bitcoin ve kripto para birimlerinin popülaritesinin hızla artması neticesinde pek çok merkez bankası da dijital para (CBDC) ihraç edip etmemesi gerektiğine dair çalışma grupları kurdu, analizler yaptı ve raporlar yayınladı. Temelde merkez bankaları zaten dijital paraya geçmiş durumda. Bankaların Merkez Bankası hesaplarında tuttuğu para/rezerv dijital para kavramına birebir uyan bir formattadır. Top yekûn dijital paraya geçiş ise söz konusu Merkez Bankasının bu hesapları bankacılık sektörü dışındaki diğer unsurlara yani finans dışı şirketlere ve kişilere açması ile gerçekleştirilebilir. Bu adım sırasında kripto paralarda kullanılan dağınık veri tabanı (DLT) teknolojisi kullanılabileceği gibi merkezi uygulama (CL) sürdürülerek de gerçekleştirilebilir. Hangi teknolojinin tercih edileceği tamamen kullanım kolaylığı, hızı ve maliyetine bağlıdır.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Libra: Yeni Bir Denge

Nihayet Facebook Libra projesinin whitepaper’ını açıkladı. Aşağıda sızan bilgilerle derlediğim noktalara yakın açıklamalar var ama adım adım gidelim. Öncelikle amaç sistem dışında kalmış olan 1.7 milyar insanı sisteme çekmek olarak açıklansa da Libra’nın her türlü ortamda kullanılmasının hedeflendiği anlaşılıyor. Cari kriptoparaların da benzer bir misyonu olduğuna değinildikten sonra (örneğin Lumen’in yaratıcılarının da hedefi buna benzer) “Mass-market usage of existing blockchains and cryptocurrencies has been hindered by their volatility and lack of scalability, which have, so far, made them poor stores of value and mediums of exchange”  volatilite ve ölçeklenebilirlik sorunları nedeni ile değişim ve değer özelliklerine sahip olmadıkları iddia ediliyor. Elbette özellikle BTC dünyasında store of value olduğu noktası çok şiddetli bir şekilde savunulacaktır.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Facebook Coin

Dün G-20 açıklamasında  genel kavram kendisine bir kez daha yer bulduğu için konuya bugün değinmek istedim. Son anda bir değişiklik olmazsa Facebook 18 Haziranda (FED toplantısının başladığı gün )BBC tarafından adı Globalcoin olduğu iddia edilen ancak muhtemelen başka bir isim taşıyan kripto parasının whitepaperını yayınlayacak (Libra Projesi). Bu yazıda sadece sızan veya sızdığı sanılan bilgileri işleyeceğim ama tabii ki whitepaper sonrası daha kapsamlı bir analiz de paylaşmaya çalışacağım. Henüz aşılması gereken pek çok regülasyon da bulunuyor.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Hisse Geri Alma (buyback) Meselesi

Biliyorsunuz bir süredir şirketlerin kendi hisselerini geri alması (buyback-BB) konusu tartışılıyor. GS’da konu hakkında bir rapor yazarak görüşlerini paylaştı. Birkaç detayla ben de görüşlerimi paylaşmak isterim. Önce konunun geçmişine bakalım, 1930’lardan 1982 yılına kadar buyback yasadışı görülen bir uygulamaydı ve manipülasyon olarak kabul ediliyordu. 1982 yılında ise 10b-8 olarak bilinen bir düzenleme ile, ki Enron skandalı sonrası 2003 yılında revize edildi, serbest bırakıldı.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın