Olsun Varsın Sen Yine Yellen’ler Söyle Bize

Yellen’ın konuşmasını dinlerken: Trust but verify –Güven ama kontrol et!

Bazı akşamlar yatağa uzanıp tavana baktığımda “acaba Yellen faiz artışı QE bittikten 6 ay sonra” dediğinde gerçekten basit bir hata mı yaptı yoksa Freudyen bir sürçme miydi diye düşünüyorum. :) Zira geldiğimiz noktada bu artan bir ihtimal haline geliyor. Şu anda piyasada Nisan toplantısında bir faiz artışı 20.5% fiyatlanıyor. Ben daha önce de olduğu gibi piyasanın beklediğinden önce geleceği düşüncemi koruyorum.

Aslında birkaç aydır piyasa FED’in gerisinde. Önce Mayıs ayında Yellen enflasyonda yükseliş bir sapma dediğinde “evet evet gürültü üst kattan geliyor bizden değil” seslerini duyduk. Ancak bir anda FED dezeflasyon süreci bitmiştir dediğinde görüşler “daha fazla yükselmez panik yok” şeklinde adapte edildi. Gerçekten de PCE’de panik gerektirecek bir görüntü yok.

Ancak durduğumuz yerde konu enflasyonun alıp başını gitmesi değil zaten.Enflasyonun bu seviyelerde kalması durumunda bile faizler bu seviyede olmalı mı?” sormamız gereken soru bu. 98 yılında CPI 1.4% seviyesinde bulunduğunda FFR 5.5% seviyesindeydi. 2004’te 1.7% seviyesinde bulunduğunda 1.0% seviyesindeydi. Dolayısı ile şu anda da enflasyonun yükseliş trendine girmesine gerek yok cari durumda faizlerin olması gereken seviye 0- 0.25% değil.

Ancak elbette her mutsuz ailenin farklı hikayeleri olması gibi her döneminde farklı hikayeleri var. Ve bu dönemde de hikaye “İşsizlik”. Piyasa uzun bir süre FED’in katılım oranı gerekçesini doğru kabul etti. Ardından FED bu gerekçenin kısmen doğru olduğunu söyleyince yine taraf değiştirdi ve 2016’da beklenen faiz artışı 2015 son çeyrek veya son yarıya çekildi.

Cuma günü şu açıdan kritik olacak.Yellen  gerçekten de daha önce ortalaması  2.1% olan istifa oranlarının şu anda 1.8% olması nedeni ile istihdam piyasasının normal koşullardan çok uzakta olduğuna inanmamızı mı bekliyor? İşsizlik başvuruları rekor diplerde dolaşırken Hires rate’in 3.8% değil de 3.5% olmasını mı kritik görüyor? NFP ortalaması 245K seviyesinde giderken Yellen Nairu’yu 5.6% (prof. tahminciler anketinde 5.5%) olarak mı görüyor yoksa daha yüksek bir seviye mi telaffuz edecek. 2007’de açık pozisyon başına 1.8, 2009’da 6 aday düşerken şu anda 2 aday düşmesi “elevated bir” işsizliğe mi işaret? JOLTS ve Beveridge eğrisine baktığında faizle çözülecek bir sorun mu görüyor yoksa yapısal bir sorun mu?

Yarın piyasanın duymak istedikleri bunlar. Ancak son birkaç ayda verilere güvenmek yerine FED’e güvenenler her açıklamada yavaş yavaş mevzi kaybediyorlar. Bu nedenle yarın Yellen gerçekten güvercin ve ikna edici bir konuşma yapamaz ise şahin açıklama yapmasına gerek olmadan piyasa bozulacaktır. Piyasa elbette ikna olmaya dünden hazır. Ama her durumda Eylül ayında satışlar yoğunlaşacak.

(Evet başlık nedeni ile kendimden utanıyorum :)

Şant Manukyan

Müdür | Uluslararası Piyasalar Hisse Senetleri ve Türev

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

ISMEN 2014/6 Finansal Performansı

ISMEN kısa bir süre önce 2014/6 finansal sonuçlarını açıkladı. Açık olarak belirtmeliyim ki yılın ilk altı aylık döneminde göstermiş olduğumuz başarılı finansal performansımızın memnuniyetini yaşıyoruz. Zira, özellikle yılın ilk çeyreğinde yaşanan gergin yerel seçim süreci ile dalgalı para ve sermaye piyasası koşullarına rağmen, özellikle ikinci çeyrek performansımızla önemli bir başarı elde ettik. Her zaman olduğu gibi farklı faaliyetlerden gelir yaratabilme özelliğimiz, etkin risk yönetimi sistemimiz ve kurumsal yönetim anlayışımız bu performansın en önemli unsurları oldu.

Artan risk iştahı, yükselen pay piyasası seviyeleri, para piyasalarındaki hareketlilik ve politik tansiyonun normalleşmeye başlamasının faaliyetlerimizi ve dolayısıyla finansal göstergelerimizi destekleyeceğini öngörüyorduk. Değişen bu koşullar nedeniyle sadece konsolide olmayan (solo) performansımızla değil, stratejik konsolidasyon yapımızın da katkısıyla karlılığımızın artacağını düşünüyorduk.

Netice olarak, ikinci çeyrek konsolide net karımız 29,8 milyon TL ile ilk çeyreğe göre %492 ve geçen yılın aynı dönemine göre %154 artış gösterdi. Elde edilen bu sonuç, İş Yatırım’ın tarihi en yüksek ikinci çeyrek kar rakamı oldu. Bu sonuçla, altı aylık karımız 34,8 milyon TL ile yıllık %49 artarken, özkaynak karlılığımız da %17 olarak gerçekleşti.

Son derece zayıf ilk çeyrek piyasa koşullarına rağmen, yılın ilk yarısında şirketimizin solo net karının geçen yılın aynı dönemine göre sadece %12 gerilemesini de, doğrusu makul karşılıyoruz. Konsolidasyon yapımıza baktığımızda ise, özellikle ikinci çeyrek piyasa dinamiklerinin lehimize gelişimiyle, finansal tablolarımıza stratejik katkıda bulunan bağlı ortaklıklarımızın da net karımıza önemli katkısını gördük.

Yılın ilk yarısı için operasyonel gelirlerimize baktığımızda, öz kaynak ve alım satım gelirlerimiz yıllık %187 artarken, kaldıraçlı alım satım dahil komisyon gelirlerimiz %31 geriledi. Komisyon gelirlerimizde bu geçici gerilemenin ana nedenleri, ilk çeyrekte endeksin 65.000’li seviyelerde olması (2013/3’te 80.000’li seviyeler), artan işlem hacmine rağmen gerileyen kaldıraçlı alım satım gelirleri ve son olarak geçen sene ikinci çeyrekte halka arzına aracılık ettiğimiz Pegasus halka arzı gibi bir pay arzına aracılık işlemimizin bulunmaması oldu.

Operasyonel giderlerimize baktığımızda ise yılın ilk altı ayında, 2013 yılının ilk altı aylık dönemine göre olan %12’lik artış da, önceki dönemlere kıyasla maliyet yönetiminin daha titiz bir şekilde benimsendiğini gösteriyor.

Halka arzından bu yana son sekiz yılda %17,5 ortalama öz kaynak karlılığı ve %5 temettü verimliliğine sahip olan ISMEN, yılın başından bu yana yatırımcısına %16 getiri sağlamış durumda. 

Dahası, ISMEN hali hazırda 5.2 F/K ve 0.8 F/DD çarpanlarla işlem görüyor.

Ozan Altan

Müdür Yardımcısı | Yatırımcı İlişkileri

Yatırımcı İlişkileri kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Tarih Yazılırken: There are no flags, and we’re fixed.

Yarın finans dünyasında bundan sonra kimsenin şahit olamayacağı bir işlem son kez yapılacak. Dikkatimizden kaçmasın diye bugünden paylaşıyorum :)  Gümüş Fixing sona erecek….

Gümüş Fixing 19yy. sonunda (gümüş 1897 altın ise 1919’da başladı) gerçekten anlamlıydı. Zira iletişimin zor, dünyanın büyük olduğu o dönemlerde finans merkezleri arasında farklı fiyatlamalar olması son derece mümkündü. Fixing bir benchmark olarak bu soruna çare oluyordu. Şu anda da çeşitli ürünlerin tetiklenip tetiklenmediği, stokların veya anlaşmaların değeri vs fixing’e göre belirlenebilir (ve bu konuda manipülasyon iddiaları zaten var)  ancak fiyatın ne olduğunu Bloomberg veya CNBC-e’yi açan herkes anında zaten görebiliyor.

İlk Fixing işlemleri NM Rothschild & Sons, Mocatta & Goldsmid, Samuel Montagu & Co, Pixley & Abell ve Sharps & Wilkins adlı şirketler arasında yapılırdı. İlk Fixing de Sharp&Wilkins ofisinde gerçekleşmiştir. Günümüz sistemine ana hatları ile 1967’de geçildi. 1999’da ise tamamen telefon bazlı bir işleme dönüştü. Şu anda ise Bank of Nova Scotia-ScotiaMocatta, Barclays Bank Plc, HSBC Bank USA ve Societe Generale arasında yapılıyor(du).

Kabaca işlem şu şekilde ilerliyor, başkan üyelere bir açılış fiyatı deklare eder, üyeler bunu yatırımcılarına iletir ve gelen talimata göre kendilerini alıcı veya satıcı olarak açıklarlar. Arz ve talebin birleştiği seviyede de fiyat FIX’lenir. Ekte tarihten bir Fixing görüyorsunuz. DB ve SG oyundan çıktıklarını/çıkacaklarını açıkladılar. Şu anda sadece HSBC ve NS aktif ve son Fix 14 Ağustos’ta yapıldıktan sonra bu gelenek tarihe karışacak.

Gümüş Fixingi altında farklı olarak günde sadece 1 defa USD-GBP-EUR bazında açıklanır. Fiyat fix edildiğinde de başkan konu kısmında gördüğünüz cümleyi telafuz eder “There are no flags, and we’re fixed”. Ama bu kez sonsuza kadar :)

Şant Manukyan

Müdür | Uluslararası Piyasalar Hisse Senetleri ve Türev

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın