Yöneticiler ve Alım Satım İşlemleri -2

Yöneticiler ve Alım Satım İşlemleri - 2

Yöneticiler ve Alım Satım işlemleri – 1başlıklı yazımın ikinci serisi, işlemlerin içsel bilgilere ilişkin piyasa bozucu eylemler çerçevesinde değerlendirilmesi olacak.

Piyasa bozucu eylem nedir?

Piyasa bozucu eylem makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikte olan ve bir suç oluşturmayan eylemdir.

Piyasa bozucu eylemlere sadece yöneticiler mi dikkat etmelidir?

Yöneticiler, içsel bilgilere doğrudan ve sürekli erişimleri olmaları nedeniyle, gerçekleştirecekleri işlemlerin piyasa bozucu eylem kapsamına girip girmeyeceğine dikkat etmek zorundadırlar. Burada altının çizilmesi gereken önemli konu, yönetici ifadesinin sadece ihraççının yöneticilerini değil, aynı zamanda söz konusu ihraççının bağlı veya hakim ortaklıklarının yöneticilerinide kapsadığıdır; yani bu kişiler de piyasa bozucu eylemler düzenlemesine tabidir.

Bağlı ortaklık ifadesinin anlaşılmasında çoğu zaman sıkıntı yaşanmamakla birlikte, hakim ortaklık ile tam olarak neyin kastedildiğinin anlaşılmasında zaman zaman sorunlar yaşanabiliyor. Burada bahsi geçen hakim ortaklık yöneticileri;

  • İhraççının sermayesinin %50’sinden fazlasına sahip olan ortaklığın yöneticileri ya da,
  • İhraççının sermayesinde sahip olduğu pay oranı önemli olmaksızın, ihraççının yönetim kurulunun çoğunluğu belirleme imtiyazına sahip olan ortaklığın yöneticileri

şeklinde anlaşılmalıdır. Bu konuda basit bir hatırlatma yapmak isterim; hakim ortaklık, üzerinde kontrol gücü olan ortaklığın finansal tablolarını kendi finansal tablolarına tam konsolide eder. Örneğin, sermayesinin %20’si borsada işlem gören bir ortaklıkta %40’ar paya sahip iki ortaklık bulunsun.  Hakim ortak olan şirketin hangisi olduğunu anlamak isteyen bir yatırımcı, finansal tablolardaki bağlı ortaklık bilgisinden kolayca yararlanabilir.

Bu çerçevede, ihraççıların veya bunların bağlı veya hakim ortaklık yöneticilerinin dışında;

  • İhraççıların veya bunların bağlı veya hâkim ortaklıklarında pay sahibi olmaları nedeniyle içsel bilgilere sahip olan kişilerin,
  • İş, meslek ve görevlerinin icrası nedeniyle içsel bilgilere sahip olan kişilerin,
  • İçsel bilgileri suç işlemek suretiyle elde eden kişilerin ve
  • Sahip oldukları bilginin içsel bilgi niteliğinde olduğunu bilen veya ispat edilmesi hâlinde bilmesi gereken kişilerin de

piyasa bozucu eylem düzenlemesine göre içsel bilgilere erişimi olan kişiler olarak değerlendirildiği de bilinmelidir.

Piyasa Bozucu Eylemler İçsel Bilgi - Sürekli Bilgiye Sahip Olan Kişiler

Hangi ihraççılar düzenlemeye konu edilmektedir?

 Sadece payları borsalar ile teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem gören veya işlem görmek üzere başvuruda bulunan tüzel kişiler söz konusu düzenlemeye konu edilmektedir.

Hangi sermaye piyasası araçlarında gerçekleştirilen işlemler düzenlemeye konu edilmektedir?

Bir önceki  cevaptan da  anlaşılacağı üzere, sadece borsalar ile teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlem gören veya MKK’da kaydi olarak izlenen;

  • Paylar,
  • Payları temsil eden depo sertifikaları,
  • Paylara dayalı varantlar, yatırım kuruluşu sertifikaları, opsiyon sözleşmeleri, vadeli işlem sözleşmeleri

piyasa bozucu eylemlere konu edilmektedir. Buna göre, örneğin yöneticisi olduğu bir borsa şirketinin ihraç ettiği borçlanma araçlarında alım yapan bir yönetici, piyasa bozucu eylem düzenlemesine değil, kamuya açıklama yükümlülükleri bakımından özel durumlar düzenlemesine göre hareket etmelidir.

İşlem gerçekleştirmeden nelere mutlaka dikkat edilmelidir?

  • 6 ve 12 aylık finansal raporlar ilan edilmiş mi?  İhraççılar tarafından düzenlenen 6 ve 12 aylık finansal tablo ve raporlar ile bağımsız denetim raporlarının hazırlandığı hesap döneminin bitimini izleyen günden söz konusu tablo ve raporların mevzuata uygun şekilde kamuya duyurulmasına kadar geçen süre içerisinde, içsel bilgilere sahip olan kişilerin ilgili sermaye piyasası araçlarında işlem yapmaları piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilir.

Buna göre, örneğin bir borsa şirketinin yöneticisi, 1 Ekim 2014 tarihinde şirketin paylarında işlem yaparsa, özel durum düzenlemesine göre kamuya açıklama yapsa dahi, dokuz aylık finansal raporlar henüz kamuya açıklanmadığı için piyasa bozucu eylem gerçekleştirmiş olur. Ancak, 30 Eylül 2014 tarihli finansal raporların kamuya açıklanmasından sonra (örneğin 30 Ekim 2014), bir sonraki hesap bitim tarihi olan 31 Aralık 2014 tarihine kadar gerçekleştireceği işlemler piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilmez.  

İçsel Bilgi-Sürekli Bilgiye Sahip Olan Kişilerin İşlem Yapma Sınırmaları

  • Henüz kamuya açıklanmamış önemli bir gelişme var mı? İçsel bilgilerin kesinleşmesinden mevzuata uygun şekilde kamuya duyurulmasına kadar geçen süre içerisinde, içsel bilgilere sahip olan kişilerin işlem yapmaları da piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilir.

Buna göre, dönem itibarıyla işlem yapmasında bir mani bulunmayan bir yönetici, henüz kamuya açıklanmamış bir önemli gelişmenin olup olmadığına da dikkat etmelidir.

Daha önce de çeşitli vesilelerle not ettiğim şekilde, bu yazıya konu olan kişilerin eşleri, çocukları ya da aynı evde yaşadıkları kişilerin gerçekleştirdikleri işlemlerin de piyasa bozucu eylem düzenlemesine dahil olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim.

Son olarak, içsel bilgi ifadesinin işlem gören sermaye piyasası aracının değerini ya da yatırımcının yatırım kararını etkileyebilecek nitelikte ve fakat henüz kamuya açıklanmamış bilgi anlamına geldiği; sürekli bilginin ise içsel bilgi dışında kalıp da özel durumlar tebliğine göre kamuya açıklanması gereken diğer bilgiler olduğunu; ve yazıda okuduğunuz içsel bilgi ifadelerinin sürekli bilgiyi de kapsayacak şekilde kullandığımı bilmenizi isterim.

Ozan Altan

Müdür Yardımcısı | Yatırımcı İlişkileri

isvarant banner

Yatırımcı İlişkileri kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bu hafta da bitti…

Bu Hafta Da Bitti

Öncesinde heyecanı yüksek ancak sonrasında son derece sıkıcı olan beklentilerin bulunduğu bir haftayı tamamladık. FED FOMC açıklamasından “considerable time” kelimelerini çıkartsa ve İskoçlar W. Wallace anıtının karşısındaki plakette yazan “Dico Tibi Verum, Libertas Optima Rerum: Nunquam Servili Sub Nexu Vivito, Fili” kelimelerini hakını verse finans piyasaları büyük bir deprem yaşayacaktı.

Her ikisi de gerçekleşmedi ve olup bittikten sonra her şeyi zaten bildiğini iddia eden finans piyasasında bir kez daha “beklendiği gibi..” ile başlayan cümleler okuduk. Evet her iki gelişme de beklendiği gibi sonlandı. Mı acaba….

Tren yola çıktı, hangi istasyonda duracağı değil, hangi gara gittiği önemli

İngiltere’nin (ve yarattığı) sorunları bitmedi. Ülke  7 Mayıs 2015 Perşembe günü seçime gidecek.  İngiliz siyasetinde Troy, bizde Conservative/Muhafazakar parti olarak bilinen ancak tam adı -Conservative and “Unionist”- partinin lideri ve Başbakan Cameron’u sorunlu bir dönem bekleyecek. “Unionist” bir lider olarak referanduma izin verdiği sırada bu kadar zorlanabileceğini beklemiyordu. Kendi partisinin içinden hırpalanacaktır. Hayır kampında bulunan ve İşci Partisinden Milliband da seçimi kazandığı bazı bölgelerde referandumda yenildi.

Bugün yapılan siyasi yorumlar her durumda İngiltere’nin yeni bir İngiltere olmak zorunda olduğu ve İskoçlara verilen sözler nedeni  (or.1979 tarihli Barnett alokasyonunun devamı = İskoçlar için kamu harcamasında kişi başında extradan +1300 pound demek) ile bir anayasal kriz yaşayacağı yönünde. Cameron’un AB’den çıkma konusunda bir referanduma izin verip vermeyeceği de diğer önemli bir konu. İskoçlara birliğin nimetlerini anlatan Cameron Bileşik Krallığa Avrupa birliğinden çıkmayı savunabilir mi? Aslında savunması gerekiyor ama yapamayacaktır.

Referanduma izin verilmesi ise Katalanlar başta olmak üzere Ukrayna’dan Taiwan’a benzer beklenti ve talepler yükselecekti. Bugün yerel saat 16:30 da Katalan Meclisi 9 Kasım referandumunu kabul edip etmemeyi görüşecek. Ayrılıkcı hareketler 2015′te Euro bölgesinin ekonomik krizine paralel kuvvetlenecektir. Sosyal olaylar ve savaş döngüleri bunu net bir şekilde gösteriyor.

FED’in Vucut Dili:

Önce kısa bir fıkra: Temel mezar taşına şunları yazdırmış: Hastayum dedum inanmadinuz, hastayum dedum inanmadinuz, hastayum dedum inanmadinuz… Ne oldi?

Soru: Satışların kaynağı ne? FED açıklamasında şahinleşti mi?

Cevap: Hayır, ancak Yellen’i FOMC’nin konuşan dili  “noktaları” FOMC’nin vücut dili olarak değerlendirirsek FED’in söyledikleri ile hareketleri birbirini tutmadı. Sakin bir şekilde faiz artmayacak merak etmeyin derken gözlerini kaçırdı, ellerini koyacak yer bulamadı ve terledi.

Soru: Ama enflasyon düşük geldi?

Cevap: Evet FED üzerinde “enflasyonla savaş” baskısı yok. Zaten kimsenin böyle bir beklentisi de yok. Anlaşılması gereken şey şu; enflasyonun normale dönmesi ve yataya geçmesi bile FED’in sıfır faiz ve 4 trilyon dolar büyüklüğünde bilançosu ile uyumsuz. Faizler artık yükselsin diyenler bu yeni gerçeğe adapte olunmasını istiyor. Şayet trend aşağıya olursa elbette FED’de tavrını ona göre ayarlamalı.

Soru: Peki faiz artışı başlarsa panik olmamız gerekiyor mu? 2017 için 3.75% görünüyor?

Cevap: Hayır, cari veriler ışığında FED faizleri en fazla 25′er puan arttırabilir. Dahası 3.75% seviyelerini hayal olarak görüyorum. 2015 ve sonrasında dolar o kadar kuvvetlenecek ki ABD faizleri 2%ye getirirken  bile şüphe taşıyacak. Daha sonra da zaten global gidişata bağlı yeni bir resesyon ve deflasyon korkusu gelecek.

Soru: O zaman FED şu anda durumundan memnun?

Cevap: FED’in kafasında biri kısa vadeli biri uzun vadeli iki sorun olduğunu düşünüyorum. İkisi de uykularını kaçırıyor. Biri daha önce de dediğim gibi erken faiz arttırmış durumuna düşmek. Bu tamiri zor bir hata olacağından tamiri kolay olan geç arttırmış durumuna düşmeyi tercih ediyor. Piyasa bunu sanki veriler nedeni ile geç arttırmak istiyor şeklinde yorumlayabiliyor. İkincisi ise sonraki aşamada bir kaç yıl sonra gelecek olan (bence 2) resesyona düşük faizler (1.5%) büyük bir bilanço (3.5 tr dolar) ve 5.5% civarı işsizlikle girme korkusu.

Soru: Peki FOMC açıklamasında ne zaman düzenlemeye gidebilir?

Cevap: Düne kadar Ekim ayında gitme ihtimalini yüksek görüyordum. Hala mümkün ancak Yellen çok az uyarıda bulundu. Bu nedenle strateji değiştirecekse basın toplantısı olan Aralık FOMC’yi beklemeyi tercih edebilir. Her durumda FED “hastayum” diyor.

Faiz arttırmamasını gerektirecek koşulların kuvvetlenmesi faiz arttırmasından daha kötü bir gelişme olur.Nette faizler ABD ekonomisi normale döndüğü için yükseltilecek. Ancak her zaman vurguladığım gibi, piyasalar 5 yıl boyunca devamlı merkez bankalarını ve QE’yi tartıştığı için Euro Bölgesinde, Çin’de olan biteni ve reel gelişmeleri yeterince önemsemiyor. 6.9%’a gerileyen end. üretim değil buna karşılık bankalara verilen 81 milyar dolarlık likidite daha ciddiye alınıyor. Ancak bilirsiniz gerçeklerin her zaman ortaya çıkmak gibi rahatsız edici bir huyu vardır…

Şant Manukyan

Müdür | Uluslararası Piyasalar Hisse Senetleri ve Türev

Bu Hafta Da Bitti_banner

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bilinen Bilinmeyen…

Bilinen Bilinmeyen…Sene başından beri artan jeopolitik riskler, örümcek ağını hatırlatan Avrupa’nın köklü şirketlerinde ortaya çıkan saadet zincirleri, ve üye ülkelerdeki politik çekişmeler Avrupa ekonomisini raya oturtmaya çalışan Mario Draghi’yi diğer Merkez Bankaları’nın geçtiği kaçınılmaz yola doğru yönlendirmeye yetti. Haziran ayında artan baskılara yanıt vererek piyasaların beklediği adımı atan Draghi Avrupa ekonomisinde eksi faiz dönemiyle yeni bir sayfa açtı. Aynı toplantıda Varlığa Dayalı Menkul Kıymetler (ABS) piyasasındaki alımlarında ilk sinyalini verildi. Ardından, Ağustos ayındaki Jackson Hole’da Yellen’dan beklenen güvercinliği üstlenerek öne çıkan Draghi, ay başındaki AMB toplantısında da faizler dışında somut adım atmayarak kelime oyunlarıyla Haziran toplantısında başlattığı algı yönetimine devam etti.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Yöneticiler ve Alım Satım İşlemleri -1

alım satım

4 Mart 2014 tarihli “Yöneticiler ve Piyasa Bozucu Eylemler” başlıklı yazımdan sonra mevzuatta meydana gelen bazı değişiklikler ve sıklıkla yöneltilen sorular üzerine konuyu tekrar gündeme almakta yarar görüyorum. Ancak, bu defa kapsamı genişleterek alım satım işleminin yapılmasından, işlemin piyasa bozucu eylem sayılıp sayılmamasından ve elde edilen net kazançların ihraççıya iadesine kadar olan süreci A’dan Z’ye üç yazı dizisi halinde ve olabildiğince yalın bir şekilde anlatmaya çalışacağım.

Okumaya devam et

Yatırımcı İlişkileri kategorisine gönderildi | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

FOMC İhtimalleri

FOMC İhtimalleri

Kritik bir FOMC toplantısına daha giriyoruz (hangisi kritik olmadı ki zaten). 2013 yılında piyasanın toparlanan momentum ve kırılan tresholdlara rağmen Taperingi Mart 2014′te beklemesi ve şok yaşamasına benzer bir şekilde şu anda da risk Haziran 2015′te faiz artışı bekleyen piyasanın bir kez daha geride kalması. Önümüzdeki “2″ FOMC  toplantısı bu ihtimalin ne kadar yüksek olduğunu göstermesi açısından önem taşıyor.

Piyasadaki  Korkunun Kaynağı:

FED’deki durumu gözden geçirerek başlayalım.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın