Türk şirketleri Avustralya macerasına hazır mı?

Geçen hafta Avustralya’nın bende bıraktığı intibaları paylaşmıştım. Şimdi Dünya Gazetesinin ruhuna daha uygun bir şekilde ekonomik konulara değinmek istiyorum.

Başkan Powell’ın önceki hafta yaptığı konuşmada ilginç bir cümle vardı: Her ülkenin ekonomisi bir noktada resesyona girer, tabii Avustralya değilseniz. Gerçekten de resesyona girmeden, ki NBER bu kavramı biraz detaylı olarak tanımlar ama ben genel kabul görmüş kaba tanım olarak ekonominin 2 çeyrek üst üste daralmasından bahsediyorum, 27 yıl boyunca büyümeyi başaran bir ülkeden bahsediyoruz. Elbette bu başarıda “doğru yerde doğru zamanda bulunmak” yani Çin ile olan ilişkiler ve Çin ekonomisi büyük rol oynuyor. Ancak bu süreci akıllıca yöneten kamu politikalarını da küçük görmemek gerekiyor.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Avustralya: Batının Teknolojisi ve Doğunun Potansiyeli-1

Avustralya’nın Ankara Büyükelçiliğinin daveti ve organizasyonu neticesinde önceki hafta ülkenin çeşitli şehirlerinde çok geniş bir yelpazede kurum ve kişilerle görüşme fırsatım oldu. Bu ve bundan sonraki birkaç makalede izlenim ve analizlerimi paylaşmak istiyorum. İlk anda aklınıza gelen “yediğin içtiğin senin olsun gördüklerini anlat” talebini ne yazık ki tam olarak karşılamam mümkün değil. Zira bazı günler 5-6 toplantı yapmak durumunda kaldık.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Petrol Piyasası

Son 10 yılda petrol piyasasını takip ettiyseniz 2 ana senaryo olduğunu görmüşsünüzdür. Önce bir noktaya kadar ekonomiye bağlı bir yükseliş ardından spekülatif bir dalganın başlaması ve gerek yatırım bankalarının gerekse Uluslararası Enerji Ajansı gibi kurumların hemen “petrol bitmek üzere, arz talebi karşılayamaz” hikayesini gündeme getirmeleri ve ardından bunun doğru olmadığının anlaşılması ile gelen sert düşüş. Son bir ayda yine bu senaryoyu aynı şekilde izledik.

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Keynes’in Piyasa Tespitleri

Günümüzde ekonomist olarak en çok bilinen isim şüphesiz John Maynard Keynes(1883-1946)’dir. Özellikle yazdığı The General Theory of Employment, Interest and Money (1936) kitabı “Keynesyen Ekonomi Teorisi”nin temellerini oluşturur ve ekonomi literatüründe bir klasiktir. Genelde az bilinen ise bu kitabın 23. kısmında insan doğası hakkında gözlemleri ve tespitlerinin yanında Keynes yatırımcılara tavsiyeler verir. Keynes kendi döneminde de çok başarılı bir ekonomist olmanın yanı sıra King’s College Cambridge’in fon yöneticiliğini yapmıştır ve bir kur spekülatörüdür.  Ciddi miktarda varlığı da bu yolda tamamen kaybedip geri kazanmıştır. Bu nedenle Keynes’in yatırım tavsiyelerini ve tespitlerini ekonomist olarak değil, -ki piyasacılar tarafından ekonomistlerin teoriye dayanan tavsiyelerinin sinir bozucu boyutta anlamsız geldiğinin farkındayım- pratik olarak batıp çıkan bir dehadan tavsiyeler olarak görmek gerekiyor.

Okumaya devam et

Araştırma kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Çin manipülatör ilan edilir mi?

ABD endekslerinde yaşanan satışı bir kenara koyarsak gündemin en heyecanlı konularından biri de ABD’nin Çin’i kuru manipüle etmekle suçlayıp suçlamayacağı. Trump fikrini net bir şekilde açıkladı ve Çin’in manipülatör ilan etti bile. Bu konuyu biraz daha detaylandırmak doğru olacaktır. Herkesin dört gözle beklediği ve Hazine’nin hazırladığı rapor 2015 Act olarak bilinenyasa baz alınarak oluşturulur” değerleme standartları çok nettir:

Okumaya devam et

Uluslararası Piyasalar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın